TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ - Turk Kardiyol Dern Ars: 31 (4)
Cilt: 31  Sayı: 4 - Nisan 2003
1.
Uluslararası Non-İnvazif Kardiyoloji Derneği 19. Avrupa Kongresi
Proceedings of the 19th European Congress of the International Society of Non-Invasive Cardiology- Brief Communications of Selected Lecturer (Continued)

Sayfalar 189 - 197
Makale Özeti | Tam Metin PDF

2.
Koroner Arter Hastalığının Ciddiyeti ile Endotel Disfonksiyonu Arasındaki İlişki
The Relationship Between Severity of Coronary Artery Disease and Endothelial Dysfunction
İstemihan Tengiz, Ertuğrul Ercan, Nezihi Barış, Sema Güneri, İstemi Nalbantgil
Sayfalar 198 - 203
Çalışmada, brakiyal arterde cıkuna bağlı elitatasyon ( Flow-Mediared Dilarion=FMD) ve nitraıla indiik/enmiş dilarasyon (NitrateInduced Dilation=NID) ile koroner arter hastalığwın anjiyografik ciddiyeri arasındaki ilişki değerlendirildi. Çalışmaya kararlı anjina pektoris nedeniyle koroner arıjiyog rafisi yapılan ve koroner arter hastalığı ramsı konan 64 hasta (Grup/), efor testi pozitif olup koroner anjiyografisi normal bulıman 12 olgu (Grup ll) ile kontrol grubu olarak efor testi normal olan 18 sağlıklı olgu (Grup lll) alındı. FMD ve N ID, bazal brakiyal arter çapma göre olan artışların yüzdesi olarak değerlendirildi. Grup 1/ıasraları koroner anjiyografi sonuçlarına göre tek veya çok damar hastaları olarak iki alt gruba ayrıldı. Sonuçlar gruplar arasmda karşılaştınldı. FMD değerleri hem Grup /hem de Grup ll de, Grup III e göre anlamlı derecede daha düşük idi (p<0.001 ). NID değerleri ise Grup ll ve III de Grup I e göre anlamlı derecede daha yüksek idi (p<0.001 ). Grup I ile ll arasmda FMD yönünden anlamlı farklilık saptanmazken (p>0.05); N ID, Grup If de anlamlı derecede daha yüksek idi (p<0.001). Grup I de 16hastada tek damm; 48 hasrada da çok damar hastalığı saptandı. N/D değerleri yönünden tekiçok damar hastaları arasmda anlamlt farklılı.k saptanmazken (p>0.05); FMD değerlerinin çok damar hastalarında anlamlı derecede daha düşük olduğu saptandı (p<0.001 ). Anormal FMD, koroner arter hastalığımn anjiyografik ciddiye/i ile ilişkili olup alerosklerozwı progressif seyrinin bir göstergesi olabilif: Efor testi pozilif, normal koroner arterli olgularda FMD bozuk olmasma rağmen NID nin normal olmciSI., bu hasralarda endojen nitrik oksir aktivitesinin yetersizliğini düşündürmekledir.
In this s/udy, ıhe relalionship was evaluated between Flow-MediCIIed Dilation (FMD) and Nitrate-Induced Dilation (N ID) of brachial artery and severity of coronary artery disease. Study group was cansisred of 64 patients w ith angina pectoris who had estab/ished coronary artery disease documented by coronary angiography (Group I), 12 patients who had normal coronary arteries with abnormal exercise test (Group ll) and 18healthy subjects who had normal exercise test. FMD and NID were calculaıed as the percent change in elianıeter compareti to baseline ofbrachial artery. According the angiographicjindings, Group 1 patients were divided into two subgroups as single or multi vessel disease. Results were compareel among the groups. FMD was significantly tower in Group l and lllhan Group III (p<0.001 ). NID was significantly higlıer in Group If and III than Group 1 (p0.05); however NID was significantly higlıer in Group ll than Group 1 (p0.05), FMD was significantly higher in palienls who had multi vessel disease lhGiı s ing le vessel (p<0.001 ). İ Tengiz ve ark. Koroner arter has talığı nın ciddiyeti ile endotel disfonksiyonu arasındaki ili şk i Abnormal FMD of the brachial artery is relared to severity of coronary artery disease and it may be a markerfor progressive course of the disease. Normal NID of the brachial Cll·tery suggests that possible deficiency in the endogenous nitric oxide activities in patients with angiographically normal coronary arteries and abnormal exercise test.

3.
Türk Kardiyolojisi Bilimsel Yayınlarda 2002 Yılını Durgunlukla Kapadı
Slight Decline in Turkish Cardiovascular Publications 2002 Covered by Science Citation Index
Altan Onat
Sayfalar 204 - 212
Kardiyovasküler llp alanrnda 2002 yılmda Türkiye kökenli ulırslararasr yaymlw; Science Citation Index'in CD edisyonwra kaynak teşkil eden dergilerdeki Türkiye adresli yaym/ar olarak Web of Science'ten incelendi. Kardiyovaskülertrbbr ilgilendiren yaymlardan, ya/mz SC! Expanded kapsanımda yer alan makaleler ve editöre me kiiip ile toptanir ö: : .et/eri drşlanarak, geri kalan tam metin/i makaleler dikkate a/mdr. Birden fazla kurumdan ya da bilim dairndan çrkan ortak yaym/ar için bir kredi sistemi uyg ırltmdr. Anrlan yrlda bilim ve teknoloji salıalannda çrkan Türkiye kaynak Ir 8186 tam metin/i makaleden, talıminen %2, 1 'i kardiyovasküler trbba ait olup 95'i CD eclisyonuna dahi/di. Kardiyoloji yaymlarrnda 2002 yrlrnda, bir ö"ncesine kryasla, %5'lik bir aza/rş kaydedildi; dünyadaki payrnırz binde 6.6 ya indi. Kardiyolojide 74, kalp cerrahisinde 14, çocuk kardiyolojisinde 7 makale yaymlandr. Yaym/anan dergilerin ortanca impakt faktö"rü ( = 1.0) değişmedi. T. Yüksek ihtisas Hastanesi yaym/arda başta ki yerini korudu. S. Ersek Merkezi ile Ege ÜTF bır yrl hmule yapan merkezlerin başmda geldi. Yeni doçentlik tetji yönetmeliğinin yayın sayısını yükseltmeye yönelik etkisinin, kardiyolojide yayınlanan düşük kalite sergileyen dergilere odaklandrrma sonucunu yarattığı kanısındayız.
The progress of the output of publications in cardiovascular medicine ariginaring from Turkey: ı· institutions ıvere evaluated based on the data of the Web of Science. After exe/usian of meeting absu·acts and fetters to the editOt; articles in full-text appearing in source publications of Science Citation Index CD Edition al one ıvere included. A ı veiglıted eredil system ıva s u see/ for it em s published jointly w ith a foreign or a noncardiological Turkish institution. A total of 95 m·ticles ı ve re identified w/ı i cl ı represented a dim.inution. by 5% over the previous year. Thus, Turkey's sitare of ıvorld pırblica tion output in cardio vascırlar medicine declined in2002 slightly to 6.6 per nıille. Cardiology w ith 74 articlesıvas anticipatedly alıead of cardiovascular surgery with 14, and pediatric cardiology with 7 articles. Median impact factor of source publications remained at 1.0. Turkey 's Advanced Specialty Hospital res u med it s leading position. lt appears thatthe recent regulation on academic promotion affected cardiovascular publications in a ı vcıy that loıver qua/ity periodicals, covered by SC/ Expanded only, tended to be preferred.

4.
Randomize-Kontrollü Çalışmalar, Süpheci Olmakta Hala Yarar Var!
Randomized-Controlled Trials, Benefit of Scepticism
Erdem Diker, Sinan Aydoğdu
Sayfalar 213 - 218
Baz1 hastalıklarm tedavisinin ölüm veya sakat kalma üzerine büyük etkisi olduğu düşünülm ektedir. Bu beklentinin nedeni, tedavinin bazı yan sonuçlar üzerindeki etkilerinden yola Çikarak, esas etkileri konusunda çıkarunlar yapmaktu: Örneğin kareliyak arifmilerin prognozıı kötü/eştirdiğ i ve antiw·itmik ilaçların bu aritmileri aza/ttikları bilinmektedir. Buna karşm, bir çok antiarifmik ıedavinin, martaliteyi azaltmak bir yana arttırdıği bile bulunmuştur. DolaylSiyla, çalışmalarda gerçek etkinliği görmek için ilaç ile kontrol grubunun karşılaştmlmasınm yapilmasi gerekliliği ortaya Çikar. Kontrol grubu da, !edavi grubu gibi ilaç almalı ve karşilaşımııa yapılmalıdır·. İşte bu çalişmalara kontrollü çalişmalar denir. Randomize kontroliii çalişmalarda ise hastaların kontrol ve ıestıedavisi kolianna randonıizasyonu söz konusuda: Randomizasyonun hastaların seçilmesinde taraf tutmayi önleme ve benzer gruplan n oluşması gibi yaplCI etkileri vardu: Bu nitelikteki çalişmalar alıın-standardadır ve kanıla dayalltıbbın kullanıldığı uygulama rehberlerine kaynak olmaktadir. Her ne kadar bu çalişmalar çok değerli ise de, sonuçların genellenmesi konusunda çok dikkatli olunmalidır. Bu yazida, Randomize kontrollü çalişmalann bazı sıkmillı noktaları taruşilmlşllr. Klinikçiler randomize kontrollü çalışma sonuçlarım yorumlarken bu sorunlardan haberdar olmalıdırlar.
Same treatmentsfor diseases have been ıhoughtto produce large effects on death or disability. Such expectations might derive from extrapolation of the effects of treatment on surrogate outcomes. For example, cardiac arrhythmias are associated witlı poor prognosis, and antiarrlıyıhmic drıtgs can markedly reduce tlıeirfrequency. However, various antiarrlıythmic regimens have beenfound to increase, rather than decrease mortality. So, trials of new tlıe rapies in medicine should typically conıpare the new treatment to a control group. The control group receives the treatment agahıst whiclı the test intervention is being compared. These Irials as referred as controlled trials. Randomized controlled trials typically involve the randomizaıion. of patients to either the control or test treatments. Randomization has importanl constructive injluences on seleelian bias or likelilıood of comparab/e groups. These trials are the go/d standard for eva/uaıing new therapies, and they form the foundation for the /ıighestlevels of recommendation in practice gıtideline documents that stress ev idence based medicine. Although suc/ı Irials provide valid comparison of therapies, the generalizatian of results must be analyzed cautiously. In this article we discussed some possible drawbacks ofrandomized-conırolled ırials. Clinicians should be aware oftlıe drawbacks ofrandomized controlled Irials during the interpretation of results.

5.
Brugada Sendromu
Brugada Syndrome
Mustafa Soylu, Ahmet Duran Demir, Şule Korkmaz
Sayfalar 219 - 225
Brugada sendromu (BS) kalbin ma lig n elektriksel hastalığt olup, iyon kanal gen/erindeki defekt nedeniyle sağ ventrikiilde anormal elekırafizyolojik akıiviıe mevcuttur. Sendrom.un karakterisı ik özelliği(! i sıklıkla sağ ventrikiiler ileti bloğunun eşlik elli ği sağ prekordiyal derivasyonlardaki ST segmenı yüksekliği, (2iyapısal olarak tamamen normal kalp, (JJhayau tehdit eden ventrikiiler aritmiye eğitimdir. Klinik ve genelik heterojenile nedeniyle BS'lu hastalarda tanı ve prognoz ıayini güçtür. Riskli hasfalarda EKG'de oluşan normalizasyonlar BS'un gerçek sıklığını belirlemeyi giiçleştiril: Sodyum kanal blokerteri sendromu belirginleşiirmek için kullanılabilir. Semplomatik ya da pozitif elektrofizyolojik testi olan asemptomatik hastalarda tek tedavi yöntemi implanteedilebilen kardiyoverter defıbrillatördür: Bu yazıda kliniğimizde izlenen ve farmakolojik stimülasyon testi pozitif olan asempıonıaıik Brugada sendromlu iki olgu nedeniyle, sendrom hakkındaki gelişmeler özetlenmeye çalışılmıştır.
The Brugada syndromeisa nıalignant primary electrical disease of the heart caıısed by a defect in an ian channel gene, resulring in abnormal electrophysiologic acıivity in the right ventricle and characterized by( 1 i a phenotypic ST-segment elevation in the right-sided precordial leads often accompanied by apparent condııction block in the righı ventricle, (2igrossly sırııctıırally normal heart, ancP! a propensity for life-threatening venıricular tachyarrlıyıhmias. Due to elinical and genetic heterogeneity of the syndrome, patients w ith Brugada syndrome present a great challenge, botlı in establislıing the diagnosis and de termining the prognosis. Patients at risk often show pe riodie normalization of the ir ECG, leading to underestimation of ineidence of the Brugada syndrome. Sodium chanrıel blackers can be used to unmask the syndrome. The only ıınequivocally ejj"ective treatment to date is an implan.table cardiac defıbrillatOJ; which should be considered in symptomatic and asymptomaıic individuals witlı positive electrophysiologic testin.g. In this papet; we aimed to review the advances in the Brugada syndrome in connectiorı witlı two asymptomatic cases with pasili ve pharmacological stimulation tests.

6.
Sağ Ventriküle Uzanan Leiomiyom: Olgu Sunumu
Leiomyoma Extending to the Right ventricle: Case Report
Yurdaer Dönmez, Mehmet Kanadaşı, Ayhan Usal, Handan Zeren
Sayfalar 226 - 229
intravenöz leiomiyomlar, ıllerus mi yonılanndan köken alırlar ve venlerin liinıenlerine yayılım gösterirler. Leiomiyornlar nadir de olsa, sağ kalp boşlukianna ulaşabilnıekte, çeşitli kardiyovaskiiler semptomlara neden olabilmekıedil: Leiomiyomlar trombiis ile kcmştmlabilir ve trombiis tedavisine bağlı komplikasyonlar göriilebilmekıedir. Leiomiyomwı trikiispit kapağa ula şmc/SI halinde, emi ölüm riski oluşmaktadır. Bu yazıda, iliyak venden sağ ventrikiile kadar uzanan ve endokardit ge lişimine zemin hazırlayan dev bir leiomiyom olgusu sunulmaktadır.
lntravenous leiomyomas originaıe from the u terine myomas and may spread inıravenously. Leiomyomas ra rely can reach the right fıearı caviıies and may caııse various cardiovascular sym.ptoms. They may be misdiagnosed as ıhrom /nıs and same complications dııe to anti thrombotic treatment nıay occur. Sudden death risk arises iftlıe leiomyoma reaches to the tricuspid valve. We report a gianı leionıyonıa cas e that originated from the iliac veins, reached the right ventricle and predisposed to the development of endocarditis.

7.
Koroner Cerrahi Sonrası Nadir bir Komplikasyon: Safen Ven Greft Sağ Atriyum Fistülü
A Rare Complication of Coronary Surgery: Saphenous Vein Graft to Right Atrial Fistula
Serdar Ener, Akın Serdar
Sayfalar 230 - 233
Aorra sağ atriyum fistülü koroner cerrahi sonrasi çok nadir göriilen bir komplikasyondur. Ameliyat sonrasi üçüncü y1/da bir olguda aortadan safen ven greft yoluyla sağ atriyum şant oluşumu anjiyografik olarak gösterildi. Fistülöz ilişki minimal invazif cerrahi yöntem kullanilarak başarılı sonuçla kapatıldi.
Saplı enous ve in graji to riglıt atrial jisrula is an extreme/y ra re complication following coronary surgery. Aorta to riglı t atria/ shunting via saphenous vein graft was shown ang iog raplıicaly in a case in postoperarive third year. Fisrulous COII IInunication was ciased using a minimalIy invasive surg icalmetlı od with successfull outcome.

8.
Uçucu Madde Bağımlılığına Bağlı bir Dilate Kardiyomiyopati Olgusu
A Case of Dilated Cardiomyopathy Associated with Volatile Substance Abuse
Mutlu Vural, Şennur Ünal Dayı, Zeynep Tartan, Hülya Kaşıkcıoğlu, Ertan Ökmen, Neşe Çam
Sayfalar 234 - 238
Sanayide yaygın. kullanım alanı olan. tinerin son. yıllarda özellikle çocuklar arasında uyuşturucu amaçlı kullanımı bir sağlık ve sosyal sorun haline gelmiştir. Burada uçucu madde kullanımı ile ilişkili olduğu düşünülen. diIate kardiyomiyopatili 21 yaşında bir erkek olgu sunulmuştur: Olguda, uçucu madde kullanimını bıraktıktan sonra hızlı ve tam bir düzelme saptanmştır. Sorun giderek artan sıklığı göz önüne alınarak, uçucu maddelere maruz kalma veya kullanma ile ilişkili akut ve kronik medikal komplikasyonlar yönünden literatür gözden geçirilmiştir.
Paint thinner has widespread use in industry. The use ofthinner among children has become a social and health problem.This report presenis the case of a 21 year old man witlı congestive cardionıyopathy associated wir/ı volatile subsıance abuse. After giving up the solvent use he ma de a rapid and complete recovery. Because of the increasing prevalance of the problem, we aimed to review the literature regarding to acute and chronic medical complications associated with the exposure or abuse of volatile substances.

9.
Ebstein Anomalisinde Aksesuar Yolun Radyofrekans Kateter Ablasyonu ve İlgili Literatürün Gözden Geçirilmesi
Radiofrequency Current Catheter Ablation of Accessory Pathway in Ebstein?s Anomaly and a Review of the Literature
M Hakan Dinçkal, Vedat Davutoğlu, Serdar Soydinç, Yusuf Sezen
Sayfalar 239 - 243
Ebstein Anomalili 16 yaşında kadın hasta, propafenon 'a cevapsız paroksismal supraventriküler taşikardi (SVT) nedeni ile başvu rdu . Yüzey EKG'sinde posteroseptal geçişli Woljf Parkinson White (WPW) patemi görüldü. Elektrojizyolojik çalışmada ortodronıik ve anticiromik atrio venırikiiler reentran taşikardiile atriyal fibrilasyon indiiklendi. Radyofrekans kateter ablasyonu septal yaprak üzerinde posı eroseptal anulusta başarıyla gerçekleşıirildi. Dokuz ayltk izlernde hastada aritmi gözlenmedi. Ebstein anomalisinde aksesuar yolun radyofrekans kateter ablasyonu kendine has zorluklar içermekle beraber küratif bir tedavidir. Bu konu ile ilgili literatur gözden geçirildi.
A 16-year-old fema le w ith Ebstein's anomaly adm iııed to the hospital due to paroxysmal supraventricul ar taclıyca rdia (SVT), which is refractory to propafenone. A surface ECG showed a short PR interval and a right posteroseptal preexcitation confinning the diagnosis of Wolff-Parkinson-White's (WPW) syndrome. Orthodromic-, antidromic atrioventricular reentrant ıac h ycardia (AVRT) and atrial fi bri llation were induced by programmed electrical stimulation. Radiofrequency (RF) catheter ablation was performed successfully on posteroseptal s ite above the septal valve at the tricuspid annulus. The patient has been free from arrhythmias dur ing a follow-up period of 9 months. RF ca theter ab la tion of accessory pathway is a curative therapy w ith i ts special difficulties in Ebstein's anomaly. Related literature was reviewed.

10.
Editöre Mektup: Aort kökü genişletme prosedürleri üzerine
Letter to the Editor
Melih Hulusi US
Sayfalar 244 - 245
Makale Özeti | Tam Metin PDF

DIĞER YAZILAR
11.
Türk Kardiyoloji Derneği Kardiyoloji Araştırma Destek Fonu Yönetmenliği
Henüz tamamlanmamış! (İngilizce)

Sayfalar 246 - 247
Makale Özeti | Tam Metin PDF

12.
Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Alt Birimleri (YKAB) Çalışma Yönergesi
Henüz tamamlanmamış! (İngilizce)

Sayfa 248
Makale Özeti | Tam Metin PDF

© copyright 2019 TKD Arşivi
LookUs & Online Makale