ISSN 1016-5169 | E-ISSN 1308-4488
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ - Turk Kardiyol Dern Ars: 41 (1)
Cilt: 41  Sayı: 1 - Ocak 2013
EDITÖRDEN
1. 
Editörden
Editorial

Sayfa I

ARAŞTIRMA
2. 
Türkiye kalp kapak hastalıkları kayıt çalışması
The Turkish registry of heart valve disease
Recep Demirbağ, Leyla Elif Sade, Mustafa Aydın, Abdi Bozkurt, Esmeray Acartürk
PMID: 23518931  doi: 10.5543/tkda.2013.71430  Sayfalar 1 - 10
Amaç: Ülkemizde kalp kapak hastalıkları (KKH) sık görülmesine karşın, bu konuda herhangi bir epidemiyolojik veri bulunmamaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’deki KKH’de klinik, laboratuvar bulguları ve önerilen tedavi yöntemlerinin araştırılması amaçlandı. Çalışma planı: Çalışma ileriye dönük olarak, 42 merkezde yapıldı. Haziran 2009-Haziran 2011 arasında bu merkezlere başvuran, daha önce KKH’ye yönelik girişimde bulunulmuş olgular, doğal kapak hastalığı ve/veya endokardit tanısı konulan hastalar çalışmaya alındı. Bulgular: Toplam 1300 hastaya ait veriler kaydedildi. Hastaların yaş ortalaması 57±18 yıl, kadın/erkek oranı 1.5 idi. KKH’nin %84’i doğal kapak, %15’i önceden girişim yapılan ve %1’i de endokarditli olgulardan oluşmaktaydı. En sık görülen doğal KKH mitral yetersizliği (%43) olup bunu çoklu kapak hastalığı (%32) izlemekteydi. Tüm hastalarda romatizmal (%46), aort darlığında ise dejeneratif (%86) etyoloji öne çıkmaktaydı. Yaşla birlikte aort darlığı görülme sıklığının arttığı, mitral darlığının ise azaldığı saptandı. En sık görülen belirti nefes darlığı (%73) idi. Kapak hastalarında tedavi seçimi yapılırken en sık kullanılan yöntemin klinik ve ekokardiyografik değerlendirme (%54) olduğu görüldü. Mitral darlığında perkütan mitral balon valvüloplasti (%76), diğer kapak hastalıklarında ise mekanik protez kapak uygulaması (%74) yeğlenen tedavi yöntemiydi. Sonuç: Türkiye’de kapak hastalıklarının en sık nedeni romatizmal ateştir. Mitral yetersizliği ve çoklu kapak tutulumu en sık görülen kapak hastalıklarıdır. Perkütan balon valvüloplasti ve kapak değişimi en sık başvurulan tedavi yöntemleridir.

3. 
Editöryal yorum: Kalp kapak hastalığı epidemiyolojisi: Türk bakış açısı
Editorial: Valvular heart disease epidemiology: a Turkish perspective
Necla Özer
PMID: 23518932  doi: 10.5543/tkda.2013.91112  Sayfalar 11 - 13
Makale Özeti |Tam Metin PDF

4. 
Kalp-damar hastalığı için risk faktörleri bulunmayan tıkayıcı uyku apnesi sendromlu hastalarda ortalama trombosit hacmi ile hastalığın ciddiyeti arasındaki ilişki
Association between mean platelet volume and severity of disease in patients with obstructive sleep apnea syndrome without risk factors for cardiovascular disease
Mustafa Serkan Karakaş, Refik Emre Altekin, Ahmet Oğuz Baktır, Murathan Küçük, Aykut Çilli, Selim Yalçınkaya
PMID: 23518933  doi: 10.5543/tkda.2013.42948  Sayfalar 14 - 20
Amaç: Tıkayıcı uyku apnesi sendromu (TUAS) kalp-damar hastalığı morbidite ve mortalitesinde artışa neden olmaktadır. Aterotromboz patofizyolojisinde trombosit aktivasyonu ve agregasyonu önemli rol oynamaktadır. Trombosit aktivasyonunun göstergesi olan ortalama trombosit hacmi (OTH) aterotromboz için yeni tanımlanan risk faktörlerinden birisidir. Bu çalışmada TUAS ile OTH arasındaki olası ilişkiyi araştırdık. Çalışma planı: Çalışmaya yaş, cinsiyet ve beden kütle indeksleri açısından benzer olan 30 hafif, 32 orta dereceli ve 31 ciddi dereceli TUAS’lı hasta ile 31 olgulu sağlıklı kontrol grubu alındı. OTH değerleri ölçüldü. Bulgular: Ciddi TUAS grubunda OTH düzeyi kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu (8.6±1.1 ve 7.8±0.7 fl, p=0.03). Hafif ve orta dereceli TUAS’lı hastalar ile kontrol grubu arasında (7.8±0.7 ve 8.3±1.2 fl, p=0.2; 7.8±0.7 ve 8.4±1.3 fl, p=0.08) ve hafif, orta ve ciddi dereceli OSAS’lı hastaların kendi arasında (8.3±1.2 ve 8.4±1.3 ve 8.6±1.1 fl, p=0.9) OTH düzeyleri yönünden anlamlı farklılık saptanmadı. Apne hipopne indeksi (r=0.347, p≤0.001), en düşük oksijen satürasyonu (r=-0.224, p=0.03) ve oksijen satürasyonunun %90’ın altında olduğu zaman dilimi ile OTH arasında korelasyon görüldü (r=0.240, p=0.02). Sonuç: Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlar TUAS’lı hastalarda trombosit aktivasyonunun ve aterotrombotiz riskinin arttığını göstermektedir.

5. 
Akut koroner sendromlu hastalarda iyodiksanol ile iyopamidolün nefrotoksik etkilerinin karşılaştırması
Nephrotoxicity of iodixanol versus iopamidol in patients with acute coronary syndrome
Mehmet Gül, Burak Turan, Murat Uğur, Ayça Türer, Uğur Fındıkçıoğlu, Mehmet Ergelen, Hüseyin Uyarel
PMID: 23518934  doi: 10.5543/tkda.2013.81504  Sayfalar 21 - 27
Amaç: İzo-ozmolar bir kontrast ajan olan iyodiksanol ozmolaritesi düşük kontrast ajanlara göre daha az oranda kontrasta bağlı akut böbrek hasarı ile ilişkili olabilir. Bu çalışmada iyodiksanol ile ozmolaritesi düşük bir kontrast ajan olan iyopamidolün akut koroner sendromlu (AKS) hastalarda nefrotoksik etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma planı: Üçüncü basamak bir kardiyovasküler merkeze ST yükselmesiz miyokart enfaktüsü ile başvuran hastalardan, erken koroner anjiyografi yapılan ardışık 275 hasta (ortalama yaş 58±11 yıl, %79 erkek) çalışmaya alındı. Koroner anjiyografi için kontrast ajan olarak 230 hastada iyopamidol ve 45 hastada iyodiksanol kullanıldı. İşlem sonrası 72 saat içinde en yüksek kreatinin değeri, kreatinin değerinde mutlak değişiklik, kreatinin değerinde değişiklik yüzdesi ve kontrast maddenin indüklediği nefropati gelişimi açısından iki ajan karşılaştırıldı. Bulgular: Anjiyografi öncesi temel demografik ve klinik özellikler her iki gruptaki hastalarda benzerdi. Gruplar arasında işlem öncesi kreatinin değerleri (iyopamidol 1.10±0.54 mg/dl, iyodiksanol 1.09±0.24 mg/dl, p=0.680), glomerüler filtrasyon hızları (GFH) (iyopamidol 89±35 ml/dk/1.73 m2, iyodiksanol 89±26 ml/dk/1.73 m2, p=0.934) ve kullanılan kontrast madde miktarı (iyopamidol 180±80 ml ve iyodiksanol 166±73 ml, p=0.226) açısından fark yoktu. İşlem sonrası kreatinin değerlerinde mutlak (iyopamidol 0.136±0.346 mg/dl, iyodiksanol 0.072±0.070 mg/dl, p=0.118) ve yüzde (iyopamidol %12.1±29.6, iyodiksanol %6.8±6.9, p=0.075) değişimler iyopamidol ve iyodiksanol için istatiksel farklılık göstermedi. Kontrast maddenin indüklediği nefropati iyopamidol grubunda %10 (%95 güven aralığı [GA] %6-14), iyodiksanol grubunda %2.2 (%95 GA %-2-7) bulundu (p=0.144). Sonuç: Akut koroner sendrom ile yatırılan hasta grubunda iyodiksanolün koroner anjiyografi sonrası böbrek fonksiyonları üzerine etki açısından iyopamidole üstünlüğü görülmemiştir.

6. 
Editöryal Yorum: Kontrast Nefropatisi
Editorial: Contrast-induced nephropathy
Sinan Aydoğdu
PMID: 23518935  doi: 10.5543/tkda.2013.46588  Sayfalar 28 - 30

7. 
Kalp kapak hastalığı olan gebelerin klinik ve ekokardiyografik takibi
Clinical and echocardiographic follow-up in pregnant patients with valvular heart disease
Hasan Ali Gümrükçüoğlu, Ayşe Güler, Dolunay Odabaşı, Hakkı Şimşek, Musa Şahin, Serkan Akdağ, Hekim Karapınar, Aytaç Akyol, Yılmaz Güneş, Mustafa Tuncer
PMID: 23518936  doi: 10.5543/tkda.2013.03295  Sayfalar 31 - 37
Amaç: Gebelikle ilişkili kardiyovasküler değişiklikler kalp hastalığı olan kadınlarda belirgin hemodinamik yüke neden olarak ölüm ve sakatlığa yol açabilir. Bu çalışmanın amacı kalp kapak hastalığı (KKH) bulunan gebeleri klinik ve ekokardiyografik olarak takip etmektir. Çalışma planı: Ocak 2004 ile Ocak 2011 tarihleri arasında kurumumuzda tedavi gören gebelerden KKH olanların tıpsal kayıtları geriye dönük olarak tarandı. Demografik özellikler, gebelik sırasında geçirilen kardiyak girişim hikâyesi, akciğer ödemi, anne veya çocuğa ait ölüm bilgileri, hastane bilgi işlem, kardiyoloji ve doğum kliniklerinin kayıtlarından toplandı. Ekokardiyografik inceleme başvuru anında, üçüncü trimesterde ve doğumdan bir ay sonra yapıldı. Çalışmamızda, gebelik sırasında anne veya bebek ölümü, akciğer ödemi, kardiyak girişim ve sezeryan sonlanım noktası olarak alındı. Bulgular: Kapak hastalığı olan 884 gebe değerlendirildi. Ölüm, akciğer ödemi, kalp kapağına yönelik girişim gibi kötü klinik sonuçlar ciddi KKH olan gurupta daha sık görüldü. Hafif- orta KKH olan gurupta bu kötü klinik sonuçlar ile karşılaşılmadı (sırasıyla, n=49, %5.5 ve n=0, %0, p<0.001). Ciddi KKH olan gebelerde ölüm, akciğer ödemi ve kalp kapağına yönelik girişim gibi klinik sonuçlar kapak darlığı olanlarda kapak yetersizliği olanlara göre daha sık görüldü [sırasıyla, ölüm 4 (%0.45) ve 0 (%0); akciğer ödemi 15 (%1.7) ve 13 (%1.5); kalp kapağına yönelik girişim 11 (%1.2) ve 6 (%0.7)]. Sonuç: Kalp kapak hastalığı anne ve çocuk için ölüm ve sakat kalma ile ilişkilidir. Ciddi KKH olan gebelerin, gebelik süresince hayatı tehdit eden komplikasyonlarla karşılaşma ihtimali yüksektir.

8. 
Ailevi Akdeniz ateşinde kalp tipi yağ asidi bağlayıcı protein düzeyleri
Heart-type fatty acid binding protein level in familial Mediterranean fever
Özlem Karakurt Arıtürk, Kemal Üreten, Münevver Sarı, Nuray Yazıhan, Evin Yılmaz, İmge Ergüder
PMID: 23518937  doi: 10.5543/tkda.2013.10179  Sayfalar 38 - 44
Amaç: Ailevi Akdeniz ateşi (AAA) tekrarlayan poliserozite bağlı ataklarla kendini gösteren otozomal çekinik bir hastalık olup en sık görülen dönemsel sendromdur. Kalp tipi yağ asidi bağlayıcı protein (KYABP) kalp kası hücresi sitoplazmasındaki yağ asitlerinin taşınmasında görevli hücre içi bir molekül olup kalp kası hasarının hızlı bir belirtecidir. AAA devamlı yangısal aktivite ile seyreden özyangısal bir hastalık olduğundan ve bazı romatizmal hastalıklarda yangı damar sertliği gelişimi ve ilerlemesinde önemli rol oynadığından, AAA hastalarında serum KYABP ve malondialdehit (MDA) düzeylerini ölçerek damar sertliğinin belirteçlerini araştırmayı amaçladık.
Çalışma planı: Ailevi Akdeniz ateşli kırk hasta ve yirmi sağlıklı gönüllü çalışma topluluğunu oluşturmak için seçildi. AAA tanısı Tel-Hashomer belirteçlerine göre konuldu. İlişkiyi araştırmak için serum KYABP ve MDA düzeyleri ölçüldü.
Bulgular: Ailevi Akdeniz ateşli hastalarda ortalama KYABP düzeyleri normal bireylere göre anlamlı olarak daha yüksekti (4.89±0.83 ve 3.06±2.13 ng/ml, p<0.01). AAA’lı hastalarda ortalama trombosit hacmi de normal bireylere göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu (8.87±0.99 ve 8.22±0.45 fl, p=0.04). Gruplar arasında serum MDA düzeyleri farksızdı (1.08±0.66 ve 1.08±0.33 nmol/ml, p=0.99). AAA’lı hastalarda akut atak sırasında ve ataksız dönemlerde KYABP ve MDA düzeyleri yönünden de fark bulunmadı.
Sonuç: Ailevi Akdeniz ateşli hastalarda saptanan KYABP düzeyindeki artış bu hastalardaki oksidatif stres durumundan bağımsız olarak, AAA’de artmış damar sertliği yatkınlığına işaret ediyor olabilir.

9. 
Kararlı anjinası olan koroner arter hastalarında ortalama trombosit hacmi ve koroner aterosklerozun yaygınlığı
Mean platelet volume and the extent of coronary atherosclerosis in patients with stable coronary artery disease
Adnan Karan, Yeşim Güray, Ümit Güray, Burcu Demirkan, Ramazan Astan, Erkan Baysal, Ayşe Çolak, Fatih Mehmet Uçar, Ahmet İşleyen, Selçuk Kanat, Şule Korkmaz
PMID: 23518938  doi: 10.5543/tkda.2013.26235  Sayfalar 45 - 50
Amaç: Bu çalışmanın amacı, kararlı anjina nedeniyle koroner anjiyografi yapılmış hastalarda ortalama trombosit hacmi (OTH) ile koroner arter hastalığının (KAH) varlığı ve yaygınlığı arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir.
Çalışma planı: Çalışmaya 540 ardışık hasta (350 erkek, 190 kadın, ortalama yaş: 59.6±11.4) alındı. Hastalar, KAH varlığı ve yaygınlığına göre dört gruba ayrıldı (Grup 1 önemli KAH olmayan, Grup 2 tek damar hastalığı, Grup 3 iki damar hastalığı, Grup 4 ise üç damar hastalığı olanlar). Ayrıca, her hastanın koroner anjiyografisinde Gensini skorları hesaplandı.
Bulgular: Grup 1’de 159, Grup 2’de 169, Grup 3’te 110, Grup 4’te ise 102 hasta vardı. Beklendiği gibi, gruplar arasında ortalama yaş, cinsiyet, hipertansiyon, diabetes mellitus, hiperlipidemi, sigara içimi ve aile öyküsünü içeren risk faktörleri açısından önemli farklılıklar olduğu görüldü. Diğer taraftan, trombosit sayısı ve OTH değerlerinde (sırasıyla, Grup 1 için 8.5±0.1 fl, Grup 2 için 8.5±1.2 fl, Grup 3 için 8.6±0.9 fl, grup 4 için 8.6±0.9 fl) gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmadı. Gensini skorunun yaş, plazma ürik asit düzeyi, beyaz küre sayısı, hemoglobin, açlık kan şekeri, yüksek dansiteli lipoprotoein düzeyi ile önemli ölçüde korelasyon gösterdiği saptandı. Buna karşın, OTH ve Gensini skoru arasında bir ilişki gösterilemedi.
Sonuç: Kararlı anjinası olan koroner arter hastalarında OTH ve koroner ateroskleroz arasındaki ilişkiyi değerlendiren geniş çaplı araştırmalardan biri olan bu çalışmada, OTH ile koroner atreosklerozun varlığı ve yaygınlığı arasında bir ilişkinin olmadığı saptandı.

OLGU BILDIRISI
10. 
Enfektif endokardit seyrinde kalp pili elektrodunun kopması
Rupture of a pacemaker lead during the course of infective endocarditis
Çağdaş Akgüllü, Ufuk Eryılmaz, Tünay Kurtoğlu, Ebru Özpelit
PMID: 23518939  doi: 10.5543/tkda.2013.92972  Sayfalar 51 - 54
Yedi yıl önce sinüs sendromu ve tekrarlayan senkop atakları nedeni ile VDDR kalp pili yerleştirilmiş olan bir hasta kliniğimize son birkaç gündür devam eden ateş yüksekliği, nefes darlığı ve çarpıntı yakınmalarıyla başvurdu. Pnömoniden şüphelenilerek toraksın bilgisayarlı tomografisi yapılan hastada akciğer parankiminde yaygın infiltrasyon ve pulmoner emboli ile uyumlu bulgular saptandı. Transtorasik ekokardiyografide sağ atriyum içerisinde, kopmuş kalp pili elektroduna ait olduğu anlaşılan, ileri derecede hareketli yapı saptandı. Sağ ventrikül içerisindeki diğer elektrot parçasının etrafında pıhtı ve/veya vejetasyon ile uyumlu görünüm saptandı. Bu yazıda, pulmoner emboli ve pnömoninin eşlik ettiği, enfektif endokardit komplikasyonu olarak gelişen kalıcı kalp pili elektrodunun tamamıyla kırıldığı bir hasta sunuldu. Kırılmanın altında yatan mekanizma olarak sağ ventrikül içerisindeki yumuşak dokuda sıkışma (tuzaklanma) öne sürülmektedir. Ne yazık ki bu nadir ve hayatı tehdit eden tablo, cihazın ve parçalarının cerrahi olarak çıkarılmasını takiben hastanın ölümüne yol açmıştır.

11. 
ardet-Biedl sendromu ve subaortik membran: Ender görülen iki beraberlik
Bardet-Biedl syndrome and subaortic membrane: co-occurrence of two rare conditions
Osman Ziya Arık, Kamuran Tekin, Caner Türkoğlu, Murat Çaylı
PMID: 23518940  doi: 10.5543/tkda.2013.45228  Sayfalar 55 - 58
Bardet-Biedl sendromu (BBS) birden fazla morfolojik bozukluk içeren ve nadir görülen otozomal resesif bir hastalıktır. Klinik tanı merkezi obezite, polidaktili, rod-cone distrofisi, öğrenme bozuklukları, hipogonadizm (erkelerde) ve böbrek bozuklukları ile konur. Kalp tutulumu ise nadir bir durumdur. Bu yazıda, çarpıntı ve giderek artan nefes darlığı yakınması ile başvuran BBS ve subaortik membran tanısı konmuş 28 yaşında erkek hasta sunuldu. Bu olguda olduğu gibi, BBS’li hastaların ekokardiyografik değerlendirmesi kardiyak anormalliklerin değerlendirilmesi için büyük önem taşımaktadır.

12. 
Çift ağızlı yırtılmış Valsalva sinüsü anevrizmasının perkütan yolla tedavisi
Percutaneous treatment of a ruptured sinus Valsalva aneurysm with double orifices
Emre Refik Altekin, Hüseyin Yılmaz, Murathan Küçük, İbrahim Demir
PMID: 23518941  doi: 10.5543/tkda.2013.58812  Sayfalar 59 - 63
Sinüs Valsalva anevrizması (SVA) yırtılıp kalp boşluklarına açılarak, aort ile diğer kalp boşlukları arasında anormal bağlantılara neden olabilir. Sağ atriyum ve/veya sağ ventrikül SVA yırtılmanın en sık açıldığı boşluklardır. Otuz yaşındaki erkek hasta nefes darlığı şikayeti ile kardiyoloji polikliniğine başvurdu. Fizik muayenesinde sternumun sağ kenarında 5. interkostal aralıkta titreşim (tril) ve aort odağından başlayıp sternum sağ kenarı boyunca duyulan, boyuna ve sırta da yayılan sistolik-diyastolik üfürüm saptandı. Ekokardiyografik ve invaziv incelemelerde sağ sinüs Valsalvadan sağ ventriküle geçişe neden olan iki defekt görüldü. Sol-sağ şant oranı 3,8 olarak hesaplanırken, defektlerin anatomik yerleşimleri ve boyutları perkütan kapamaya uygun bulundu. İki ayrı seansda Amplatzer Duct Occluder I cihazı kullanılarak defektler kapatıldı. Yırtılmış SVA’nın klasik tedavisi cerrahi onarım olmasına rağmen, uygun olgularda perkütan kapama cihazları alternatif ve güvenilir bir yöntem olarak kullanılabilir.

13. 
Gen polimorfizmi olan bir hastada tekrarlayan pacemaker elektrodu trombüsü: Trombolitik ilaçla tedavi edilen nadir bir olgu
Recurrent pacemaker lead thrombosis in a patient with gene polymorphism: a rare case treated with thrombolytic therapy
S. Selim Ayhan, Serkan Öztürk, Mehmet Fatih Özlü, Selma Düzenli
PMID: 23518942  doi: 10.5543/tkda.2013.03266  Sayfalar 64 - 67
Pacemaker (PM) ile ilişkili trombüs, PM implantasyonun nadir görülen komplikasyonlarından biridir. Bu yazıda, kalp yetersizliği ve atriyum fibrilasyonu tanılarıyla takip edilen ve antikoagülan tedavi altındayken tekrarlayan PM elektrodu trombüsü gelişen 58 yaşında erkek hasta sunuldu. Nefes darlığı ve çarpıntı şikayeti ile hastaneye kabul edilen hastanın ekokardiyografisinde genişlemiş ve kasılması azalmış sol ventrikül (EF %20) ile normal sınırlarda sağ ventrikül görüldü. Ayrıca PM elektroduna tutunan sağ atriyum trombüsü saptandı. Transözefajiyal ekokardiyografi incelemesinde, sağ atriyumda PM elektroduna tutunan büyük ve hareketli trombüs gösterildi. Hasta, trombolitik ajan ile başarılı olarak tedavi edildi. Genetik testlerde hastanın heterozigot metilentetrahidrofolat redüktaz (MTHFR) taşıyıcısı olduğu saptandı.

14. 
Sol ana koroner artere perkütan girişim sırasında çift perforasyon ve tamponat gelişen olgu: Stent ve ototransfüzyon ile tedavi
A case of double coronary perforations and tamponade during left main percutaneous coronary intervention and treatment with stenting and autotransfusion
Gökhan Alıcı, Birol Özkan, Ali Metin Esen
PMID: 23518943  doi: 10.5543/tkda.2013.43503  Sayfalar 68 - 71
Koroner perforasyonu perkütan koroner girişimlerinin nadir görülen bir komplikasyonudur. Hepatosellüler karsinom tanısı konan 60 yaşında erkek hasta giderek şiddeti artan anjina atakları ile hastanemize başvurdu. Koroner anjiyografide sol ana koroner arter (LMCA) distal bölümünde ciddi darlık gözlendi. LMCA’dan sol ön inen artere (LAD) uzanan stent (4.0x18 mm) yerleştirildikten sonra koroner anjiyografide LAD’nin proksimal kesiminde perforasyon ve sirkumfleks arter (Cx) ostiyumunda %60 darlığa neden olan plak kayması görüldü. LAD’nin proksimal kesimine politetrafloroetilen (PTFE) kaplı stent yerleştirilerek yırtık kapatıldı. Devam eden göğüs ağrısı ve iskemik elektrokardiyografik değişiklikler nedeni ile Cx’e de 3.5×18 mm koroner stent yerleştirildi. Ne yazık ki, Cx’te başka bir perforasyon oluştu. PTFE kaplı stent esnek olmadığından dolayı önceki LMCA-LAD stentinin içinden geçirilerek Cx’e ilerletilemedi. Bu nedenle başka bir koroner stent (3.5x18 mm) Cx’e başarı ile yerleştirildi. Koroner anjiyografide yırtılmanın tam olarak kapanmış olduğu görüldü. Ancak ekokardiyografide sağ kalp boşluklarına bası yapan geniş perikardiyal sıvı birikimi saptandı. Hemodinamik durumu stabilize etmek için ototransfüzyon uygulandı. Bir hafta sonraki koroner anjiyografide kontrastın damar dışına sızması gözlenmedi. Bu olgu bildirisinde LAD ve Cx arterlerin ikisinin birden perforasyonu ile ilaç kaplı ve konvansiyonel stentler birlikte kullanılarak ototransfüzyonla başarılı tedavisi sunuldu.

15. 
Hipertrofik kardiyomiyopatili bir hastada kardiyak transplantasyon sonrası resenkronizasyon tedavisi
Cardiac resynchronization treatment in a patient with hypertrophic cardiomyopathy after heart transplantation
Ahmet Vural, Gökhan Ertaş, Ayşen Ağaçdiken
PMID: 23518944  doi: 10.5543/tkda.2013.32855  Sayfalar 72 - 74
Hipertrofik kardiyomiyopati (HKP) farklı klinik tablolarla ortaya çıkabilir. Tıpsal tedaviye dirençli son dönem kalp hastalıklarının tedavisinde kardiyak transplantasyon altın standart tedavi yöntemi olmaya devam etmektedir. Bu yazıda, kardiyak transplantasyon sonrası başarılı kardiyak resenkronizasyon tedavisi uygulanmış HKP’li 27 yaşında bir kadın hasta sunuldu. Hastada standart kalp pili endikasyonu vardı. Ancak önceki çalışmalarda kalp yetersizliğinde kalp pili ile sağ ventrikül apeksinden uyarı yapmanın olumsuz klinik sonuçlara yol açtığı bildirilmiştir. Bu nedenle kalp transplantasyonu sonrası standart kalp pili endikasyonu bulunan hastalarda kardiyak resenkronizasyon tedavisi de olgu sunumuyla birlikte tartışıldı.

DERLEME
16. 
Nörokardiyojenik senkop ve ilişkili durumlar: Otonomik sinir sistemi işlev bozukluğuna bir bakış
Neurocardiogenic syncope and associated conditions: insight into autonomic nervous system dysfunction
Antoine Kossaify, Kamal Kallab
PMID: 23518945  doi: 10.5543/tkda.2013.44420  Sayfalar 75 - 83
Nörokardiyojenik senkopun mekanizması hala tam olarak aydınlatılamamasına ragmen otonom sinir sistemi işlev bozukluğu ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Bu yazıda nörokardiyojenik senkop patogenezinde otonom sinir sisteminin rolünü destekleyen en göze çarpıcı konuları araştırırken, temelinde otonom sinir sistemi bozukluğunun olduğu bilinen komorbid durumları da gözden geçidik. Bu amaçla otonom sinir sisteminin patogenezdeki rolü ve klinik çıkarımları üzerine odaklanarak migren, ortostatik hipotansiyon, postüral ortostatik taşikardi sendromu, endotel işlev bozukluğu, kronik yorgunluk sendromu ve karotis sinüs hipersensitivitesi tartışıldı. Tilt testi sırasında ortaya çıkabilen senkop öncesi kalp atımlarında hızlanma ve/veya instabilite ve senkop öncesi instabil solunum gibi durumlar da aynı perspektif içinde tartışıldı.

NASIL YAPALIM?
17. 
Psödoanevrizma Kapatılması
Occlusion of pseudoaneurysm
Ali Harman, Fatih Boyvat
PMID: 23518946  doi: 10.5543/tkda.2013.65881  Sayfalar 84 - 86
Makale Özeti |Tam Metin PDF

OLGU GÖRÜNTÜSÜ
18. 
Büyük kardiyak venin süperior vena kavaya anormal drenajı
Abnormal draining of the great cardiac vein into the superior vena cava
Mehmet İncedayı, Zafer Işılak, Ali Kemal Sivrioğlu, Ersin Öztürk
PMID: 23518947  doi: 10.5543/tkda.2013.35929  Sayfa 87
Makale Özeti |Tam Metin PDF

19. 
Transözefajiyal ekokardiyografi ile değerlendirilen birden çok atriyal septal defektin eşlik ettiği dev interatriyal septal anevrizma
Huge interatrial septal aneurysm associated with a multiple atrial septal defect evaluated by transesophageal echocardiography
Sait Demirkol, Şevket Balta, Murat Ünlü, Zekeriya Arslan
PMID: 23518948  doi: 10.5543/tkda.2013.73838  Sayfa 88
Makale Özeti |Tam Metin PDF

20. 
Parakardiyak kitleyi taklit eden karaciğerin sağlıklı sağ lobu: Bir idiyopatik sağ diyafragma paralizisi olgusu
A healthy right lobe of the liver mimicking a paracardiac mass: a case of idiopathic right diaphragm paralysis
Osman Turak, Fırat Özcan, Ahmet İşleyen, Sinan Aydoğdu
PMID: 23518949  doi: 10.5543/tkda.2013.48902  Sayfa 89
Makale Özeti |Tam Metin PDF

21. 
Hidatik kisti taklit eden iki bitişik perikardiyal mezotelyal kist
Two adjacent pericardial mesothelial cysts mimicking a hydatid cyst
Esra Gucuk İpek, Ülkü Yazıcı, Hasan Yılmaztürk
PMID: 23518950  doi: 10.5543/tkda.2013.86234  Sayfa 90
Makale Özeti |Tam Metin PDF

22. 
Lokalize perikart efüzyonu sonucu gelişen sol ventrikül basısına bağlı pulsus paradoksus
Pulsus paradoxus due to left ventricular collapse with localized pericardial effusion
Ali Çoner, Elif Sade, Atilla Sezgin, Haldun Müderrisoğlu
PMID: 23518951  doi: 10.5543/tkda.2013.24294  Sayfa 91
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDITÖRE MEKTUP
23. 
Editöre Mektup: Sağ koroner arter çıkış anomalilerinde yeniden şekillendirilen sol Judkins kateter ile sağ koroner anjiyografisi: Bir sol Judkins ile iki kuş
Letter to the editor: Reshaping the left Judkins catheter for a right coronary angiogram in the anomalous aortic origin of the right coronary: killing two birds with one left Judkins
Zekeriya Küçükdurmaz, İbrahim Gül, Hekim Karapınar, Ulaş Türker
Sayfa 92
N / A

24. 
Editöre Mektup: Kompanse ve dekompanse kalp yetersizliği olan hastaların sol ventrikül hacim ve işlevlerinin gerçek zamanlı üç boyutlu ekokardiyografi ile değerlendirilmesi
Letter to the Editor: Assessment of left ventricular volume and functions of patiens with compensated and decompensated heart failure by real-time three-dimensional echocardiography
Mustafa Kılıçkap, Timuçin Altın
Sayfalar 93 - 94
"Editöre metkup" niteliğindeki bu yazı “Kompanse ve dekompanse kalp yetersizliği olan hastaların sol ventrikül hacim ve işlevlerinin gerçek zamanlı üç boyutlu ekokardiyografi ile değerlendirilmesi” başlıklı makale ile ilgili var olduğunu düşündüğümüz bazı metodolojik problemleri belirtmek amacıyla yazıldı.

DIĞER YAZILAR
25. 
Uzman Yanıtları - Akut kalp yetersizliği tedavisinde levosimendanı hangi hastalarda kullanıyorsunuz?
Answers of Specialist

Sayfalar 95 - 96
Makale Özeti |Tam Metin PDF

26. 
Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlar
Comments on Cardiology Publications
Ertan Ural
Sayfa 97
Makale Özeti |Tam Metin PDF

27. 
Hakemlerimize Tesekkurler
Thanks to Reviewers

Sayfa 98
Makale Özeti |Tam Metin PDF



Journal Metrics

Journal Citation Indicator: 0.18
CiteScore: 1.1
Source Normalized Impact
per Paper:
0.22
SCImago Journal Rank: 0.348

Hızlı Arama



Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi