| ÖN SAYFA |
| 1. | Ön Sayfa Front Matter Sayfalar I - III
|
|
| EDITÖRYAL YORUM |
| 2. | Beslenme ve Kalp Yetmezliği Nutrition and Heart Failure Özlem Yıldırımtürk doi: 10.5543/tkda.2022.22387 Sayfalar 90 - 91
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|
| ARAŞTIRMA |
| 3. | Kalp nakli adayı hastalarında nutrisyonel indekslerin prognostik etkisi Prognostic impact of nutritional indices in candidates for heart transplantation Zübeyde Bayram, Süleyman Çağan Efe, Ali Karagöz, Cem Doğan, Büşra Güvendi, Samet Uysal, Özgür Yaşar Akbal, Fatih Yılmaz, Hacer Ceren Tokgöz, Rezzan Deniz Acar, Mehmet Kaan Kirali, Cihangir Kaymaz, Nihal Özdemir doi: 10.5543/tkda.2022.21126 Sayfalar 92 - 100
Amaç: Şimdiye kadar, kalp nakli adaylarında nutrisyonel durum kontrolü (CONUT) skoru ve prognostik nutrisyonel indeksi (PNI) ile prognoz arasındaki ilişkiyi değerlendiren çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu beslenme indekslerinin kalp nakli adaylarında prognoza etkisini araştırmayı amaçladık. Yöntem: Medyan 503.5 günlük takip süresinde, hastalar hayatta kalanlar (n = 121) ve hayatta kalmayanlar (n = 74) olarak gruplandırıldı. Malnutrisyon, CONUT skorunun ≥2 olması (CONUT-tanımlı malnutrisyon) ve PNI skorunun ≤38 olması (PNI-tanımlı malnutrisyon) olarak tanımlandı. Bulgular: CONUT-tanımlı malnutrisyon oranı hayatta kalanlarda %19.8, hayatta kalmayanlarda %39.2 (P =.003); PNI-tanımlı malnutrisyon oranı hayatta kalanlarda %7.4, hayatta kalmayanlarda %16.2 (P =.032) olarak izlendi. Tek değişkenli analizler, CONUT skorunun 0’dan 2’ye yükselmesi (Hazard Oranı [HR]: 1.41, %95 güvenlik aralığı [GA]: 1.11-1.79, P =.004), PNI’nin 45.5’ten 54.5’e yükselmesinin (HR: 0.78, %95 CI: 0.64-0.95, P = 0.001), CONUT-tanımlı malnütrisyonun (HR: 2.48, %95 CI: 1.55-3.97, P <.001) ve PNI-tanımlı malnütrisyonun (HR: 1.97, %95 CI: 1.01-3.86, P = 0.04) mortalite ile ilişkili olduğunu ortaya koydu. Çok değişkenli ayarlanmış modellerde, CONUT-tanımlı malnütrisyon, mortalitenin bağımsız bir prediktörü iken, PNI-tanımlı malnütrisyon, mortalitenin prediktörü değildi (HR: 1.92, %95 CI: 1.12-3.27, P =.001 and HR: 1.64, %95 CI: 0.80-3.40, P =.18). Log-rank testi, CONUT tanımlı malnütrisyon ve PNI tanımlı malnütrisyonun sağkalımda azalma ile ilişkili olduğunu ortaya koydu. Sonuç: Kalp nakli adaylarında hem CONUT skoru hem de PNI prognoz ile ilişkili olmasına rağmen, CONUT skoru mortaliteyi öngörmede PNI’den üstündür. |
|
| EDITÖRYAL YORUM |
| 4. | En Az Bir Kardiyovasküler Risk Faktörüne Sahip COVID-19 Hastalarında Sarkopeni ve Bunun Hastaneye Yatış ile Hastane İçi Mortalitedeki Prognostik Rolü Sarcopenia and Its Prognostic Role in Hospitalization and In-Hospital Mortality in Coronavirus Disease 2019 Patients with At Least One Cardiovascular Risk Factor Mustafa Aytek Şimşek doi: 10.5543/tkda.2022.22384 Sayfalar 101 - 102
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|
| ARAŞTIRMA |
| 5. | Kardiyovasküler En Az Bir Risk Faktörü Olan COVID-19 Hastalarında Sarkopeninin Hastaneye Yatış ve Hastane İçi Mortalite Üzerindeki Prognostik Rolü Sarcopenia and Its Prognostic Role on Hospitalization and In-Hospital Mortality in Coronavirus Disease 2019 Patients with At Least One Cardiovascular Risk Factor Mehmet Akif Erdöl, Bircan Kayaaslan, Mehmet Erdoğan, İmran Hasanoğlu, Çağrı Yayla, Fatma Civelek Eser, Muhammed Said Beşler, Ayse Kaya Kalem, Kadriye Gayretli Yayla, Ayşe Kevser Erdöl, Ahmet Göktuğ Ertem, Hatice Rahmet Güner doi: 10.5543/tkda.2022.21167 Sayfalar 103 - 111
Amaç: Koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) enfeksiyonu, tüm dünyada etkili olan küresel bir salgındır. COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılan ve en az bir kardiyovasküler risk faktörü olan hastaların bilgisayarlı tomografi (BT) ile iskelet kas gruplarında [erektör spina (ESK), pektoral (PK) ve toplam iskelet kasında (Toplam İK)] kesitsel alanı (kda), kas indeksi ve kas atenüasyonunun (ka) prognostik rolünü değerlendirmeyi amaçladık. Yöntemler: Çalışmaya COVID-19 ve en az bir kardiyovasküler risk faktörü olan 232 hasta geriye dönük olarak dahil edildi. ESK, PK ve Total İK'nin kda, kas indeksi ve atenüasyonu BT görüntülerinde otomatik olarak ölçüldü. Çalışma popülasyonu, Toplam İKkda indeksine göre tertillere bölündü. Elde edilen değerler ile hastanede kalış süresi, yoğun bakım ünitesine (YBÜ) yatış, invaziv mekanik ventilasyon (IMV) ihtiyacı ve mortalite arasındaki ilişki araştırıldı. Bulgular: YBÜ'ye başvuru, IMV ihtiyacı ve mortalite tertil 3’de diğer gruplara göre daha yüksekti (tüm P değerleri <,001). Tüm kas ölçümleri, tertil 3'te istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktü (P <,001). Diabetes mellitus, hipertansiyon ve Toplam İKkda indeksi çok değişkenli Coxregresyon analizine göre COVID-19 hastalarında hastane içi mortalitenin öngördürücülerindendir. Hayatta kalanların oranı için Kaplan–Meier eğrileri, tertil 3’teki Toplam İKkda indeksi en yüksek mortaliteye sahipti (hayatta kalma oranları %57, P <,001). Sonuçlar: Sarkopeni ve eşlik eden kardiyovasküler komorbiditeler, COVID-19 hastalarında hastalık şiddetini etkili bir şekilde değerlendirebilir ve sonucu tahmin edebilir. |
|
| 6. | İnteratriyal Septuma Atriyal Septal Kapatma Cihazının Dik Geldiği Olgularda, Başarılı FlexCath Yönlendirilebilir Kateter Uygulaması Successful Usage of FlexCath Steerable Catheter in Case of Atrial Septal Closure Device Comes Perpendicular to Interatrial Septum Gönül Zeren, İlhan İlker Avcı, Barış Şimşek, Mustafa Azmi Sungur, Fatma Can, Mehmet Fatih Yılmaz, Ufuk Gürkan, Can Yücel Karabay doi: 10.5543/tkda.2022.21034 Sayfalar 112 - 116
Amaç: İnteratriyal septuma (İAS); atriyal septal kapatma cihazının dik geldiği atriyal septal defekt (CDG-ASD) hastalarında, perkütan kapatma zor olabilir ve standart kapatma tekniğinin dışında farklı teknik, manevra ve yardımcı ekipman gerektirebilir. Bu çalışmada, merkezimizde karşılaştığımız CDG-ASD olgularının perkütan kapatmasında, kullandığımız FlexCath yönlendirilebilir kateter uygulamasının etkinliğini göstermeyi amaçladık. Yöntemler: Kliniğimize Ocak 2017-Aralık 2020 yılları arasında başvurmuş, perkütan ASD kapatma işlemi uygulanan, ortanca yaşı: 36,5 [25,3-49,8] olan, 71'i kadın (%64,5) toplam 110 hasta retrospektif olarak çalışmamıza dahil edildi. Bulgular: Toplam 110 hastanın 101’inde ASD standart yöntemlerle başarılı şekilde kapatıldı. 9 hastada ise; CDG-ASD izlendi ve bu hastalarda ASD, FlexCath yönlendirilebilir kateter desteği ile başarılı şekilde kapatıldı. Hastalar arasında yaş, cinsiyet, gevşek kenar ve çoklu defekt açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu. FlexCath yönlendirilebilir kateter desteği ile kapatılan grupta, aortik rim daha küçük, defekt çapı ve kullanılan ASD cihaz boyutu daha büyüktü. FlexCath yönlendirilebilir kateteri kullanılan CDG-ASD grubunda başarı %100 iken, komplikasyon görülmedi. Sonuç: İAS atriyal septal kapatma cihazının dik geldiği CDG-ASD zor olgularda, FlexCath yönlendirilebilir kateter desteği ile perkütan kapatma işlemi; komplikasyon oranını artırmayan ve yüksek başarı oranı ile kolay uygulanabilir yardımcı bir tekniktir. |
|
| 7. | Türkiye’de Gerçek Yaşam Şartlarında Edoksaban Tedavisi Altındaki Atriyal Fibrilasyon Hastalarında Tedavi Güvenliğinin Değerlendirilmesi: Tasarım ve Amaç Evaluation of Treatment Safety in Patients with Atrial Fibrillation on Edoxaban Therapy in Real-Life in Turkey Study: Design and Rationale Uğur Önsel Türk, Emin Alioğlu, Zafer Mavioğlu, Erdem Diker, Ebru Özpelit, Raffaele De Caterina doi: 10.5543/tkda.2022.21065 Sayfalar 117 - 123
Amaç: Atriyal Fibrilasyonlu olgularda edoksaban tedavisinin etkinlik ve güvenliği, faz III, ENGAGE-AF (Effective Anticoagulation with Factor Xa Next Generation in Atrial Fibrillation–Thrombolysis in Myocardial Infarction 48) Çalışması ile gösterilmiş, otorite onayı sonrası bir gerçek yaşam çalışması olan ETNA-AF-Europe (Edoxaban Treatment in routiNe clinical prActice for patients with Atrial Fibrillation in Europe) Çalışması ile doğrulanmıştır. Bununla birlikte, Türkiye’de edoksaban tedavisinin güvenliğine odaklanan herhangi bir otorite onayı sonrası prospektif çalışma bu tarihe kadar gerçekleştirilmemiştir. ETAF-TR Çalışması, rutin pratikte edoksaban tedavisinin güvenlik ve etkinliğini değerlendirmek için tasarlanmıştır. Bu makalede ETAF-TR Çalışması’nın tasarım ve amacı sunulmaktadır. Yöntemler: ETAF-TR Çalışması (NCT04594915), 32 merkezden 858 olgunun dâhil edileceği, ulusal, çok merkezli, prospektif gözlemsel çalışmadır. Primer sonlanım, herhangi bir aşikâr kanama (major kanama, klinik olarak anlamlı non-major kanama, bu ölçütleri karşılamayan ancak klinisyen tarafından aşikâr kanama olarak tanımlanan kanama) bileşik sonlanımıdır. Etkinlik, tedaviye devamlılık ve pozoloji konuları da tanımlayıcı biçimde değerlendirilecektir. İzlem süresi 1 yıl olup ilk hasta Ağustos 2020’de çalışmaya dâhil edilmiştir. Sonuç: ETAF-TR Çalışması’nın sonuçları, ENGAGE AF ve ETNA-AF Çalışmaları’nın sonuçlarını, klinik pratik açıdan tamamlayıcı nitelikte olacaktır. Söz konusu çalışmaların sonuçlarının karşılaştırılması yolu ile ENGAGE-AF Çalışması’nın dış geçerliliğinin ülke koşullarında test edilmesi mümkün olacaktır |
|
| 8. | Türk Işçi Gruplarında Elektrokardiyografik Bulgular ve Anomali Sıklığı: Kesitsel ve Gözlemsel Bir çalışma Electrocardiographic Findings and Anomaly Frequency in Turkish Workers Groups: A Cross-sectional and Observational Study Nart Zafer Baytuğan, Veysel Özgür Barış, Ahmet Büyük, Aziz İnan Çelik, Hasan Çağlayan Kandemir, Tahir Bezgin doi: 10.5543/tkda.2022.21305 Sayfalar 124 - 130
Amaç: Elektrokardiyografi (EKG) taraması, çalışanların istihdamı sırasında ve periyodik kontrollerde rutin olarak yapıldığı halde, ülkemizde bu EKG’leri analiz eden geniş ölçekli bir çalışma yoktur. Bu araştırmanın amacı; ağır sanayi sektöründe farklı iş kollarında çalışan, geniş yaş aralığındaki işçi gruplarının istirahat EKG ve bazal klinik özelliklerini değerlendirmektir. Yöntemler: Nisan 2016 ile ocak 2020 tarihleri arasında, İstanbul ilinde, çalışanların sağlık muayeneleri sırasında çekilen 9102 ardışık EKG değerlendirildi ve yorumlanmaya uygun olan 8607 tanesi çalışmamıza alındı. EKG’ler 2 farklı kardiyolog tarafından Minesota kod kriterlerine göre, majör anomali, minör anomali ve normal şeklinde sınıflandırıldı. Bulgular: Popülasyonun yaş ortalaması 30,47 ± 9,4 idi ve bunların %97’si erkekti. Tamamıyla normal EKG %67,6 oranında görüldü. Majör EKG değişiklikleri %4,6, minör EKG anomalisi %28,3 oranında saptandı. 50 yaş üzerinde olmak (P <,001) ve ağır kimya sanayide çalışmak (P=,014) EKG’de majör anomaliyle ilişkili bulundu. Çoklu lojistik regresyon analizinde çalışılan iş kolu ile EKG’de majör ve minör anomaliler arasında bağımsız ilişkili saptandı (P=,022). Sonuç: Bu çalışma, yüksek riskli farklı iş sektörlerinde çalışan çok sayıda Türk işçinin EKG özelliklerini göstermektedir. EKG anomalisi, ağır kimya sanayi işçileriyle 50 yaş üzeri çalışanlarda daha sık izlenmiştir. Çalışmamız, bu konuda Türkiye’de yapılan ilk araştırma özelliğini taşımaktadır. |
|
| 9. | Ventriküler Septal Defektli süt Çocuklarında Aldosteron, Galectin-3 ve NTproBNP Düzeyleri ve Biomarker Değerleri Aldosterone, Galectin-3, and NTproBNP Levels and their Values as Biomarkers in Infants with Ventricular Septal Defect Ceylan Cura, Mustafa Argun, Derya Koçer doi: 10.5543/tkda.2022.71734 Sayfalar 131 - 136
Amaç: Galektin-3, kardiyak yeniden şekillenmeyi ve fibroziszi tespit etmek için kullanılan bir biyobelirteçtir. Ayrıca potansiyel olarak geliştirilebilecek tedavilerin bir biyobelirteçi olabilir. Aldosteron ve galektin-3 seviyeleri ve bunların N-terminal pro B tip natriüretik peptidi (NT-proBNP) ve sol ventrikül dilatasyonu ile ilişkileri ventriküler septal defektli (VSD) bebeklerde henüz çalışılmamıştır. Bu çalışmada, VSD'li bebeklerde galektin-3'ün biyobelirteç özelliğinin araştırılması amaçlandı. Yöntemler: Kalp yetersizliği tedavisi alan izole VSD'li bebeklerde aldosteron, galektin-3 ve NT-ProBNP düzeyleri ölçüldü. Sol ventrikül çapları M mod ekokardiyografi ile değerlendirildi. Sonuçlar benzer yaş ve cinsiyetteki sağlıklı çocukların değerleri karşılaştırıldı. Bulgular: Bu çalışmada VSD’li 22 süt çocuğu (13 kız, 9 erkek) hasta grubunu ve sağlıklı 22 süt çocuğu (13 kız, 9 erkek) kontrol grubunu oluşturdu. Sol ventrikül end diyastol diameter z skoru (ortanca değerleri 0.9 karşın -0.3) (p=<0.001) ve sol ventrikül end sistol diameter z skoru (ortanca değerleri 0.4 karşın -0.4) (p=0.012) arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Hasta ve kontrol grupları arasında; aldosteron düzeyleri (ortanca değerleri 43.5 karşın 41.3 pg/ml) arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0.851), galectin-3 düzeyleri (ortanca değerleri 4 karşın 2.5 ng/ml) (p=0.015) ve NT-proBNP düzeyleri (ortanca değerleri 204.3 karşın 94.2 pg/ml) (p=0.003) arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Sonuç: Galectin-3 VSD’li süt çocuklarında sol ventriküler dilatasyonundan bağımsız olarak artmaktadır ve NT-proBNP’ye benzer güçte biyomarker değerine sahip olabilir. |
|
| DERLEME |
| 10. | Brugada Sendromunda Son Durum Recent Status in Brugada Syndrome Fatih Bayrak, Pedro Brugada doi: 10.5543/tkda.2022.21020 Sayfalar 137 - 144
Brugada sendromu (BrS), ilk olarak 1992 yılında, yapısal kalp hastalığı olmayan ve ani kardiyak ölüm gelişen hastalarda sağ prekordiyal derivasyonlarda ST segment elevasyonu olarak tanımlanmıştır. BrS, ani kardiyak ölümün en sık nedenlerinden olan (%4-12), otosomal dominant geçiş paterni gösteren herediter bir hastalıktır (bilinen 19 gende 300 civarı patojenik varyant). Bu derleme, BrS tanısı, genetik değerlendirmesi, risk strafikasyonu ve tedavileri konularını ayrıntılamaktadır. |
|
| NASIL YAPALIM? |
| 11. | Atriyal Fibrilasyonlu Hastaların Holter Elektrokardiyografi Kayıtları Nasıl Yorumlanmalıdır? How Should the Holter Electrocardiography Recordings of Patients with Atrial Fibrillation be Interpreted? Yalçın Velibey doi: 10.5543/tkda.2022.21098 Sayfalar 145 - 152
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|
| OLGU BILDIRISI |
| 12. | Sönmemiş Periferik Anjiyoplasti Balonunun Transkütanoz Ponksiyonla Başarıyla Geri Alınması Transcutaneous Puncture and Successfully Retrieval of Undeflated Peripheral Angioplasty Balloon Khagani İsgandarov, Abdulrahman Naser, Müslüm Şahin, Tolga Sinan Güvenç doi: 10.5543/tkda.2022.21129 Sayfalar 153 - 154
Perkütan transluminal anjiyoplasti periferik arter hastalığı tedavisinde artan bir popülariteye ulaşmıştır. Ancak bu işlemin zaman zaman ponksiyon ve dilatasyon yerlerinde cihaz ve teknik açısından ciddi komplikasyonları ve genel komplikasyonları vardır. Biz bu vakamızda yüzeysel femoral arter içinde sönmemiş bir balonun geri alınmasının kolay ve pratik yönetimini anlattık. |
|
| 13. | Pulmoner Arter Sarkomunun Multi-modalite Görüntüleme ile Değerlendirilmesi Diagnosis of Pulmonary Artery Sarcoma with Multi-modality Imaging Büşra Güvendi Şengör, Alev Kılıçgedik, Tuba Unkun, Emine Bozkurtlar, Ahmet Erdal Taşçı, Serpil Taş, Cevat Kırma doi: 10.5543/tkda.2022.21135 Sayfalar 155 - 158
Pulmoner arter sarkomu, kötü prognozlu seyreden, son derece nadir görülen bir malignitedir. Spesifik olmayan belirti ve bulguların yanı sıra benzer görüntüleme bulguları nedeni ile pulmoner tromboembolik hastalıktan ayrımı zordur. Bu olguda, başta astım tanısı alan, daha sonra PAS tanısı koyulan, 46 yaşında bir erkek hastayı sunmaktayız. Hastada pulmoner arterde kitle, yayılımı, mobilitesi ve invazyonu, arter duvarına tutunması, multi-modalite görüntüleme ile değerlendirildi. Pulmoner arter kitlesi eksize edilerek pulmoner endarterektomi yapıldı. Histopatolojik olarak pleomorfik morfolojiye sahip farklılaşmamış sarkom tanısı koyuldu. |
|
| OLGU GÖRÜNTÜSÜ |
| 14. | Akıllı Saat ile Tespit Edilen Ortodromik Reentrant Taşikardinin Radyofrekans Kateter Ablasyonu: Yeni bir Dönemin Başlangıcında mıyız? Radiofrequency Catheter Ablation of Orthodromic Reentrant Tachycardia Detected by Smartwatch: Beginning of a New Era? Göksel Çinier, Mert Hayıroğlu, İlker Tekkesin, Kadir Gürkan doi: 10.5543/tkda.2022.95007 Sayfalar 159 - 160
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|
| 15. | Elektrik Yanığı Apikal Sol Ventriküler Anevrizmaya Yol Açmaktadır Electrical Burn Leads to Apical Left Ventricular Aneurysm Golnaz Houshmand, Shabnam Madadi, Negar Omidi doi: 10.5543/tkda.2022.35321 Sayfalar 161 - 162
|
|
| DIĞER YAZILAR |
| 16. | Kardiyoloji Yayınlarında Gündem ve Yorumlar Kardiyoloji Yayınlarında Gündem ve Yorumlar Ertan Ural Sayfalar 163 - 164
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|