| EDİTÖRYAL YORUM |
| 1. | İnfektif endokarditin tedavisinde daptomisin: Ne zaman kullanalım? Daptomycin for the treatment of infective endocarditis: When do we use it? Serap Şimşek Yavuz PMID: 28595198 doi: 10.5543/tkda.2017.79168 Sayfalar 303 - 307
|
|
| 2. | Koroner kollateral dolaşımı ve ghrelin peptidi Coronary collateral circulation and ghrelin peptide Alp Burak Çatakoğlu PMID: 28595199 doi: 10.5543/tkda.2017.01138 Sayfalar 308 - 309
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|
| ARAŞTIRMA |
| 3. | Sol taraflı endokarditte daptomisin: Tek merkez deneyimi Daptomycin in left-sided endocarditis: A single center experience Burak Açar, Yasemin Tezer Tekçe, Çağrı Yayla, Sefa Ünal, Ahmet Göktuğ Ertem, Bihter Şentürk, Sinan Aydoğdu PMID: 28595200 doi: 10.5543/tkda.2017.60784 Sayfalar 310 - 315
Amaç: Enfektif endokardit, tedavi yaklaşımlarındaki gelişmelere rağmen, yüksek mortalite ve morbidite oranları ile seyretmektedir. Antibiyotik tedavisine dirençli suşların gelişmesiyle beraber, standart antibiyotik rejimleri dışında yeni ajanların etkinliğine yönelik araştırmalar devam etmektedir. Bu ajanlardan biri olan daptomisin stafilokok bakteriyemisi ve sağ taraflı endokardit tedavisi için onay almıştır. Bu çalışmada, sol taraflı enfektif endokardit hastalarında daptomisinin etkinliği geriye dönük olarak araştırılmıştır. Yöntemler: Çalışmaya, Duke kriterlerine göre sol taraflı enfektif endokardit tanısı alarak daptomisin tedavisi verilmiş 14 hasta (ortalama yaş 50.9±16.5; dağılım 24–70 yıl) dahil edildi. Sonlanım noktaları klinik iyileşme, mikrobiyolojik eradikasyon ve hastane içi ölüm olarak belirlendi. Bulgular: On üç hastada (%92.8) kan kültürü pozitifti ve bir hasta dışında tümünde stafilokoklar izole edildi (%92.3). Daptomisin 6 veya 8 mg/kg/gün dozunda ortalama 40.6±4.4 gün süreyle monoterapi olarak uygulandı. Klinik iyileşme oranı %71.4 mikrobiyolojik eradikasyon oranı ise %85.7 idi. Klinik iyileşme süresi ortalama 8.7±3.2 gün, mikrobiyolojik eradikasyon süresi ise ortalama 11.1±3.6 gün sürdü. Altı hastada ilaca bağlı yan etkiler tespit edildi, ancak hastalarda ilacı bırakma gerekliliği olmadı. On hasta komplikasyonsuz olarak iyileşti. İki hasta tedavi devam ederken kalp yetersizliği ve çoklu organ yetersizliğine bağlı olarak kaybedilirken, iki hasta da erken kardiyak cerrahi gerekliliği nedeniyle ameliyat edildi, ancak ameliyat sonrası erken dönemde kaybedildi. Sonuç: Sol taraflı enfektif endokardit olgularında daptomisin etkinlik ve güvenilirlik açısından standart antibiyotik tedavisine alternatif olabilir. |
|
| 4. | Kardiyoprotektif ve anjiyojenik bir biyobelirteç olan ghrelin düzeyi koroner kolateral gelişimini ve koroner aterosklerozun ciddiyetini öngördürebilir mi? As cardioprotective and angiogenic biomarker, can ghrelin predict coronary collateral development and severity of coronary atherosclerosis? Mehmet Kadri Akboğa, Gülten Taçoy, Canan Yılmaz Demirtaş, Sedat Türkoğlu, Bülent Boyacı, Atiye Çengel PMID: 28595201 doi: 10.5543/tkda.2017.96169 Sayfalar 316 - 323
Amaç: Ghrelin ateroskleroz ilerleyişini engelleyerek, damar enflamasyonunu baskılayarak ve yeni damar oluşumunu uyararak kardiyovasküler sistem üzerinde koruyucu bir etki yaratmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı ciddi koroner arter hastalığı olan hastalarda serum ghrelin düzeyinin koroner kollateral gelişimi ve SYNTAX skoru üzerindeki etkisini incelemektir. Yöntemler: En az bir büyük koroner arterinde ≥%90 darlık olan toplam 91 hasta ileriye dönük olarak bu kesitsel-gözlemsel çalışmaya alındı. Kollateral derecelendirilmesi Rentrop-Cohen sınıflamasına göre yapıldı. Grade 2 veya 3 kollaterali olan hastalar iyi kollateral grubuna, grade 0 veya 1 kollaterali olan hastalar ise kötü kollateral grubuna dahil edildi. Serum ghrelin ve vasküler endotelyal büyüme faktörü A (VEGF-A) düzeyleri radyoimünoanaliz ve ELISA kitleri kullanılarak ölçüldü. Bulgular: Serum ghrelin ve VEGF-A düzeyleri iyi kollateral grubunda anlamlı derecede daha yüksekti. Üstelik, Spearman korelasyon analizinde ghrelin ile SYNTAX skoru (r=-0.348, p=0.001) arasında anlamlı ters bir korelasyon vardı. Çok-değişkenli lojistik regresyon analizinde ghrelin (odds oranı [OO]: 1.013; %95 güven aralığı [GA]: 1.011–1.017; p=0.013), VEGF-A, açlık plazma glukozu ve kronik tam tıkanma varlığının iyi koroner kollateral gelişiminin bağımsız öngördürücüleri olduğu gösterildi. ROC (Receiver operating characteristic) eğrisi analizinde ise serum ghrelin kestirim değeri ≥781 pg/mL alındığında, iyi koroner kollateral gelişimini %73.1 duyarlılık ve %67.7 özgüllük ile öngördürdüğü saptandı. Sonuç: Ghrelinin antioksidan ve antienflamatuvar özellikleri sayesinde endotel fonksiyonlarını koruyarak ve yeni damar oluşumunu uyararak iyi koroner kollateral gelişimini sağlarken aynı zamanda koroner ateroskleroz gelişimini engellediği sonucu çıkarılabilir. |
|
| 5. | Vitamin D is a predictor of ST segment resolution and infarct size following thrombolysis in patients with acute ST elevation myocardial infarction Ahmad Separham, Bahram Sohrabi, Leili Pourafkari, Nazli Sepasi, Samad Ghaffari, Naser Aslanabadi, Nader D Nader PMID: 28595202 doi: 10.5543/tkda.2017.17737 Sayfalar 324 - 332
|
|
| 6. | Otoimmün hepatit olan hastalarda ventrikül repolarizasyonu parametreleri Parameters of ventricular repolarization in patients with autoimmune hepatitis Burak Açar, Mahmut Yüksel, Çağrı Yayla, Özgür Kırbaş, Sefa Ünal, Ahmet Göktuğ Ertem, Koray Demirtaş, Mustafa Kaplan, Meral Akdoğan, Sabite Kaçar, Ertuğrul Kayaçetin, Sinan Aydoğdu PMID: 28595203 doi: 10.5543/tkda.2017.57870 Sayfalar 333 - 338
Amaç: Otoimmün hepatit (OİH) hem çocuklar hem yetişkinleri etkileyen bir karaciğer hastalığıdır. Tanımlanamamış bir etiyoloji ile birlikte enflamatuvar karaciğer histolojisi, artmış transaminaz düzeyleri, organa özgü olmayan otoantikorların ve immünoglobülin G seviyelerinin artışı ile karakterizedir. Ventriküler repolarizasyon önceden karaciğer sirozu olan hastalarda T dalgası ve QT aralığı ölçümleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Ventriküler repolarizasyon QT aralığı, QT dispersiyonu ve T dalga ölçümleri kullanılarak tanımlanabilir. Son zamanlarda, Tp-e aralığı, Tp-e/QT ve Tp-e/QTc oranlarının ventrikül aritmisi ve mortaliteyi öngörmede yeni göstergeler olabilecekleri gösterilmiştir. Bu çalışmada, OİH’de Tp-e aralığı ve Tp-e/QT oranını kullanarak ventrikül repolarizasyonunu araştırmayı amaçladık. Yöntemler: OİH’li 31 ve 31 sağlıklı kontrol olgusu çalışmaya alındı. Tp-e aralığı, Tp-e/QT ve Tp-e/QTc oranı 12 derivasyonlu elektrokardiyogram ile ölçüldü. Bulgular: QT aralığı (378.9±41.4 ve 350.0±22.7; p=0.001), QTc aralığı (396.8±46.7 ve 367.3±34.9; p=0.039), Tp-e aralığı (68.2±12.3 ve 42.5±6.8; p<0.001), Tp-e/QT oranı (0.18±0.02 ve 0.12±0.01; p<0.001) ve Tp-e/QTc oranı (0.17±0.02 ve 0.11±0.01; p<0.001) OİH’li hastalarda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Sonuç: Çalışmamız Tp-e aralığı, Tp-e/QT ve Tp-e/QTc oranlarının OİH’li hastalarda artmış olduğunu gösterdi. |
|
| 7. | Nötrofil lenfosit oranı ve CHA2DS2-VASc risk puanlamasının perkütan mitral balon valvüloplastiye aday hastalardaki sol atriyal pıhtı ile ilişkisi Association of neutrophil/lymphocyte ratio and CHA2DS2-VASc score with left atrial thrombus in patients who are candidates for percutaneous mitral balloon valvuloplasty Orhan Maden, Kevser G Balci, Mustafa M Balci, Serdar Kuyumcu, Hatice Selçuk, Mehmet T Selçuk PMID: 28595204 doi: 10.5543/tkda.2017.50475 Sayfalar 339 - 347
Amaç: Enflamasyon ve pıhtılaşmaya yatkınlık arasındaki ilişki daha önce tanımlanmıştır. Biz bu çalışmada, romatizmal mitral darlığında sol atriyal pıhtı ve spontan eko kontrast (SEK) varlığının nötrofil lenfosit oranı (NLO) ile ilişkisini ve CHA2DS2-VASc risk puanlamasının mitral darlığı olan hastalarda sol atriyal pıhtı varlığını öngördürmedeki kullanılırlığını araştırdık. Yöntemler: Mitral darlığı bulunan 188 hastada ve 35 sağlıklı kontrol olgusunda NLO ve CHA2DS2-VASc risk puanlamasını değerlendirdik. Kontrol grubu hariç, bütün değerlendirmeler ayrıca ritim durumuna göre de yapıldı. Bulgular: Mitral darlığı bulunan hastaların 31’inde sol atriyal pıhtı ve 142’sinde de SEK mevcuttu, 15 hastada ise pıhtı ya da SEK izlenmedi. Ritim durumuna göre mitral darlıklı hastalar ikiye ayrıldığında; sinüs ritmi (SR) olan hastaların (n=105, 55.8%); %9.5’inde sol atriyal pıhtı ve %78’inde SEK mevcuttu. Sinüs ritminde olan grupta; medyan NLO pıhtı-pozitif olan grupta diğer gruplara göre anlamlı derecede yüksekti (p<0.001). Atriyum fibrilasyonu (AF) olan hastalarda; NLO pıhtı ya da SEK varlığına göre farklılık göstermedi (p=0.214). Medyan CHA2DS2-VASc puanı pıhtı ya da SEK varlığına göre yine bütün gruplarda anlamlı farklılık göstermedi (p>0.05). Sonuç: Artmış NLO sinüs ritmindeki mitral darlıklı hastalarda sol atriyal pıhtı varlığı ile ilişkilidir. Sonuçlarımıza göre CHA2DS2-VASc risk puanlamasının mitral darlığında sol atriyal pıhtı varlığını öngördürmedeki yararı tartışmalıdır. |
|
| 8. | Normal böbrek işlevi olan hipertansif hastalarda serum lipit parametreleri ile renal kare sayıları arasındaki ilişki The relationship between serum lipid parameters and renal frame count in hypertensive patients with normal renal functions Emrah Ipek, Mustafa Yolcu, Erkan Yıldırım PMID: 28595205 doi: 10.5543/tkda.2017.05248 Sayfalar 348 - 354
Amaç: Ateroskleroz renovasküler hastalığa katkıda bulunabilir ve yüksek kolesterol düzeyleri hastalığın ilerlemesi için risk faktörüdür. Renal kare sayısı (RKS) ana renal arter ve segmental dallarındaki makrovasküler kan akımını gösteren nesnel bir yöntemdir. Bu çalışmada, serum lipit parametreleri ile RKS arasındaki ilişki incelendi. Yöntemler: Kesitsel olarak kurgulanan calışmaya 116 hipertansif hasta alındı ve hastalar serum LDL kolesterol seviyelerine göre iki gruba ayrıldı. Grup 1’de LDL<130 mg/dL olan 60, grup 2’de ise LDL seviyesi 130 mg/dL ve üzeri olan 56 hasta mevcuttu. Hastalar serum toplam kolesterol (TK) seviyelerine göre de iki gruba ayrıldı (TK <200 mg/dL olan 52 hasta grup 1’de, TK 200 mg/dL ve üzeri olan 64 hasta grup 2’de). Bulgular: Ortalama RKS, grup 2’de grup 1’e kıyasla daha yüksekti (p<0.001). Her iki böbreğin RFK’ları ayrı ayrı grup 2’de grup 1’e göre daha yüksekti (sırasıyla, p<0.001 ve p=0.023). Toplam kolesterol temelli gruplarda da benzer sonuçlar elde edildi. RKS, sigara (paket yıl), TK ve LDL ile anlamlı pozitif ilişkiye sahipti (sırasıyla, r=0.326, p=0.035; r=0.393, p=0.010; r=0.386, p=0.012). Çoklu değişkenli lineer regresyon analizinde LDL, TK, sigara ve kreatinin klirensi, RKS’nin bağımsız tahmin ettiricileri olarak bulundu. Sonuç: Normal böbrek işlevi olan hipertansif hastalarda LDL, TK ve sigara RKS’yı tahmin ettirebilir ve yoğun risk faktörü modifikasyonu böbrek yetersizliği riskini azaltabilir. |
|
| OLGU BİLDİRİSİ |
| 9. | Nikel allerjisi olan hastada atriyal septal defektin kapama cihazı ile perkütan kapatılması Transcatheter closure of atrial septal defect with atrial septal occluder in a patient with nickel allergy Hasan Arı, Selma Arı, Ahmet Tütüncü, Alper Karakuş, Mehmet Melek PMID: 28595206 doi: 10.5543/tkda.2016.23552 Sayfalar 355 - 357
Kapama cihazı ile perkütan olarak kapattığımız nikel allerjisi olan atriyal septal defektli hastayı sunduk. Metal allerjisi olan ve nitinol içeren cihaz implantasyonu yapılacak hasta nikel aşırı duyarlılığı açısından değerlendirilmelidir. Kullanılacak olan kapama cihazı veya tedavi stratejisi (perkütan veya cerrahi) allerji testi sonucuna göre seçilmelidir. |
|
| 10. | Akut koroner sendrom olarak karşılaşılan eozinofilik miyokarditli olgu Eosinophilic myocarditis presenting as acute coronary syndrome Evrim Şimşek, Filiz Özerkan Çakan, Mustafa Akın PMID: 28595207 doi: 10.5543/tkda.2016.49392 Sayfalar 358 - 361
Eozinofilik miyokardit parazit enfeksiyonu, aşırı duyarlılık reaksiyonu, vaskülit ve hipereozinofilik sendrom gibi heterojen etkenlerin neden olabileceği nadir bir hastalıktır. Etiyolojik faktörden bağımsız olarak akut koroner sendrom, kalp yetersizliği ve aritmi gibi farklı kardiyak durumlar olarak karşımıza çıkabilmektedir. Geri dönüşümsüz olarak gelişen endomiyokardiyal fibroz hastalığın geç dönemlerinde restriktif kardiyomiyopatiye yol açmaktadır. Hastalığın ilerlemesini önlemek için erken tanı ve tedavi önemlidir. Bu yazıda, akut koroner sendrom olarak karşımıza çıkan ve streroid ile tedavi edilen eozinofilik miyokarditli bir olguyu sunmaktayız. |
|
| 11. | Sentetik kanabinoid kullanımını takiben gelişen atriyum fibrilasyonu Atrial fibrillation following synthetic cannabinoid abuse Tolga Han Efe, Mehmet Ali Felekoglu, Tolga Çimen, Mehmet Doğan PMID: 28595208 doi: 10.5543/tkda.2016.70367 Sayfalar 362 - 364
Esrar ve sentetik kanabinoidler olarak adlandırılan esrarın sentetik formları eğlendirici ilaçlardır. Bonzai bir tür sentetik kanabinoiddir. Esrar ve sentetik kanabinoidlerin kötüye kullanımı sonrası aritmi, miyokart enfarktüsü ve ani kalp ölümü gibi kötü sonuçlu kardiyovasküler olaylar bildirilmiştir. Biz burada bonzai kullanımı sonrası acil servise atriyum fibrilasyonu ile kabul edilen ve gözlem sırasında sinüs ritmi tekrar sağlanan, 23 yaşında, öncesinde sağlıklı olan bir erkek bireye ait vakayı sunduk. |
|
| 12. | Opere olmamış Stanford tip A aort diseksiyonunda en uzun süreli sağ kalım olgusu Longest surviving case of unoperated Stanford type A aortic dissection Mert İlker Hayıroğlu, Muhammed Keskin, Taha Keskin, Muhsin Nuh Aybay, Göksel Çinier PMID: 28595209 doi: 10.5543/tkda.2016.45642 Sayfalar 365 - 368
Stanford tip A aort diseksiyonu acil servislerde öncelikle müdahale edilen ve hızla cerrahi yaklaşım gerektiren bir acil durumdur. Kısa sürede cerrahiye giden hastalarda dahi sağkalım çok düşüktür. Burada yedi yıldır beta-bloker tedavisi altında ameliyat edilmeden takip edilen tip A aort diseksiyonlu olguyu sunmaktayız. Bilgilerimize göre, olgumuz literatürde ameliyat edilmeden en uzun süre yaşayan tip A aort diseksiyonlu hastadır. |
|
| 13. | Kombine koroner arter baypas cerrahisi ve tiroidektominin perioperatif yönetimi Perioperative management of combined coronary bypass surgery and thyroidectomy Monish S Raut, Arun Maheshwari, Ganesh Shivnani PMID: 28595210 doi: 10.5543/tkda.2016.33726 Sayfalar 369 - 372
Havayolunu riske atan büyük tiroit şişkinliği tiroidektomi ve kalp cerrahisi birlikte planlandığında güçlük yaratabilir. Bu olgularda endüksiyon, entübasyon, intraoperatif yönetim ve ekstübasyon özel dikkat gerektirir. |
|
| 14. | Down sendromlu pulmoner hipertansiyonu olan bir çocuk hastada geniş patent duktus arteriyozusun fenestrasyon uygulanmış muscular VSD occluder cihazı ile kapatılması Closure of wide patent ductus arteriosus using a fenestrated muscular VSD occluder device in a pediatric patient with Down syndrome and pulmonary hypertension Osman Güvenç, Murat Saygı, İbrahim Halil Demir, Ender Ödemiş PMID: 28595211 doi: 10.5543/tkda.2016.38283 Sayfalar 373 - 376
Zamanında tedavi edilmemiş geniş patent duktus arteriozus ve önemli pulmoner hipertansiyonu bulunan hastalar kardiyologlar için önemli bir sorundur. Bu hastalarda kateter laboratuvarında uygulanan reverzibilite ve balon oklüzyon testleri hastanın sonraki planlaması için karar vermede yardımcı olabilir. Kateter yoluyla duktusun kapatılması planlanan hastalarda bu amaçla geliştirilmiş cihazların yanısıra off-label kullanımı olan farklı cihazlar da kullanılabilir. Reverzibilite testi sınırda pozitif olarak bulunduğunda, seçilmiş hastalarda fenestre edilmiş cihaz kullanılabilmektedir. Bu yazıda, geniş duktusu ve sistemik pulmoner hipertansiyonu olan, muscular VSD occluder cihazının fenestre edilerek off-label kullanılmasıyla kateter yoluyla kapatma işlemi yapılan 10 yaşında Down sendromlu bir hasta sunuldu. |
|
| DERLEME |
| 15. | Data Sharing: A New Editorial Initiative of the International Committee of Medical Journal Editors. Implications for the Editors´ Network Data Sharing: A New Editorial Initiative of the International Committee of Medical Journal Editors. Implications for the Editors´ Network Fernando Alfonso, Karlen Adamyan, Jean- Yves Artigou, Michael Aschermann, Michael Boehm, Alfonso Buendia PMID: 28595212 doi: 10.5543/tkda.2017.92725 Sayfalar 377 - 384
The International Committee of Medical Journal Editors (ICMJE) provides recommendations to improve the editorial standards and scientific quality of biomedical journals. These recommendations range from uniform technical requirements to more complex and elusive editorial issues including ethical aspects of the scientific process. Recently, registration of clinical trials, conflicts of interest disclosure, and new criteria for authorship -emphasizing the importance of responsibility and accountability-, have been proposed. Last year, a new editorial initiative to foster sharing of clinical trial data was launched. This review discusses this novel initiative with the aim of increasing awareness among readers, investigators, authors and editors belonging to the Editors´ Network of the European Society of Cardiology. |
|
| OLGU GÖRÜNTÜSÜ |
| 16. | Akut inferiyor ST yükselmeli miyokart infarktüsünde sağ koroner arterden aspire edilen uzun tek parça halindeki trombüs Long and single-piece thrombus aspirated from right coronary artery in inferior ST-elevation myocardial infarction Mustafa Topuz, Abdurrahman Yücel Çölkesen, Örsan Deniz Urgun PMID: 28595213 doi: 10.5543/tkda.2016.58980 Sayfa 385
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|
| 17. | Kalp cerrahisi sonrası tansiyon pnömotoraks varlığında sol diyaframın aşırı yer değişimi Extreme left diaphragm displacement in the context of tension pneumothorax after cardiac surgery María Elena Arnáiz García, Ana María Arnáiz García, Jose María González-santos, Javier López-rodríguez, Javier Arnáiz PMID: 28595214 doi: 10.5543/tkda.2016.99328 Sayfa 386
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|
| 18. | Ölümün kıyısından dönme anı: Senkop geçiren hastada Holter ECG kaydı The moment of return from the edge of death: Holter ECG recording in a patient with syncope Yalçın Velibey, Ahmet İlker Tekkeşin, Göksel Çinier, Özge Güzelburç, Ahmet Taha Alper PMID: 28595215 doi: 10.5543/tkda.2016.90672 Sayfa 387
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|
| 19. | Ventrikül kavitesine uzanan alışılmadik kitle: Apikal sol ventrikül lipomasi Unusual protruding intracardiac mass: Lipoma of left ventricular apex Semi Öztürk, Muhsin Kalyoncuoğlu, Mazlum Şahin, Gündüz Durmuş, Mehmet Can PMID: 28595216 doi: 10.5543/tkda.2016.99566 Sayfa 388
|
|
| DIĞER YAZILAR |
| 20. | Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlar Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlar Ertan Ural Sayfa 389
Makale Özeti | Tam Metin PDF |
|