Amaç: Bu çalışmada, ventrikül taşikardisi (VT) olan hastalar etyolojik, demografik, klinik ve hastane içi mortalite açısından değerlendirildi ve yüksek riskli hastalarda yeni tedavi yaklaşımları gözden geçirildi. Çalışma planı: Ocak 2000-Mayıs 2003 tarihleri arasında hastanemize sürekli VT nedeniyle yatırılan ya da izleminde sürekli VT gelişen ardışık 392 hasta (111 kadın, 281 erkek; ort. yaş 59.2; dağılım 20-90) geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Etyolojiye göre sınıflandırmada, en sık nedenin kronik iskemi (%45.9) olduğu, bunu akut iskemi (%18.6) ve dilate kardiyomiyopatinin (%14.3) izlediği görüldü; 60 hastada (%15.3) ise herhangi bir etyolojik neden bulunamadı. Ventrikül taşikardisine 109 hastada (%27.8) ventrikül fibrilasyonu (VF), 196 hastada (%50) senkop eşlik etmekteydi; 147 hastada (%37.5) üç damar, 68’inde (%17.4) iki damar, 35’inde (%8.9) tek damar hastalığı vardı. Hastane içinde ölen hasta sayısı 92 (%23.5) idi. Hastane içi mortalite, diyabetes mellitus (p=0.002), akut miyokard infarktüsü (p=0.004), senkop (p<0.001) ve VF (p<0.001) gelişen hastalarda anlamlı derecede fazla iken, idyopatik VT’li (p=0.01) ve implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör takılan (p=0.005) hastalarda anlamlı derecede az idi. Lojistik regresyon analizi senkop (p<0.001) ve VF gelişiminin (p<0.001) mortaliteyi etkileyen bağımsız faktörler olduğunu gösterdi. Sonuç: İskemik zeminde VT gelişimi prognozu olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle, VT gelişen akut iskemili hastalarda hiç zaman kaybedilmeden yoğun bakım şartlarında yoğun bir tedavi yaklaşımı uygun olacaktır.
Anahtar Kelimeler: Amiodaron/terapötik kullanım; antiaritmik ajan; defibrilatör, implante edilebilir; elektrokardiyografi; egzersiz testi; taşikardi, ventrikül/tedavi/mortalite; ventrikül fibrilasyonu
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
