Amaç: Methemoglobinemi, kardiyak implante edilebilir elektronik cihaz (CIED) implantasyonu sırasında kullanılan lokal anesteziklere bağlı olarak gelişebilen potansiyel olarak ciddi bir komplikasyondur. Çoğu olguda asemptomatik seyretmesine rağmen, farkındalığın sınırlı olması tanı ve tedavide gecikmelere yol açabilmektedir.
Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya, lokal anestezi altında CIED implantasyonu uygulanan toplam 126 hasta dahil edildi. Tüm işlemlerde %2 prilokain kullanıldı. Arteriyel kan gazı ve methemoglobin düzeyleri işlem öncesinde (bazal), işlemden 60 ve 120 dakika sonra ölçüldü. Methemoglobin fraksiyonunun (FMetHb) %1,5’in üzerinde olması methemoglobinemi olarak tanımlandı. Hastalar, 60. dakikadaki FMetHb düzeylerine göre ≤%1,5, %1,5–3 ve >%3 olmak üzere üç gruba ayrıldı. Klinik özellikler, anestezik dozları ve sonuçlar gruplar arasında karşılaştırıldı.
Bulgular: Hastaların %80,2’sinde FMetHb düzeyleri %1,5’in üzerinde saptandı. Üç hastada tedavi gereksinimi gelişti ve tümü tam iyileşme gösterdi. FMetHb >%3 olan hastalarda uygulanan lokal anestezik dozu anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,001). Gruplar arasında ilaç dozu ve pCO₂ düzeyleri açısından anlamlı farklılıklar gözlendi. Klinik parametreler arasında, prilokain dozu methemoglobinemi için en güçlü öngördürücü değişken olarak saptandı ve ROC analizinde ≥24,50 mg optimal eşik değer olarak belirlendi (AUC: 0,693; p<0,001).
Sonuç: CIED implantasyonu sonrası methemoglobinemi beklenenden daha sık görülebilir. Özellikle FMetHb >%3 gibi pratik eşik değerler kullanılarak erken tanı ve risk sınıflaması yapılması, zamanında tedavi ve daha iyi klinik sonuçlar elde edilmesini destekleyebilir.
Anahtar Kelimeler: Kardiyak implante edilebilir elektronik cihaz implantasyonu, ejeksiyon fraksiyonu, lokal anestezi, methemoglobinemi
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
