ISSN 1016-5169 | E-ISSN 1308-4488
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ - Turk Kardiyol Dern Ars: 48 (8)
Cilt: 48  Sayı: 8 - Aralık 2020
GÖRÜŞ
1. 
2020 ESC Kardiyoloji Uzmanlık Eğitim Programı: Neler değişti, neden değişti? Biz de eğitim programımızı değiştirmeli miyiz?
2020 ESC Core Curriculum for the Cardiologist: What has changed? Why? Should we also change our curriculum?
Aylin Yıldırır
PMID: 33257609  doi: 10.5543/tkda.2020.28866  Sayfalar 717 - 720
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDITÖRYAL YORUM
2. 
Akut koroner sendrom risk tayininde Galaktin-3
Galectin-3 for risk stratification in acute coronary syndrome
Kaan Okyay
PMID: 33257618  doi: 10.5543/tkda.2020.78277  Sayfalar 721 - 722
Makale Özeti | İngilizce Tam Metin

ARAŞTIRMA
3. 
ST-segment yükselmesiz miyokart enfarktüsü hastalarında galektin-3 ile SYNTAX Skoru I arasındaki ilişki
The relationship between galectin-3 and SYNTAX Score I in patients with non-ST-segment elevation myocardial infarction
Alaa Quisi, Gökhan Alıcı, Ömer Genç, Hazar Harbalıoğlu, İbrahim Halil Kurt
PMID: 33257615  doi: 10.5543/tkda.2020.61987  Sayfalar 723 - 730
Amaç: İnsanlarda yapılan çalışmalarda aterosklerotik lezyonlarda galektin-3 ekspresyonunun artmış olduğu bildirilmiştir. Bu bulgu galektin-3’ün aterojenezdeki rolünü düşündürmektedir. Bununla birlikte, galektin-3 ile koroner arter hastalığının şiddeti ve karmaşıklığı arasındaki ilişki hakkında veri eksikliği vardır. Bu çalışmada ST-segment yükselmesiz miyokart enfarktüslü (STYzME) hastalarda galektin-3 ile SYNTAX Skoru I arasındaki ilişki araştırıldı.

Yöntemler: Bu çalışmaya STYzME tanısı konan ve koroner anjiyografi uygulanan toplam 95 ardışık hasta alındı. Her hastanın başlangıç galektin-3 düzeyi ölçüldü. Her hastanın SYNTAX Skoru I çevrimiçi skor hesaplayıcısı (www.syntaxscore.com) kullanılarak hesaplandı. Çalışma popülasyonu iki gruba ayrıldı: SYNTAX Skoru I ≤22 olan grup (n=55) ve SYNTAX Skoru I >22 olan grup (n=40).

Bulgular: Galektin-3, SYNTAX Skoru I >22 olan grupta SYNTAX Skoru I ≤22 olan gruba göre anlamlı olarak daha yüksekti (22.1±8.3 ve 13.5±7.7, p<0.001). Lojistik regresyon analizinde, galektin-3’ün (odds oranı [OO]=1.195, %95 güven aralığı [GA]: 1.097–1.302, p<0.001), sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (OO=0.941, %95 GA: 0.888–0.997, p=0.040) ve trombosit sayısının (OO=1.013, %95 GA: 1.003–1.024, p=0.014) orta ve yüksek SYNTAX Skoru I ile ilişkili olan bağımsız değişkenlerin olduğu gösterildi. ROC analizinde orta ve yüksek SYNTAX Skoru I’i tahmin etmede galektin-3 için 14.0 ng/mL kestirim değeri %75.0 hassasiyet ve %51.0 özgüllük ile anlamlı bulundu (p<0.001).

Sonuç: Galektin-3, NSTEMI hastalarında SYNTAX Skoru I ile değerlendirilen koroner arter hastalığının ciddiyeti ve karmaşıklığı ile ilişkilidir.

4. 
Seattle Anjina Anketi’nin Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliği
The validity and reliability of the Turkish version of the Seattle Angina Questionnaire
Mehmet Tuncay Duruöz, Canan Şanal Toprak, Fırat Ulutatar, Anwar Suhaimi, Mehmet Agirbasli
PMID: 33257610  doi: 10.5543/tkda.2020.24583  Sayfalar 731 - 738
Amaç: Seattle Anjina Anketi’nin (SAA) Türkçe versiyonunun koroner arter hastalığı (KAH) ve anjinası olan hastalarda geçerlilik ve güvenilirliğini değerlendirmektir.

Yöntemler: SAA çeviri-geri çeviri yöntemi ile İngilizce’den Türkçe’ye çevrildi. Anket 19 sorudan oluştu. Sorular 1 ile 5–6 arası puanlanmaktadır ve 5 alan değerlendirilmektedir (fiziksel limitasyon, anjinal stabilite, anjina sıklığı, hasta algısı ve hasta memnuniyeti). Güvenilirliğin değerlendirilmesi için iç tutarlılık (Cronbach alfa) değerlendirilmiştir. Yapı geçerliliğinin değerlendirilmesinde Spearman korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Benzer ölçek geçerliliği değerlendirilmesinde SAA ile Nottingham Sağlık Profili ve MacNew kalp hastalığı yaşam kalitesi (MacNew) anketleri arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Ayırt edici geçerlilik değerlendirilmesinde SAA ile hastaların yaş, vücut kitle indeksi (VKİ), cinsiyet ve medeni hali arasındaki ilişkiye bakılmıştır. P<0.05 anlamlı olarak kabul edildi.

Bulgular: Kardiyoloji kliniğinde anjiyografi uygulanan 67 hasta çalışmaya alındı. Hastaların ortalama yaşı 58.7 (SS: 10.2) idi. SAA’nın alt gruplarının Cronbach alfa değerleri 0.715 ile 0.910 arasında değişmekte olup iyi düzeyde güvenilirliği göstermektedir. SAA’nın tüm alt grupları MacNew anketinin tüm alt grupları ile anlamlı düzeyde korele saptanmış olup benzer ölçek geçerliliğini göstermektedir. Yaş, VKİ, cinsiyet ve medeni hali düzeyi ile korelasyon saptanmamış olup bu da ayırt edici geçerliliğin göstergesidir.

Sonuç: Seattle Anjina Anketi Türk popülasyonunda iyi geçerlilik ve güvenilirlik düzeyine sahiptir; anjina ve KAH tanılı hastalarda kullanışlı ve pratik bir ankettir.

5. 
Mitral kapak prolapsusunda aortik distensibilitenin ekokardiyografi ve aplanasyon tonometrisi ile değerlendirilmesi
Evaluation of aortic distensibility in patients with mitral valve prolapse using echocardiography and applanation tonometry
Sedat Kalkan, suleyman Efe, Onur Tasar, Can Yucel Karabay, Cevat Kirma
PMID: 33257614  doi: 10.5543/tkda.2020.52988  Sayfalar 739 - 745
Amaç: Mitral kapak prolapsusu (MVP) popülasyonun büyük bir bölümünü etkileyen kalp kapak anomalisidir. Önceki çalışmalar, izole MVP hastalarında aort çapı arttıkça aort distensibilitesinin azaldığını göstermiştir. Bu çalışmanın amacı, konvansiyonel ekokardiyografik incelemeye ek olarak aort distensibilitesinin aplanasyon tonometrisi ile değerlendirilmesi ve MVP hastalarında her iki yöntemin karşılaştırılmasıdır.

Yöntemler: Bu çalışmaya 36 mitral kapak prolapsusu (16 erkek ve 20 kadın) ve 23 sağlıklı kontrol gruubu (11 erkek ve 12 kadın) dahil edildi. Tüm hastalarda ve kontrol grubunda; ekokardiyografi ile aort çapındaki değişiklik ve distensibilite incelendi ve aplanasyon tonometrisi ile nabız dalga hızı (NDH) ölçüldü.

Bulgular: Ekokardiyografik ölçümlere göre; aort distensibilitesi MVP hasta grubunda kontrol grubuna göre daha düşüktü (6.2±4.0 ve 10.0±5.2 cm².dyn⁻¹.10⁻⁶, p=0.02). Aplanasyon tonometrisi ile ölçülen NDH, MVP hastalarında kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti (9.0±2.4 ve 7.2±1.4 m/s p=0.006).

Sonuç: Bu çalışma, izole MVP’li hastalarda aort distensibilitesinin sağlıklı kontrol grubuna göre azaldığını göstermiştir. Her iki yöntemin sonuçları arasında orta derecede negatif korelasyon vardı.

6. 
Yeni tanı konmuş hipertansiyonu olan hastalarda erektil disfonksiyon ile epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ve karotis intima-media kalınlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between erectile dysfunction and epicardial fat tissue thickness and carotid intima-media thickness in patients with newly diagnosed hypertension
Davut Karakurt, Hüseyin Ede, Yasar Turan, Abdullah Gürel, İsa Ardahanlı, Taner Sarak
PMID: 33257608  doi: 10.5543/tkda.2020.21290  Sayfalar 746 - 753
Amaç: Bu çalışmada, yeni tanı konmuş hipertansiyonu olan hastalarda, endotel disfonksiyon ve subklinik ateroskleroz belirteçleri olan epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ve karotis intima-media kalınlığı ile erektil disfonksiyon arasındaki ilişki araştırıldı.
Yöntemler: 1 Mayıs 2018-31 Mayıs 2019 tarihleri arasında yeni tanı konmuş hipertansiyonu olan 101 erkek hastanın ekokardiyografi yardımı ile epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ve karotis intima-media kalınlığı ölçüldü. Erektil disfonksiyon değerlendirmesi Uluslararası Cinsel İşlev İndeksinin 5 Soruluk Versiyonu (IIEF-5) ile yüz yüze görüşülerek üroloji polikliniğinde yapıldı. Erektil disfonksiyonu olan ve olmayan hastaların verileri karşılaştırıldı.
Bulgular: Yeni tanı konmuş hipertansiyonu olan hastalarda erektil disfonksiyon varlığı ve şiddeti ile epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ve karotis intima-media kalınlığı arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Erektil disfonksiyonu olan hastalarda sol ventrikül diyastolik fonksiyonlarının daha fazla bozulmuş olduğu saptandı.
Sonuç: Yeni tanı konmuş hipertansiyonu olan hastalarda, erektil disfonksiyonun artmış epikardiyal yağ dokusu kalınlığı ve karotis intima-media kalınlığı ile ilişkili olduğu saptanmıştır.

7. 
Tromboze hemodiyaliz fistüllerinin tedavisinde perkütan anjiyoplasti: Bir yıllık takip ile tek bir merkez deneyimi
Percutaneous angioplasty in the treatment of thrombosed hemodialysis fistulas: A single-center experience with 1 year of follow-up
Ibrahim Kocayigit, Ersan Tatlı, Ahmed Bilal Genç, Selçuk Yaylacı, Salih Şahinkuş, Muhammed Necati Murat Aksoy, Mustafa Tarık Ağaç, Hamad Dheir, Savaş Sipahi
PMID: 33257611  doi: 10.5543/tkda.2020.33027  Sayfalar 754 - 759
Amaç: Hemodiyaliz arteriyovenöz fistüllerinin (AVF) trombozu ciddi bir komplikasyondur ve ivedi bir şekilde tedavi gerektirir. Çoğu olgular cerrahi olarak tedavi edilmekle birlikte son zamanlarda endovasküler tedavi yöntemleri uygulanabilir bir alternatif haline gelmiştir. Bu çalışmada, ilaç kaplı ve standart balonlarla perkütan olarak tedavi edilen tromboze hemodiyaliz fistül işlemlerinin başarı oranlarını ve açıklık oranlarını değerlendirdik.
Yöntemler: Kliniğimizde perkütan olarak tedavi edilmiş tromboze nativ hemodiyaliz AVF’si olan 33 hasta geriye dönük olarak analiz edildi. İşlem başarısı, %30’dan daha az rezidü darlık ile akışın yeniden sağlanması ve hemodiyaliz AVF yoluyla diyalizin tekrar başlaması olarak tanımlandı. İşlemlerin başarı oranları; bir, altı ve 12 aylık açıklık oranları değerlendirildi. Bununla birlikte ilaç kaplı balonların standart balonlara göre açıklık oranlarına etkisi değerlendirildi.
Bulgular: Yirmi beş radiyosefalik ve sekiz brakisefalik hemodiyaliz AVF’si tedavi edildi. Hastaların 23’ünde akım tekrar sağlandı (başarı oranı %69.7). Açıklık oranları ilk ayda %95.6, altıncı ayda %76.1 ve 12. ayda %57.9 idi. Bu 23 hastanın 10’u ilaç kaplı balonla, diğerleri standart balonlarla tedavi edildi. Fistüllerin ilk aydaki açıklık oranları ilaç kaplı balon ve standart balonlarla tedavi edilenlerde benzerdi (sırasıyla, %100 ve %92.3; p=0.393). İlaç kaplı balon tedavisiyle altı (sırasıyla, %88.9 ve %66.7; p=0.258) ve onikinci ay (sırasıyla, %75 ve %45.4 p=0.219) açıklık oranları standart balonlara göre oransal olarak daha yüksekti.
Sonuç: Tromboze hemodiyaliz AVF’lerinin tedavisinde perkütan girişim az invaziv, güvenli ve etkili bir işlemdir. Bununla birlikte 6. ve 12. aydaki açıklık oranlarında ilaç kaplı balonlarda standart balonlara göre iyi sonuçlar izlenmiştir.

8. 
Çocuklarda transkateter atriyal septal defekt kapatılması sırasında radyasyon maruziyetini azaltmak mümkün müdür?
Is it possible to reduce radiation exposure during transcatheter atrial septal defect closure in children?
İbrahim Cansaran Tanıdır, Selman Gökalp, Erkut Özturk, Erman Çilsal, Mehmet Akın Topkarcı, Alper Guzeltaş
PMID: 33257613  doi: 10.5543/tkda.2020.45383  Sayfalar 760 - 765
Amaç: Kalp kateterizasyonu, doğuştan kalp hastalığı olan hastalarda radyasyona maruz kalmanın ana nedeni olmaya devam etmektedir. Çocuklar radyasyonun hem yıkıcı hem de zararlı etkisine daha yatkındırlar ve bu hastalarda maruziyeti azaltmak için her türlü çaba gösterilmelidir. Radyasyonun azaltılmasının bir yolu da düşük atım floroskopi hızı kullanmaktır. Bu çalışmanın amacı, transkateter atriyal septal defekt (ASD) kapatılması sırasında, 15 fps (saniyedeki resim atım hızı) protokolü ve 3.75 fps floroskopi protokolünün radyoasyon maruziyetini karşılaştırmaktadır.
Yöntemler: Aralık 2014 ile Eylül 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen transkatater ASD kapatma prosedürleri (Grup 1; 3.75 fps floroskopi oranı kullanılarak) ile Aralık 2011 ile Kasım 2014 (Grup 2; 15 fps floroskopi oranı kullanılarak) arasında gerçekleştirilen prosedürler radyasyon maruziyeti açısından karşılaştırıldı. Radyasyon dozu; hava kerma (mGy) ve doz alan çarpımı (DAP; mGy/m2) olarak ölçüldü.
Bulgular: Her iki grupta 80 hasta vardı. Demografik özellikler, vücut ağırlığı ve boy açısından gruplar birbirine benzerdi. Ortalama floroskopi süresi Grup 2’de anlamlı olarak uzundu. Gruplar arasında floroskopi süresi farklı olduğundan, DAP ve hava kerma floroskopi süresine göre indekslendi. Grup 1’de indekslenmiş DAP ve hava kerma dozu ile vücut ağırlığına göre indekslenmiş DAP ve hava kerma Grup 2’de daha düşüktü (p<0.001).
Sonuç: Pratikte kullanılan en düşük hız olan 3.75 fps floroskopi protokolü ile radyasyon dozunda anlamlı bir azaltma olduğunu saptadık. Uygulanan yenilikçi radyasyon dozu azaltma protokolü, transkatater ASD kapatılması işleminin güvenirliliğini ve etkinliğini azaltmadan kolayca uygulanabilir. Bu yöntem hastaların ve sağlık personelinin güvenliği için de uygulanmalıdır.

OLGU BILDIRISI
9. 
Süper yüksek basınçlı balon ile yetersiz genişletilmiş stentin başarılı dilatasyonu: Olgu sunumu
Successful dilatation of underexpanded stent with super-high-pressure balloon: A case report
Mesud Jamakovic, Kenana Aganovic, Edin Begic
PMID: 33257604  doi: 10.5543/tkda.2020.00015  Sayfalar 766 - 770
Kalsifiye lezyonların dilatasyonu ve perkütan koroner girişimi girişimsel kardiyologların günlük pratiğinde sık karşılaştığı bir zorluktur. Koroner kalsifikasyon, aterosklerotik sürecin ilerlemesinin bir göstergesidir. Kalsifiye lezyonların varlığı, daha kötü klinik sonuçları öngörür ve artmış mortalite ve işlem sonrası majör olumsuz kardiyovasküler olaylar ile ilişkilidir. Altmış̧ bir yaşındaki erkek hasta, daha önce suboptimal genişletilmiş̧ stentte gelişen stent trombozunun neden olduğu kardiyak arrest ile komplike olan ST yükselmeli miyokart enfarktüsü (STYME) tanısı ile hastaneye kabul edildi. Lezyon, non-kompliyan (NC) balonların dilatasyonuna yanıt vermezken, süper yüksek basınçlı NC balonun (OPN NC) ultra yüksek basınçta şişirilmesiyle lezyonun dilatasyonunda optimum sonuç elde edilmiştir. Kalsifik, sert lezyonlara girişim kapsamlı ve dikkatli bir yaklaşım gerektirir. OPN NC balonları bu tip lezyonların tedavisinde yer edinmiştir. İşlemden sonra optimize edilmiş tıpsal tedavi de olumsuz kardiyovasküler olayların önlenmesi için vazgeçilmezdir.

10. 
Sol subklavyen vene olan anormal pulmoner venöz bağlantının perkütan tedavisi
Transcatheter treatment of partial anomalous pulmonary venous connection to left subclavian vein
Selma Arı, Hasan Arı, Fahriye Vatansever, Mehmet Melek, Tahsin Bozat
PMID: 33257612  doi: 10.5543/tkda.2020.44376  Sayfalar 771 - 774
Nadiren çift drenaj anormal pulmoner venöz bağlantı ve transkateter tedavisi bildirilmiştir. Bu yazıda, sol üst pulmoner vende dikey vene ve sol atriyuma drene olan çift drenajlı anormal pulmoner venöz bağlantısı olan ve egzersiz ile nefes darlığı olan 27 yaşında kadın hasta sunuldu. Hastada, balon oklüzyon testi ile anormal dikey ven bağlantısının kapatılmasının akciğer basıncını artırıp artırmadığı değerlendirildi. Bu testin sonuçları, tedavi kararları için önemli bir kılavuzdur. Testten sonra, anormal venöz bağlantı Amplatzer Vascular Plug II 12x9 mm vasküler plak ile kapatıldı. Perkütan tedavi cerrahi tedaviye kıyasla daha az invazif bir tedavi yöntemidir ve uygun hastalarda tercih edilebilir.

11. 
Obstrüktif mekanik mitral kapak trombozu ve gastrik adenokarsinom: Tedavideki zorluklar
Obstructive mechanical mitral valve thrombosis and gastric adenocarcinoma: A therapeutic dilemma
Ekrem Karaayvaz, Zeynep Gizem Demirtakan, Mehmet Rasih Sonsöz, Aslı Nalbant, Zehra Buğra
PMID: 33257607  doi: 10.5543/tkda.2020.09406  Sayfalar 775 - 778
Cerrahinin riskli olduğu durumlarda fibrinoliz, mekanik protez kapak trombozunun tedavisinde seçilecek bir yöntemdir. Güncel klavuzlar, heparin ile birlikte rekombinant doku plazminojen aktivatörü (toplam 100 mg) önermektedir. Kanama riski yüksek olan hastalarda düşük doz alteplaz protokolünün (25 mg) kullanılabilirliği ileri araştırmalar gerektirir. Bu yazıda, geçirilmiş mitral kapak replasmanı öyküsü olan, midenin taşlı yüzük hücreli adenokarsinomu tanısı alan ve ekokardiyografisinde obstrüktif mekanik protezi olan 65 yaşında bir kadın hasta sunuldu. Olgunun zorlayıcı yanları ve kullanılan modifiye fibrinolitik protokolü açıklandı.

NASIL YAPALIM?
12. 
Kol venlerinden sağ kalp kateterizasyonu nasıl yapılır?
How to perform right heart catheterization via the arm veins?
Yalcin Velibey
PMID: 33257606  doi: 10.5543/tkda.2020.01394  Sayfalar 779 - 783
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

OLGU GÖRÜNTÜSÜ
13. 
Yakın zamanda başlayan dispnenin nedeni olarak büyük aort kökü anevrizması
Huge aortic root aneurysm as cause of recent-onset dyspnea
María Elena Arnaiz-Garcia, Francisco Javıer López- Rodríguez, Soraya Merchán-Gómez, Javier Arnaiz, José María González Santos
PMID: 33257617  doi: 10.5543/tkda.2020.90258  Sayfa 784
Makale Özeti | İngilizce Tam Metin | Video

14. 
Dev sağ koroner arter ve sol atriyum arasındaki fistül olgusu
A case of fistula between huge right coronary and left atrium
Berat Uğuz, Selvi Öztaş, Nurullah Doğan, Selma Kenar Tiryakioglu
PMID: 33257605  doi: 10.5543/tkda.2020.00782  Sayfa 785
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

15. 
Künt göğüs travmasını takiben akut enflamatuvar perikardit ve daralma
Acute inflammatory pericarditis and constriction following blunt chest trauma
Chonthicha Tanking, Alexios Antonopoulos, Cemil Izgi, Naomi Earl, Derek Harrington
PMID: 33257616  doi: 10.5543/tkda.2020.69137  Sayfa 786
Makale Özeti | İngilizce Tam Metin | Video

16. 
Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlar
Comment on cardiology publications
Ertan Ural
Sayfa 787
Makale Özeti |Tam Metin PDF



Journal Metrics

Journal Citation Indicator: 0.18
CiteScore: 1.1
Source Normalized Impact
per Paper:
0.22
SCImago Journal Rank: 0.348

Hızlı Arama



Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi