ISSN 1016-5169  |  E-ISSN 1308-4488
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ - Turk Kardiyol Dern Ars: 41 (8)
Cilt: 41  Sayı: 8 - Aralık 2013
ARAŞTIRMA
1. 
Kararlı koroner arter hastalığı olanlarda elektif stent uygulaması sırasında sCD40L salınımı: İlaç salınımlı stent ile çıplak metal stent etkisinin karşılaştırılması
Soluble CD40 ligand release in patients with stable coronary artery disease during elective stent implantation: effect of drug-eluting stent over bare metal stent
Cihan Dündar, Filiz Kızılırmak, Kürşat Tigen, Akın İzgi, Tansu Karaahmet, Selçuk Pala, Vecih Oduncu, Ayhan Erkol, Mustafa Bulut, Cevat Kırma
PMID: 24351940  doi: 10.5543/tkda.2013.64600  Sayfalar 675 - 682
Amaç: Kararlı koroner arter hastalığı olan kişilerde ilaç salınımlı stent (İSS) uygulamasının soluble CD40 ligand (sCD40L) seviyesi üzerine etkisi araştırıldı.
Çalışma planı: Stent uygulanan kararlı koroner arter hastalığı bulunan 89 ardışık hasta (33 kadın, 56 erkek; ortalama yaş 61±10 yıl) çalışmaya dahil edildi. Çıplak metal stent (ÇMS) veya İSS yerleştirilmesine hastanın klinik durumu ve lezyon özellikleri ile karar verildi. Plazma sCD40L seviyesi için işlem öncesi ve sonrası kan örnekleri alındı ve değerler arasındaki fark delta sCD40L olarak ifade edildi. Her bir hastaya yerleştirilen stentlerin toplam uzunluk ve genişliği ayrıca işlem öncesi ve sonrası dilatasyon uygulamaları kaydedildi. Hastalar işlem sonrası bir yıl takip edilerek ölüm, miyokart enfarktüsü ve revaskülarizasyondan oluşan olumsuz sonlanımlar gözlemlendi.
Bulgular: Kırk dokuz hastaya ÇMS, 40 hastaya ise İSS yerleştirildi. Her iki stent grubu arasında yaş, stent uzunluğu ve genişliği ve delta sCD40L plazma seviyesi açısından fark yoktu. Delta sCD40L sadece toplam stent uzunluğu ile ilişkiliydi (r=0.374, p<0.001). İşlemsel parametrelerin biyobelirteç salınımındaki etkilerinin daha iyi belirlenmesi için delta sCD40L değerleri çeyreklere bölünündü. Toplam stent uzunluğu (p=0.008), stent genişliği (p=0.038) ve öndilatasyon işlemi varlığı (p=0.034) sCD40L çeyrekleri arasında farklı parametreler olarak bulundu. İstatistiksel olarak anlamlılık sınırına ulaşmasa da tüm olumsuz sonlanımlar en yüksek çeyrekte gözlemlendi (p=0.179).
Sonuç: Kararlı koroner arter hastalığı grubunda ÇMS veya İSS uygulamasının işlemsel sCD40L salınımı üzerine etkisi yoktur. Toplam stent uzunluğu, stent genişliği ve öndilatasyon varlığı sCD40L salınımı ile ilişkili bulundu.

2. 
Akut iskemik inmenin girişimsel kardiyologlar tarafından damariçi yolla tedavisi: İlk ulusal deneyim
Endovascular therapy of acute ischemic stroke by interventional cardiologists: initial national experience
Abdurrahman Tasal, Ahmet Bacaksiz, Mehmet Akif Vatankulu, Talip Asil, Omer Goktekin
PMID: 24351941  doi: 10.5543/tkda.2013.48313  Sayfalar 683 - 690
Amaç: Akut iskemik inme tanısı alan ve damariçi yolla tedavi uygulanan hastalar ile ilgili ilk deneyimlerimizi sunmayı amaçladık.
Çalışma planı: Akut iskemik inme nedeniyle hastanemize başvuran ve mekanik trombektomi uygulanan ardışık 19 hastanın (7 kadın, 12 erkek; ort. yaş 61.4±12.5 yıl) demografik, klinik ve anjiyografik bulguları geriye dönük olarak değerlendirildi.
Bulgular: Başvuru sırasında ortalama NIHHS (National Institutes of Health Stroke Scale) skoru 19.5±5.6 idi. Olguların hepsinde orta serebral arter (11’inde proksimal, 8’inde distal) tam tıkalı idi. Yedi olguda hem kraniyum dışı hem de kranyum içi tıkanma (tandem oklüzyon) tespit edildi. Olguların 16’sında (%84) başarılı revaskülarizasyon sağlandı. İşlemden 24 saat sonra ortalama NIHHS skoru 8.4±8.2 idi. Üçüncü ayın sonunda ise olguların %60’ında modifiye Rankin skoru ≤2 idi. İki olguda (%11) işlem sırasında emboli distale kaydı. Hiçbir olguda semptomatik kafa içi kanama olmadı. Üç aylık takipte üç hasta hayatını kaybetti. Tüm hastalarda trombektomi işlemi Solitaire AB geri çekilebilir stent sistemi kullanılarak yapıldı.
Sonuç: İlk deneyimlerimiz, akut iskemik inmenin damariçi tedavisinin deneyimli girişimsel kardiyologlar tarafından ülkemizin birçok modern kateter laboratuvarlarında yüksek başarıyla uygulanabileceğini göstermektedir.

3. 
Koroner yavaş akım fenomeni saptanan hastalarda sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Evaluation of left ventricular systolic and diastolic functions in patients with coronary slow flow phenomenon
Cemil Zencir, Mustafa Çetin, Hasan Güngör, Kayıhan Karaman, Çağdaş Akgüllü, Ufuk Eryılmaz, Mücahit Avcil
PMID: 24351942  doi: 10.5543/tkda.2013.51882  Sayfalar 691 - 696
Amaç: Bu çalışmada, koroner yavaş akım fenomeni (KYAF) olan hastalarda geleneksel ve doku Doppler ekokardiyografi ile ölçülen sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyon parametreleri kontrol grubuyla karşılaştırıldı.
Çalışma planı: Çalışmaya koroner anjiyografi sırasında KYAF saptanan 60 hasta (49 erkek; ortalama yaş 52.4±12.1) ve normal koroner arterler saptanan 30 gönüllü (21 erkek; ortalama yaş 50.2±12.1) alındı. Koroner yavaş akım fenomeni tanısı TIMI kare sayısı (TKS) yöntemiyle konuldu. Her bir koroner arterin TIMI kare sayısı TKS yöntemiyle hesaplandı. Gelenekselve doku Doppler ekokardiyografi ile sol ventrikülün sistolik ve diyastolik fonksiyonları değerlendirildi. Diyastolik fonksiyon parametreleri ile TKS bağıntısı araştırıldı.
Bulgular: Gruplar arasında bazal demografik ve laboratuvar sonuçları arasında anlamlı fark yoktu. TKS, KYAF grubunda yüksekti (p<0.001). Geleneksel ekokardiyografik incelemede sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF), E/A oranı ve izovolemik gevşeme zamanı (IVRT) benzerdi (sırasıyla, %65.93±8.06 ve 66.63±5.96, 1.11±0.36 ve 1.22±0.33, 85±17 cm/sn ve 84±13 cm/sn, tüm p değerleri >0.05). Doku Doppler ile ekokardiyografik incelemede grupların Em, Am ve E/Em oranı benzer idi (sırasıyla, 7.0±2.1cm/s ve 7.4±1.7, 7.4±2.0 cm/sn, 7.0±1.4 cm/sn, 10±3 ve 10±1, tüm p değerleri >0.05). Sol inen koroner arterin (LAD) düzeltilmiş TKS (cLAD) ve ortalama TKS ile E/A oranı, DT, IVRT ve E/Em oranı arasında anlamlı bağıntı saptanmadı.
Sonuç: Çalışmamızda koroner yavaş akım fenomeni olan hastalardaki sol ventrikülün sistolik ve diyastolik fonksiyonlarının korunmuş olduğu saptandı.

EDİTÖRDEN
4. 
Editöryal Yorum: Koroner yavaş akım fenomeni: Bir adım ileri iki adım geri
The coronary slow flow phenomenon: one step forward, two steps back
Serdar Sevimli
PMID: 24351943  doi: 10.5543/tkda.2013.22470  Sayfalar 697 - 698
Koroner yavaş akım fenomeni (KYAF), normal veya normale yakın anjiyografik coroner arter varlığı ile beraber, distal koroner vasküler yatağın gecikmiş anjiyografik opasifikasyonu olarak tanımlanmıştır.

ARAŞTIRMA
5. 
Perkütan koroner girişim sonrası -mobiliteye izin veren- kontrollü baskı kemerinin kum torbasıyla karşılaştırılması: Pilot çalışma
Comparison of controlled pressure belt -allowing mobilityto sandbags after percutaneous coronary intervention: pilot study
Süleyman Ercan, Vedat Mehmet Karslı, Vedat Davutoğlu, Ahmad Huraibat, Muhammed Oylumlu, İbrahim Halil İnanç, Murat Yüce, Mehmet Aksoy
PMID: 24351944  doi: 10.5543/tkda.2013.04742  Sayfalar 699 - 704
Amaç: Yeni geliştirdiğimiz ve patentini aldığımız, koroner işlemler sonrası mobiliteye izin veren, femoral artere ayarlanabilir bası uygulamaya yarayan kemerin (Anjiyobelt) etkinlik ve güvenilirliği araştırıldı.
Çalışma planı: Çalışmaya Ekim 2012 ve Nisan 2013 tarihleri arasında perkütan koroner girişim planlanan ardışık 189 hasta alındı. Kum torbası konulan grupta 96 hasta Anjiyobelt kullanılan grupta 93 hasta yer aldı. Femoral artere primer hemostaz sağlanana kadar elle bası uygulandı. Hemostaz sağlandıktan sonra 4-5 kilogramlık kum torbası veya Anjiyobelt yerleştirildi. Anjiyobelt’li hastaların ihtiyaç halinde mobilizasyonuna izin verildi. İşlem sonrası 24. saatte femoral bölgedeki yüzeyel morluklar görsel olarak, femoral arter Doppler ultrasonuyla hematom, psödoanevrizma ve arteriyovenöz fistül gibi komplikasyonlar değerlendirildi.
Bulgular: Hematom kum torbası konulan grupta daha fazla gelişti. Bir cm’den küçük hematomlar kum torbası grubunda 52, Anjiyobelt grubunda 25 hastada görüldü (p<0.0001). 1-5 cm arasındaki hematom ise kum torbasında beş hastada, Anjiyobelt grubunda ise üç hastada gelişti (p<0.0001). Çalışmamızda femoral arter psödoanevrizması dört hastada görüldü. Bunların ikisi Anjiyobelt kullanılan hasta diğer ikisi kum torbası konulan hastalardı (p=0.975).
Sonuç: Perkütan koroner girişim yapılan hastalarda Anjiyobelt klasik kum torbalarına göre hematom sıklığını önemli derecede azaltmaktadır. Diğer femoral bölge komplikasyonları bakımından da kum torbalarına benzer etkinlik ve güvenilirlikte olduğu görülmektedir. Bu hastaların en önemli sıkıntılarından olan hareket kısıtlanması da Anjiyobelt ile ortadan kaldırılmış olmaktadır.

6. 
Erişkin ve çocuklardaki sekundum tip atriyal septal defektlerin perkütan yaklaşım ile kapatılması: Kısa-orta dönem izlem sonuçlarımız
Percutaneous closure of secundum atrial septal defects in pediatric and adult patients: short- and mid-term follow-up results
Yüksel Kaya, Mustafa Yurtdaş, Yemlihan Ceylan, Mustafa Orhan Bulut, Nihat Söylemez, Tolga Sinan Güvenç, Ahmet Karakurt, Ramazan Akdemir, Hasan Öztürk, Yılmaz Güneş, Bahattin Balcı, Mehmet Özkan
PMID: 24351945  doi: 10.5543/tkda.2013.84031  Sayfalar 705 - 713
Amaç: Perkütan yolla atriyal septal defekt (ASD) kapatma işlemi yapılan hastaların kısa ve orta dönem takip sonuçları değerlendirildi.
Çalışma planı: Çalışmaya sekundum tip ASD tanısı konan 79 hasta (54 kadın, 25 erkek; ortalama yaş 26.2±17.2; dağılım 3-71) alındı. Tüm hastalar transtorasik ekokardiyografi (TTE) ve/veya transözefageal ekokardiyografi (TÖE) ile değerlendirildi. Perkütan kapatma için Amplatzer septal oklüder (ASO) cihazı kullanıldı. İşlem, 76 hastada lokal anestezi altında ve TTE eşliğinde yapılırken, kalan üç hastada ise genel anestezi altında TÖE eşliğinde yapıldı. Hastalar birinci, altıncı, 12. aylarda ve sonrasında yıllık olarak takip edildi. Ortalama takip süresi 13.5±6.6 ay idi.
Bulgular: Ortalama defekt çapı (TTE) 18.2±7.5 mm, ortalama balon ile gerilmiş çapı 20.7±8.04 mm, ortalama ASO cihaz çapı 22.7±8.5 mm idi. Ortalama işlem süresi 40.2±12.6 dakika, ortalama floroskopi süresi 10.9±4.1 dakika idi. İşlem, tüm hastalarda %100 başarıyla uygulandı. Başarılı işlem sonrası kalp tamponadı gelişen bir hasta acil ameliyata verildi. Ameliyat sonrası yedinci günde hasta kaybedildi. İki hastada işlem sonrası cerrahi girişim gerektiren cihaz embolizasyonu gözlendi. İşlemden hemen sonraki TTE incelemesinde; üç hastada minimal kalıntı geçiş izlenirken bir ay sonraki kontrollerde izlenmedi. Bir hastada bir ay sonraki kontrolde hafif perikart sıvısı, bir hastada ise altı ay sonraki kontrolde cihazın kötü yerleşimi (malpozisyonu) ve önemli kalıntı geçiş görüldü.
Sonuç: Çalışmamızın bulguları, ASD’nin perkütan yolla kapatılmasının düşük komplikasyon ve yüksek bir başarı oranı ile uygulanabileceğini ve takiplerde olguların çoğunda kısa ve orta dönemde kalıntı geçiş olmadığını göstermektedir.

7. 
Çocuklarda kilo fazlalığının kalp fonksiyonlarına etkisi
Effect of overweight on cardiac function in children
Şeref Alpsoy, Aydın Akyüz, Dursun Cayan Akkoyun, Burçin Nalbantoğlu, Birol Topçu, Hasan Değirmenci, Burcu Özdilek, Mustafa Metin Donma
PMID: 24351946  doi: 10.5543/tkda.2013.02072  Sayfalar 714 - 723
Amaç: Obezitenin kalp yetersizliği riski ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Semptomsuz sol ventrikül (SV) diyastolik fonksiyon bozukluğu kalp yetersizliği gelişmesi ile ilişkilidir. Çocuklarda kilo fazlalığının subklinik SV diyastolik fonksiyon bozukluğu ile ilişkili olup olmadığı belli değildir. Bu çalışmanın amacı kilolu çocuklarda SV kitle indeksi ve SV diyastolik fonksiyonları üzerine beden kütle indeksi (BKİ) ve bel çevresinin etkisini değerlendirmektir.
Çalışma planı: Çalışmaya normal kilolu (yaşa göre ayarlanmış BKİ: %15-85 arası) 91 ve fazla kilolu (yaşa göre ayarlanmış BKİ: %85-95 arası) 61 olmak üzere toplam 153 çocuk katıldı. İki boyutlu, M-Mode görüntüleme ile boyutlar ve çaplar ölçüldü. SV diyastolik fonksiyonu geleneksel ve doku Doppler görüntüleme ile değerlendirildi.
Bulgular: Kilolu çocuklarda yüksek yoğunluklu kolesterol düşük, sistolik ve diyastolik kan basıncı (KB), serum insülini, HOMA indeksi, trigliserit (TG), sol atriyum, aort ve SV çapları, SV duvar kalınlıkları, sol ventrikül kitlesi (SVK) ve sol ventrikül kitle indeksi (SVKİ) fazla idi. Mitral anülüs septal e’, septal e’/a’, lateral e’, lateral e’/a’, triküspit lateral anülüs e’ ve e’/a’ değerleri düşüktü. Mitral anülüs septal e’, lateral e’, triküspit lateral anülüs e’, mitral anülüs septal e’/a’, lateral e’/a’ ve triküspit lateral anülüs e’/a’ ile BKİ, bel çevresi, serum insülin düzeyi, HOMA indeksi, sistolik ve diyastolik KB arasında negatif korelasyon bulundu. SVKİ ile BKİ ve bel çevresi arasında pozitif korelasyon bulundu. Mitral anülüs septal e’, septal e’/a’, lateral e’, lateral e’/a’ için sadece BKİ öngördürücü olarak tespit edildi.
Sonuç: Normal kilolu çoçuklara kıyasla kilolu çocuklarda SV diyastolik fonksiyonlarında azalma vardır. Kilolu çocuklarda BKİ, SV diyastolik fonksiyonlarında azalma ile ilişkilidir.

OLGU BİLDİRİSİ
8. 
Süperior vena kava tıkanıklığı olan bir olgu sunumu
A case report of superior vena cava obstruction
Savaş Tepe, Yavuz Uluca, Timur Timurkaynak
PMID: 24351947  doi: 10.5543/tkda.2013.37786  Sayfalar 724 - 727
Akciğer kanseri oldugu bilinen 83 yaşında erkek hasta bulantı, presenkop ve tam atriyoventriküler (AV) blok ile acil servise getirildi. Beş gün önce sağ femoral venden yerleştirilmiş geçici pacemaker (PM) olmasına rağmen atropine cevap veren asistoli atakları oldu. Koroner anjiyografide koroner arterlerde kritik darlık görülmedi. Hasta sinus sendromu düşünülerek kalıcı PM konmasına karar verildi. İşlem sırasında subklaviya veni girişinde rehber tel brakiyosefalik venden superiyor vena kavaya (SVC) ilerletilemedi. Eş zamanlı sağ juguler venogram SVC tam tıkanıklığını gösterdi. Bilgisayarlı tomografi sağ akciğer üst lobunda SVC’ye baskı yapan büyük tümörü ortaya koydu. Benign ya da malign SVC sendromu olan olgularda PM yerleştirilmesinden önce özel önem ve dikkat gerektiğini anımsatmak istedik.

9. 
Perkütan atriyal septal defekt kapatılması öncesi kriyobalon ile pulmoner ven izolasyonu: Olgu sunumu
Cryoballoon Pulmonary Vein Isolation Prior to Percutaneous Atrial Septal Defect Closure: A Case Report
Kudret Aytemir, Hamza Sunman, Uğur Canpolat, Ali Oto
PMID: 24351948  doi: 10.5543/tkda.2013.94910  Sayfalar 728 - 731
Altmış bir yaşında kadın hasta giderek artan nefes darlığı ve çarpıntı şikâyetleri ile polikliniğimize başvurdu. Transtorasik ve transözofajiyal ekokardiyografi ile küçük boyutta atriyal septal defekt (ASD) (8x7 mm) saptandı. Holter monitörizasyonunda ise atriyum fibrilasyonu (AF) atakları görüldü. ASD’nin kapatılması tek başına aritmi riskini ortadan kaldırmayacağı için kriyobalon ile AF ablasyonu uygulandı. Birinci yıl kontrolünde sağ ventrikül boyut ve fonksiyonlarında iyileşme sağlandığı ve AF ataklarının önlendiği görüldü.

10. 
Dört doğal kalp kapağını birden tutan nadir bir enfektif endokardit olgusu - TÖE’nin avantajı
A rare case of quadruple valve infective endocarditis of normal native valves - the advantage of TEE
Pradeep Eswarappa Haranahalli, Supertiksh Yadav, Malay Shukla, Chandra mohan Verma
PMID: 24351949  doi: 10.5543/tkda.2013.11736  Sayfalar 732 - 735
Görünürde normal doğal kalp kapaklarının dördünü birden tutan enfektif endokardit göreceli olarak sık görülmeyen özellikle intravenöz ilaç kullanımı, yapısal kalp hastalığı ve bağışıklık sisteminin risk altında olduğu durumlarda bildirilen, ancak bu ortamlar dışında nadiren oluşan bir patolojidir. Olguların çoğunda Staphylococcus aureus birden fazla kalp kapağını tutan endokardite neden olmaktadır. Genellikle bakteriyel enfektif endokarditin sık görülen etkeni Enterococcus faecalis olmakla birlikte nadiren birden fazla kalp kapağının etkilenmesine neden olduğu bildirilmiştir. Burada E. faecalis’in normal doğal kalp kapaklarının dördünde endokardite neden olduğu bir hastaya ait seyrek görülen bir olgu raporu sunuldu. Tek kalp kapağını tutan endokarditle karşılaştırıldığında çoklu kalp kapağı hastalığının daha büyük bir sıklıkla kalp yetersizliği, perivalvüler komplikasyonlar ve kalp cerrahisi gereksinmesiyle ilişkili olması ve sonuçta tedavi, komplikasyon riski ve sonuçları etkilemesi nedeniyle hastalıklı kapakçıkların sayısı ve endokarditin yaygınlık derecesinin erkenden bilinmesi kritik önem taşımaktadır. Enfektif endokarditin görüntülenmesinde transtorasik ekokardiyografi yaygın biçimde kullanılan ilk tercih olmasına rağmen transözofajiyal ekokardiyografi daha duyarlı bir yöntem olup tutulumun yaygınlık derecesini değerlendirmede daha sık kullanılmalıdır. Yaygın valvüler tutulum tek başına tıbbi tedavinin uygulanmasına mani olmamakla birlikte, antibiyotiklere yanıt vermeyen, hemodinamik risk altında ve mekanik (kapak) komplikasyonları olan hastalar için cerrahi tedavi düşünülmelidir.

11. 
“Örgü” sağ koroner arterin etkileyici bir görüntüsü
An impressive image of woven right coronary artery
Mustafa Oylumlu, Abdulkadir Yıldız, Hasan Kaya, Faruk Ertaş
PMID: 24351950  doi: 10.5543/tkda.2013.06325  Sayfalar 736 - 737
Örgü koroner arter etiyolojisi bilinmeyen nadir bir doğumsal anomalidir. Elli üç yaşında erkek hasta altı aydır olan eforla göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayeti ile başvurdu. Hastanın elektrokardiyografi ve transtorasik ekokardiyografi bulguları normal idi. Dobutamin stres ekokardiyografide inferiyor duvarda iskemi saptanması üzerine yapılan koroner anjiyografide sağ koroner arterde (RCA) sinoatrial dal öncesi %80 darlık ve darlık sonrasında RCA’nın çok sayıda ince kanala ayrılıp kıvrımlı seyrettiği görüldü. Sol koroner arterde kritik olmayan lezyonlar mevcuttu. “Örgü” koroner arter tanısı konulan hasta tıbbi tedavi ile taburcu edildi.

12. 
Sağlıklı bir adolesanda kafeinli “enerji içeceği” tüketimi ardından gelişen spontan koroner arter diseksiyonu
Spontaneous coronary artery dissection in a healthy adolescent following consumption of caffeinated “energy drinks”
Nihat Polat, İdris Ardıç, Murat Akkoyun, Ertan Vuruşkan
PMID: 24351951  doi: 10.5543/tkda.2013.37542  Sayfalar 738 - 742
Spontan koroner arter diseksiyonu (SKAD) ani kardiyak ölüm ve akut koroner sendrom ile kendini gösteren nadir bir durumdur. Burada, çocukluk yaş grubunda daha önce tanımlanmamış olan göğüs ağrısı ile başvuran SKAD ile ilişkili akut ST-segment yükselmeli miyokart enfarktüsü tanısı konan 13 yaşında bir erkek olgu sunuldu. Koroner anjiyografide sol ön inen arterde, damarın distal kısmında geniş diseksiyon izlendi. Diseksiyon yapısı ve damar morfolojisi ve distal TIMI III akımı dikkate alınarak, hastaya konservatif tedavi ile yakın takip kararı verildi. Bu yazının amacı, çocuklarda kafeinli enerji içecekleri tüketimi ile ilişkili riskleri vurgulamaktır.

13. 
Perkütan mitral balon valvuloplasti sonrası geç asistoli
Delayed cardiac asystole after percuteneous mitral balloon valvuloplasty
Nermin Bayar, İsa Öner Yüksel, Görkem Kuş, Şakir Arslan
PMID: 24351952  doi: 10.5543/tkda.2013.49932  Sayfalar 743 - 745
Perkütan mitral balon valvuloplasti (PMBV), kapak anatomisi uygun olan mitral darlıklı hastalarda tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Ancak nadir de olsa aritmik komplikasyonlara neden olabilmektedir. Literatürde PMBV ile ilişkili ölüm oranı %1 olarak bildirilmiş olup işlem esnasında atriyoventriküler (AV) blok gelişen az sayıda olgu bildirilmiştir. Bu yazıda, romatizmal kaynaklı ciddi mitral darlığı olan, başarılı PMBV işleminden beş saat sonra Mobitz tip 2 AV blok ve ardından asistoli gelişen 53 yaşındaki kadın hasta sunuldu. Atropin ile sinüs ritmi sağlanan hastada gelişen aritminin, mitral kapaktaki kalsifik plaklar veya işlem esnasında balon şişirilirken yüksek basınca çıkılması nedeniyle iletim sisteminde meydana gelen hasar sonucu olabileceği düşünüldü. PMBV sonrası hastaların en az 24 saat yoğun bakım ünitesinde monitörize edilerek izlenmesi olası aritmik komplikasyonların zamanında tanınıp tedavi edilmesi için önemlidir.

DAVETLİ DERLEME
14. 
Epikardiyal ventrikül taşikardisi
Epicardial Ventricular Tachycardia
Hasan Garan
PMID: 24351953  doi: 10.5543/tkda.2013.41514  Sayfalar 746 - 754
Ventrikül taşikardilerinin (VT) odak noktası endokardta, epikardta, veya nadiren ventrikül duvarının içinde olabilir. Epikart dokusunda oluşan VT’lerin prevalansı altta yatan organik kalp hastalığının türüne göre değişir. İskemik kalp hastalığı ve VT’si olan hastalarda bu prevalansın %20 ’nin altında, iskemik olmayan kardiyomiyopatilerde ise daha yüksek olduğu saptanmıştır. Perkütan teknik ile perikardın içine girilerek yapılan elektroanatomik haritalama epikardiyal VT’lerin kateter ablasyon yöntemi ile tedavilerini olanaklı hale getirmiştir. Epikardiyal VT’lerin 12 derivasyonlu EKG ile tanısı için birden fazla kılavuz yayımlanmıştır. İdiyopatik olan epikardiyal VT’ler nadir olmalarına karşın ablasyon ile kesin tedavileri olanaklıdır. Epikardiyal VT’nin kateter ablasyonu için kullanılan teknik ve hedefler endokardiyal taşikardilerde uygulananlardan farklı değildir. Ancak epikardiyal kateter ablasyonlarının komplikasyon riski daha yüksektir ve özellikle koroner arterlerin ve frenik sinirin korunması ve perikart tamponadının önlenmesi için tedbirler alınması gerekir.

DERLEME
15. 
Almanac 2013: acute coronary syndromes [İngilizce Metin]
Almanac 2013: acute coronary syndromes
Pascal Meier, Alexandra J Lansky, Andreas Baumbach
PMID: 24351954  doi: 10.1136/heartjnl-2013-304649  Sayfalar 755 - 764

16. 
Almanac 2013: cardiac arrhythmias and pacing-an editorial overview of selected research that has driven recent advances in clinical cardiology [İngilizce Metin]
Almanac 2013: cardiac arrhythmias and pacing-an editorial overview of selected research that has driven recent advances in clinical cardiology

PMID: 24351955  doi: 10.1136/heartjnl-2013-304592  Sayfalar 765 - 779

OLGU GÖRÜNTÜSÜ
17. 
Dört Yaprakçıklı aort kapağında masif aort yetersizliği
Massive aortic regurgitation in the background of a quadricuspid aortic valve
María Elena Arnáiz García, Javier Arnáiz, Ana María Arnáiz García, Jose Aurelio Sarralde Agüayo
PMID: 24351956  doi: 10.5543/tkda.2013.60598  Sayfa 780
Makale Özeti |Tam Metin PDF

18. 
Çıkan aorta dev tromboze sakküler anevrizması
Giant trombosed saccular aneurysm of the ascending aorta
Ali Gökhan Özyıldız, Muhammet Bilgi
PMID: 24351957  doi: 10.5543/tkda.2013.75044  Sayfa 781
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

19. 
Nadir Bir Birliktelik: Sağ sinüs Valsalva orjinli sol ana koroner artere eşlik eden çoklu korono-kameral fistüller
An unusual co-anomaly: multiple coronary-cameral fistulas and left main coronary artery arising from the right sinus of Valsalva
Abdulkadir Yıldız, Umit Inci, Abdurrahman Akyuz, Mustafa Oylumlu
PMID: 24351958  doi: 10.5543/tkda.2013.92488  Sayfa 782
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

20. 
Angiographic sheath fracture and its embolization to right atrium during coronary angiography and its successful percutaneous retrieval -an unusual complication
Santosh Kumar Sinha, Ramesh Thakur, Umeshwar Pandey, Mahmadulla Razi
PMID: 24351959  doi: 10.5543/tkda.2013.36079  Sayfa 783
Makale Özeti |Tam Metin PDF

21. 
Dev sol atriyal trombüs ve mekanik kapak trombozlu bir hastada koroner emboli: Cerrahi ve perkütan girişim ile hibrid tedavi
Coronary Embolism in a Patient with Massive Left Atrial Thrombus and Mechanical Valve Thrombus: Hybrid Treatment with Surgery and Percutaneous Intervention
Yusuf Karavelioğlu, Mehmet Yanartaş, Taner Sarak, Ruken Bengi Bakal, Mehmet Özkan
PMID: 24351960  doi: 10.5543/tkda.2013.47701  Sayfa 784
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

DIĞER YAZILAR
22. 
Uzman Yanıtları
Answers of specialist
Asife Şahinarslan, Muşturay Karçaaltıncaba
Sayfa 785
Makale Özeti |Tam Metin PDF

23. 
Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlar
Comments on cardiology publications
Ertan Ural
Sayfa 786
Makale Özeti |Tam Metin PDF

24. 
2013 Yılı Dizini
2013 Index

Sayfalar 787 - 833
Makale Özeti |Tam Metin PDF

LookUs & Online Makale