Amaç: ICEBERG çalışması (Intensive/Initial Cardiovascular Examination regarding Blood pressure levels, Evaluation of Risk Groups) dislipideminin kardiyovasküler risk değerlendirmesi üzerine etkisi ve lipid profili ile diğer risk faktörleri arasındaki ilişki üzerinde odaklanmaktadır.
Çalışma planı: ICEBERG çalışması iki altgruptan oluşmaktadır. ICEBERG-1 20 üniversite hastanesinde (Refere grup), ICEBERG-2, 197 birinci basamak sağlık kuruluşunda (Primer Sağlık Kuruluşu grubu) yürütülmüştür. Her bir altgrupta iki hasta profili vardır: Daha önce esansiyel hipertansiyon tanısı konmuş ve tedavi altında olan hastalar (Tedavili grup) ve sistolik kan basıncı ≥130 mmHg veya diyastolik kan basıncı ≥85 mmHg olan ve en az üç aydır antihipertansif tedavi görmeyen hastalar (Tedavisiz grup). Bu hasta gruplarında dislipidemi değerlendirildi ve kardiyovasküler risk sınıflandırması ESC/ESH 2003 kılavuzuna göre yapıldı.
Bulgular: Çalışmada toplam 1817 hasta değerlendirildi. Hastaların serum lipid düzeyleri de göz önüne alınarak yapılan risk sınıflandırmasında “yüksek” ve “çok yüksek” risk grubundaki hastaların oranları Tedavili Refere grupta %55.2’ye (p<0.001), Tedavisiz Refere grupta %62.6’ya (p=0.25), Tedavisiz Primer Sağlık Kuruluşu grubunda %60.7’ye (p<0.001) yükseldi. Bu değerler, sadece öykü ve fizik muayene ile yapılan risk sınıflandırmasında gruplarda sırasıyla %51.2, %60.7 ve %54.2 idi. Serum lipid düzeyleri risk faktörlerinin birçoğu ile anlamlı korelasyon gösterdi.
Sonuç: Serum lipid düzeylerinin değerlendirilmesi, hastaların kardiyovasküler risk gruplarına daha hassas sınıflandırılmasında ve uygun antihipertansif tedavi için yararlıdır.
Anahtar Kelimeler: Kardiyovasküler hastalık, komorbidite, dislipidemi/epidemiyoloji, hipertansiyon/epidemiyoloji
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
