Amaç: Koroner arter fistülleri nadir görülen koroner oluşum kusurlarındandır ve sıklığı daha önceki çalışmalara göre %0.1- 0.4 arasında değişmektedir. Ancak koroner arter-sol ventrikül mikrofistülleri ile ilgili özellikle ülkemizden yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı koroner arter hastalığının değerlendirilmesi için koroner anjiyografi yapılmış hastalarda mikrofistül sıklığını ve klinik özelliklerini değerlendirmektir.
Çalışma planı: Ocak 2008 ile Temmuz 2013 yılları arasındaki kalp kateterizasyonu veri tabanı geriye dönük olarak incelendi. Mikrofistül tanısı şu kriterlerle kondu: 1) Koroner enjeksiyonu sonrası kontrast materyalin, kalp dolaşımının kapiller veya venöz doluş fazı ile örtüşmeyecek şekilde sol ventrikülü doldurması; ve 2) epikardiyal koroner arterler ile kalp boşlukları arasında doğrudan bağlantıya neden olan çok sayıda milimetrik damar yapılarının görülmesi.
Bulgular: Koroner anjiyografi yapılan 11403 olgu içinde 12 (%0.11) hastada mikrofistüle rastlandı. Ortalama yaşları 70.2±10.8 yıl olan hastaların yedi tanesi (%58.3) kadındı ve iki (%16.7) hastada ciddi koroner arter hastalığına rastlandı. Hastaların en sık başvuru şikayetinin göğüs ağrısı olduğu, bunu nefes darlığının takip ettiği belirlendi. Mikrofistüllerin, sol ön inen arterden (%100), sirkumfleks arterden (%66.7) ve sağ koroner arterden (%41.7) köken aldığı görüldü. Bunun yanında çok taraflı mikrofistül altı (%50) hastada; iki taraflı mikrofistül üç (%25) hastada; tek taraflı mikrofistül üç (%25) hastada tespit edildi ve tüm mikrofistüllerin sol ventriküle açıldığı görüldü.
Sonuç: Çalışmamızda mikrofistül sıklığı %0.11 olarak bulunmuştur. Mikrofistüller, nadir görülen koroner oluşum bozukluklarından bir tanesidir. Çeşitli klinik belirtilere yol açabilmekle birlikte koroner anjiyografi sırasında rastlantısal olarak da tespit edilebilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Kalp kateterizasyonu, koroner anjiyografi; koroner arter hastalığı; koroner oluşum bozukluğu; mikrofistül.
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
