Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu (THUR), dünyada çok önemli bir sağlık sorunu olan hipertansiyonun tanı ve tedavisindeki gelişmeleri ülkemiz gerçekleri perspektifinden değerlendirerek, Türkiye’de hipertansiyon hastaları ile ilgilenen hekimlere temel bir başvuru kaynağı olabilecek pratik bir metin oluşturmak amacıyla ilk kez 2015 yılında yayımlanmış ve 2019’da güncellenmiştir. Son yıllarda hipertansiyon tanımı ve evrelemesinde önemli değişiklikler olmuş ve çeşitli kuruluşlar kılavuzlarında farklı sınırlar ile kardiyovasküler risk belirleme için farklı skorlama sistemleri önermişlerdir. Bu veriler ışığında Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu’nun güncellenmesi zorunlu hâle gelmiştir. THUR’da daha önce yer alan beş derneğe ek olarak, birinci basamağın hipertansiyon tanı ve tedavisindeki kritik rolü nedeniyle Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği; toplumun giderek yaşlanması ve yaşlılarda hipertansiyon tanı ve tedavisinin daha özellikli hâle gelmesi nedeniyle ise Akademik Geriatri Derneği raporun 2025 güncellemesine katılmıştır. Güncellenen 2025 raporunda “normal kan basıncı”, poliklinik şartlarında ölçülen sistolik kan basıncının (SKB) 120 mmHg’nin altında ve diyastolik kan basıncının (DKB) 80 mmHg’nin altında olması şeklinde tanımlandı. Kan basınçlarının sistolik 120–139 mmHg arasında ya da diyastolik 80–89 mmHg arasında olması “artmış kan basıncı” olarak değerlendirilirken; kan basınçlarının sistolik 140 mmHg ve üzerinde ya da diyastolik 90 mmHg ve üzerinde olması “hipertansiyon” olarak tanımlandı. Hipertansiyon, Evre 1 (SKB: 140–159 mmHg veya DKB: 90–99 mmHg) ve Evre 2 (SKB ≥160 mmHg veya DKB ≥100 mmHg) olarak kategorize edildi. Hipertansiyon tanısında klinik kan basıncı ölçümlerinin yanı sıra ev kan basıncı ölçümleri ve ambulatuvar kan basıncı değerlerinin de kullanılması vurgulandı. Laboratuvar tetkikleri başlangıçta istenecekler ve hipertansif hastalarda hedef organ hasarını saptamak için istenebilecek ek tetkikler olarak detaylandırılarak sekonder hipertansiyon araştırma kriterleri güncellendi. Yaş ve kırılganlık durumuna göre ilaç tedavisi için eşik ve hedef kan basıncı düzeyleri, komorbiditeden bağımsız olarak üç alt grup için belirlendi: 18–79 yaş (eşik ≥140/90 mmHg, hedef 120–130/70–80 mmHg), ≥80 yaş (eşik ≥140 mmHg, hedef 130–140 mmHg) ve kırılgan hastalar (eşik ≥160 mmHg, hedef 140–150 mmHg). İlaç tedavisine SKB/DKB ≥140/90 mmHg olan hastalarda (Evre 1 ve Evre 2) hemen ve tüm hastalarda kombinasyon tedavisi ile başlanması önerildi. Artmış kan basıncı tedavi alt grubunda (SKB: 130–139 mmHg, DKB: 80–89 mmHg), üç ay yaşam tarzı değişikliğine rağmen değerlerin düzelmediği durumlarda diabetes mellitus (40 yaş üzeri, 10 yıldan uzun süredir diyabeti olan, komplikasyonu bulunan ve obezite, sigara kullanımı gibi diğer risk faktörlerine sahip hastalarda), kronik böbrek hastalığı (albüminüri >30 mg/gün veya spot idrarda albümin/kreatinin oranı >30 mg/g varlığında), kardiyovasküler hastalık (koroner arter hastalığı, periferik arter hastalığı, kalp yetersizliği), inme ve SCORE2 kardiyovasküler risk >%15 ile SCORE2 OP kardiyovasküler risk >%20 varlığında antihipertansif tedavinin başlanması önerildi. Bu raporda ACEİ (anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü), ARB (anjiyotensin reseptör blokeri), KKB (kalsiyum kanal blokeri), tiyazid veya tiyazid benzeri diüretik ve MRA (mineralokortikoid reseptör antagonisti) tedavileri temel alınarak kombinasyon tedavi algoritması; ilk adımda düşük veya tam doz başlanan ikili tedavi (“ACEİ veya ARB + KKB” veya “ACEİ veya ARB + diüretik”), ikinci adımda ikili tedavinin tam dozuna (düşük doz başlananlarda) veya düşük ya da tam doz üçlü tedaviye (ACEİ/ARB + KKB + diüretik) geçiş, üçüncü adımda üçlü tedavinin tam dozuna (düşük doz başlananlarda) geçiş ve dördüncü adımda ACEİ veya ARB + KKB + diüretik + MRA dörtlü tedavisinin kullanımı şeklinde basamaklandırıldı. Monoterapinin öncelikle tercih edilebileceği özel durumlar ise 80 yaş üstü, kırılgan hasta, artmış kan basıncı ve ortostatik hipotansiyon olarak belirlendi. 2025 raporuna, önceki raporda yer almayan yedi yeni bölüm (Hipertansiyonda kırılganlık değerlendirmesi, dirençli hipertansiyon, izole sistolik hipertansiyon, izole diyastolik hipertansiyon, ortostatik hipotansiyon, hipertansif acil durumlar ve antihipertansif ilaç kullanan hastalarda ek kardiyovasküler ve renal koruma tedavileri) eklendi. Ayrıca manuel aneroid ve ambulatuvar kan basıncı ölçümü sırasında hasta ve hekimin dikkat etmesi gerekenler, kan basıncını artırabilecek ilaçlar ve diğer maddeler, kırılgan–dinç tanımı ile antihipertansif tedavi özelinde kırılganlık ve antihipertansif tedavi altında kan basıncını ideal düzeylerin altına düşürebilen kardiyovasküler olmayan ilaçlar başlıkları altında dört ek dosya sunuldu. Bu raporda sunulan kanıta dayalı öneriler poliklinik şartlarında tedavi edilen çoğu hipertansif hasta için geçerli olmakla birlikte, tedaviden sorumlu hekimin klinik değerlendirmesine göre vereceği karar, hastaya özgü bireyselleştirilmiş tedavinin sunulabilmesinde kritik öneme sahiptir.
Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, kılavuz, tanı, tedavi.
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
