Amaç: Atriyoventriküler (AV) tam blok yönetiminde, özellikle geçici pacemaker (GP) endikasyonunun belirlenmesinde karar verme süreci zorludur. Anaerobik metabolizmanın bir yan ürünü olan laktat, yetersiz kardiyak debiyi yansıtabilir ve bu süreçte yol gösterici olabilir. Bu çalışmada AV tam bloklu hastalarda laktat düzeylerinin prognostik değerini ve olumsuz klinik gidiş öngörüsündeki rolünü değerlendirmeyi amaçladık.
Yöntem: Koroner yoğun bakım ünitemize kabul edilen AV tam blok tanılı erişkin hastaların kayıtları retrospektif olarak incelendi. Bazal ve takip venöz kan laktat düzeyleri ile kötü hastane içi klinik sonuçlar arasındaki ilişki değerlendirildi. Kötü klinik sonuç; renal hasar, kardiyak nedenli mortalite veya kalıcı pacemaker öncesi GP gereksinimi olarak tanımlandı.
Bulgular: Çalışmaya 140 hasta (yaş ortancası 76 [32–96] yıl; %46.4 kadın) dahil edildi. Kötü klinik gidiş %22.9 (n=32) oranında izlendi. Bu hastalarda bazal laktat düzeyleri anlamlı olarak daha yüksekti (ortanca 3.1 vs. 2.0 mmol/L; p<0.001). Laktat >1.8 mmol/L, kötü klinik sonucu %90.6 duyarlılık ve %43.5 özgüllükle öngördü. Yüksek bazal ve takip laktat düzeyleri kötü gidiş için anlamlı öngördürücüydü (duyarlılık %83.3; özgüllük %85.5).
Sonuç: Laktat düzeyi, tam AV bloklu hastalarda kötü hastane içi klinik gidişin bağımsız bir öngördürücüsüdür. Hemodinamik olarak stabil hastalarda bile GP gerekliliğine karar verme sürecinde laktat ölçümü yol gösterici olabilir. Ancak bu bulgular hipotez üreten niteliktedir ve klinik faydayı doğrulamak için prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.
Anahtar Kelimeler: Tam atriyoventriküler blok, venöz kan laktat düzeyi, geçici kalp pili
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
