Arteriyel hipertansiyon (HT), kardiyovasküler hastalıkların patogenezinde önemli bir risk faktörüdür ve yüksek prevalansa sahiptir. Hipertansiyon vakalarının çoğunu oluşturan primer HT'nin patogenezi tam olarak aydınlatılamamıştır; bu nedenle, etkili tedavi hedefleri hala önemli bir araştırma alanıdır. Geçici reseptör potansiyel (TRP) kanalları, membran potansiyelini veya hücre içi Ca²⁺ konsantrasyonunu değiştirerek sinyal iletiminde kritik bir rol oynayan belirgin bir katyon kanal sınıfını temsil eder. Dizi benzerliğine dayalı olarak, TRP kanalları altı alt aileye ayrılır: TRP kanonik (TRPC), TRP melastatin (TRPM), TRP vanilloid (TRPV), TRP mukolipin (TRPML), TRP ankirin (TRPA) ve TRP polikistitin (TRPP). Bu kanallar, çeşitli dokularda ve hücre tiplerinde yaygın bir şekilde ifade edilir ve iyon konsantrasyonlarını (Ca²⁺, Mg²⁺, Na⁺ ve K⁺) düzenleyerek ve hücre içi sinyal iletim yollarını modüle ederek birçok patofizyolojik süreçte kritik roller oynar. İnsan denekleri ile yapılan araştırmalar ve deneysel modeller, TRP kanallarının vasküler homeostazın korunmasında ve kan basıncının düzenlenmesinde önemli bir rol oynadığını vurgulamaktadır. TRP kanalları, özellikle TRPC'ler, kan basıncının birden fazla antihipertansif ilaç kullanılmasına rağmen kontrol altına alınamadığı dirençli HT'deki rolleri nedeniyle giderek daha fazla ilgi görmektedir. Ayrıca, bu kanallar, HT dahil kardiyovasküler bozuklukların patogenezinde önemli bir rol oynayan inflamasyon ve oksidatif stresin merkezi aracısı olarak tanımlanmıştır. Bu derleme, HT'deki TRPC, TRPV ve TRPM kanalları ile ilgili mevcut kanıtları özetlemekte, ortaya çıkan çeviri bulguları ve potansiyel terapötik çıkarımları vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Kan basıncı, hipertansiyon, nitrik oksit, geçici reseptör potansiyel kanalları, vasküler düz kas
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
