| ARAŞTIRMA | |
| 1. | Sol Dal Alan Pacing Tedavisine Ekokardiyografik Yanıtı Göstermede Cornell Product’ın Değeri Using Cornell Product to Predict Echocardiographic Response of Left Bundle Branch Area Pacing Selda Murat, Gurbet Özge Mert, Fatih Enes Durmaz, Emre Karakuş, İstiklal Özkaya, Muhammet DuralPMID: 40152735 doi: 10.5543/tkda.2025.60027 Sayfalar 159 - 166 Amaç: Sol dal alanı uyarımı ile kardiyak resenkronizasyon (LBBAP), biventriküler uyarıma alternatif olan yeni bir resenkronizasyon tekniğidir. Çalışmamızda, sol dal bloğu (LBBB) olan kalp yetersizliği hastalarında LBBAP'ye süper yanıtı göstermede elektrokardiyografik bir parametre olan Cornell product’ın (CP) prediktif değerini araştırdık. Yöntem: Çalışmaya LBBAP uygulanan, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) ≤%35 olan, sinüs ritminde ve LBBB’si olan, QRS süresi ≥150 ms olan ve en az 3 aydır optimal medikal tedavi kullanan 32 hasta retrospektif olarak dahil edildi. Bazal EKG'den CP değeri hesaplandı: CP (mm x ms) = [(RaVL + SV3) X QRS süresi]. LBBAP’ye süper yanıt, işlemden sonraki altıncı ayda LVEF'de minimum ≥ %15 artış olarak tanımlandı. Hastalar süper-yanıt verenler ve süper-yanıt vermeyenler olarak sınıflandırıldı ve klinik, elektrokardiyografik ve ekokardiyografik özellikler karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların %53,1'i (n=17) süper-yanıt veren grupta idi. Tüm hastaların %46,9'u kadındı ve ortalama yaşı 65,2 (SD=9,9) idi. Süper yanıt veren grupta bazal EKG’de hesaplanan CP anlamlı derecede daha düşüktü (3788,4 [3222,4-4569,6] mm*msn vs. 5174,0 [4516,4-5296,0] mm*ms, P = 0,044). Ayrıca, çok değişkenli analiz; sistolik pulmoner arter basıncı (OR: 1.08, P = 0,041) ve CP (OR: 1.01; P = 0,036) değerlerinin LBBAP'ye süper yanıtı göstermede bağımsız prediktörler olduğunu ortaya koydu. Sonuç: Basit ve uygulanabilir bir elektrokardiyografik parametre olan CP, LBBAP'den fayda görecek hastaları tahmin edebilir. |
| 2. | Prematüre Ventriküler Kasılmaların Etyolojisinde İleri Glikasyon Son Ürünlerinin Rolü The Role of Advanced Glycation End Products in the Etiology of Premature Ventricular Contractions Alkame Akgümüş, Ali DuyguPMID: 40152732 doi: 10.5543/tkda.2025.03302 Sayfalar 167 - 172 Amaç: Prematüre ventriküler kasılma (PVC) oluşumundan sorumlu patofizyolojik mekanizmalar tam olarak bilinmemekle birlikte, esas olarak artan otomatisite, tetiklenen aktivite ve yeniden giriş nedeniyle meydana geldiği düşünülmektedir. İleri glikasyon son ürünlerinin (AGE) bu mekanizmaları tetiklediği düşünülmektedir. 24 saatlik ritm Holter takibinde PVC oranı %5'in üzerinde olan ve olmayan hastaların AGE seviyelerini karşılaştırmayı amaçladık. Yöntem: Hastalar iki gruba ayrıldı: 24 saatlik ritm Holter takibinde PVC yükü ≥%5 olanlar PVC vaka grup, PVC yükü <%5 olanlar kontrol grup olarak tanımlandı. Hasta grubu 65 ve kontrol grubu 65 hastadan oluşturuldu. Çalışma için hastaların cilt AGE seviyeleri spektrofotometrik yöntem kullanılarak ölçüldü. Bulgular: İki grup arasında AGE seviyeleri açısından anlamlı fark gözlendi. PVC vaka grubunda AGE seviyesi 2,6 (2,1-2,9) AU iken, kontrol grubunda AGE seviyesi 2,0 (1,7-2,3) AU idi (P<0,001). Alıcı işletim karakteristik eğrisi analizi, PVC yükünün %5'inin üzerindekileri tespit etme yeteneği için 0,679-0,841'lik %95 güven aralığı ile 0,760'lık bir eğri altında kalan alan değeri ile sonuçlandı. AGE seviyesi 2,4 AU olan hastalarda, %5'in üzerindeki PVC yükünü tespit etmede %61,5'lik bir duyarlılık ve %80'lik bir özgüllüğe sahipti. Sonuç: Çalışmamız, AGE düzeyinin yüksek PVC yüküyle bağımsız ve pozitif olarak ilişkili olabileceğini göstermiştir. |
| 3. | Kardiyak Rehabilitasyonda Yapay Zekâ: ChatGPT’nin Bilgi Düzeyi ve Klinik Senaryo Yanıtlarının Değerlendirilmesi Artificial Intelligence in Cardiac Rehabilitation: Assessing ChatGPT's Knowledge and Clinical Scenario Responses Muhammet Geneş, Salim Yaşar, Serdar Fırtına, Ahmet Faruk Yağcı, Erkan Yıldırım, Cem Barçın, Uygar Çağdaş YükselPMID: 40152733 doi: 10.5543/tkda.2025.57195 Sayfalar 173 - 177 Amaç: Kardiyak rehabilitasyon (KR), hayatta kalma oranlarını artırır, hastaneye yeniden yatışları azaltır ve yaşam kalitesini iyileştirir. Ancak, erişim, farkındalık ve sosyoekonomik engeller nedeniyle katılım oranları düşüktür. Bu çalışma, yapay zekanın, özellikle ChatGPT'nin, KR'yi rehber tabanlı öneriler sunarak ve hasta motivasyonunu artırarak destekleme potansiyelini araştırmaktadır. Yöntem: Bu kesitsel çalışmada, iki kardiyolog tarafından mevcut kardiyoloji rehberlerine dayanarak geliştirilen 40 soru ChatGPT-4'e sunulmuştur. Sorular, KR'nin temel ilkelerini, klinik uygulamalarını ve gerçek hayat senaryolarını kapsamaktadır. Yanıtlar, rehber uygunluğuna göre "tamamen uygun," "kısmen uygun," "uygun ama yetersiz" veya "uygun değil" olarak kategorize edilmiştir. Değerlendirmeler iki uzman tarafından gerçekleştirilmiş ve değerlendiriciler arası güvenilirlik Cohen'in kappa katsayısı ile analiz edilmiştir. Bulgular: ChatGPT, 40 sorunun tamamına yanıt vermiştir. 20 genel açık uçlu sorudan 14'ü tamamen uygun, 6'sı ise uygun ama yetersiz olarak değerlendirilmiştir. 20 klinik senaryo bazlı sorudan 16'sı tamamen uygun, 4'ü ise uygun ama yetersiz bulunmuştur. ChatGPT, risk stratifikasyonu ve hasta güvenliği stratejileri gibi alanlarda güçlü performans göstermiş, ancak yaşlı hastaların yönetimi ve yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman gibi konularda sınırlılıklar tespit edilmiştir. Cohen'in kappa katsayısı ile değerlendiriciler arası güvenilirlik %90 olarak hesaplanmıştır. Sonuç: ChatGPT, rehber uyumlu bilgiler sağlayarak KR'de tamamlayıcı bir karar destek aracı olarak potansiyel göstermektedir. Ancak, bağlamsal anlayış ve gerçek dünya doğrulamalarındaki sınırlılıklar, bağımsız klinik kullanımını kısıtlamaktadır. Gelecekteki iyileştirmeler, kişiselleştirme, klinik doğrulama ve sağlık profesyonelleriyle entegrasyon üzerine odaklanmalıdır. |
| 4. | Hipertansif Hastalarda Serum Ürik Asit/Albümin Oranı ile Kan Basıncının Sirkadiyen Ritmi Arasındaki İlişki The Correlation Between Serum Uric Acid/Albumin Ratio and Circadian Rhythm of Blood Pressure in Patients with Hypertension Burcunur Karayiğit, Orhan Karayiğit, Ahmet Balun, Hamdi TemelPMID: 40152736 doi: 10.5543/tkda.2025.73616 Sayfalar 178 - 183 Amaç: Non-dipper kan basıncı paterninin varlığı, artmış olumsuz kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkilidir. Bu çalışmada, hipertansif hastalarda non-dipper sirkadiyen patern ile serum ürik asit/albümin oranı (ÜAR) arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Bu çalışmaya, Haziran 2022 ve Haziran 2023 tarihleri arasında ambulatuvar kan basıncı (KB) takibi yapılan toplam 340 ardışık hasta dahil edildi. Hastalar, 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçümünden elde edilen sirkadiyen kan basıncı paternine göre dipper ve non-dipper olarak iki gruba ayrıldı. Non-dipper grup, gece ölçülen kan basıncı değerinde %10’dan az düşme olarak tanımlandı. Bulgular: Non-dipper paterne sahip hastaların ÜAR düzeyleri dipper gruba göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, daha yüksek ÜAR seviyelerinin, non-dipper paternin varlığıyla bağımsız olarak ilişkili olduğu bulunmuştur. ROC analizinde, 1,30’un üzerindeki ÜAR değerlerinin, non-dipper paternin öngörülmesinde sensitivitesi %66,5, spesifisitesi %65,9 olarak bulunmuştur [EAA(Eğri Altında Alan): 0,738, %95 Güven Aralığı: 0,688-0,790; P < 0,001]. Sonuç: ÜAR, dipper olmayan sirkadiyen KB modelini değerlendirmek için basit ve kolayca hesaplanabilir bir biyobelirteç olabilir. Böylece gelecekte istenmeyen aterosklerotik olaylar açısından yüksek risk taşıyan hipertansif hastalar tespit edilip yakından gözlemlenebilir ve bu hastalara daha yoğun tedavi seçenekleri uygulanabilir. |
| 5. | Çocuk ve Genç Erişkinlerde Sağ Atriyal Basıncın Belirlenmesinde Kateterizasyona Kıyasla Ekokardiyografik İndekslerin Tanısal Değeri Diagnostic Value of Echocardiographic Indices in Determining Right Atrial Pressure Compared to Catheterization in Pediatrics and Young Adults Kourosh Vahidshahi, Ali Reza Norouzi, Mohammad Reza Khalilian, Mehdi Ebrahimi, Somayyeh Noei TeymoordashPMID: 40152731 doi: 10.5543/tkda.2025.56766 Sayfalar 184 - 189 Amaç: Sağ atriyal basıncın belirlenmesi, sağ ventrikül basıncının hesaplanması için önemli bir hemodinamik kriterdir ve genellikle sağ kalp kateterizasyonu (invazif bir prosedür) kullanılarak ölçülür. Ancak, özellikle pediatride non-invaziv yöntemlere öncelik verilmelidir. Yetişkinlere kıyasla bu yaş gruplarında bu konuya ilişkin kanıt eksikliği bulunmaktadır. Yöntem: Araştırma, Mart 2020 - Aralık 2021 tarihleri arasında 350 pediatrik hastada sağ atriyal basıncı tahmin etmek için ekokardiyografik kriterleri araştırmak için yapılan tanısal tipte kesitsel bir çalışmadır. Bulgular: Ortalama sağ atriyal basınç, Caval indeksi %50'den az olan hastalarda (7,89 ± 4,48 mmHg'ye karşı 6,3 ± 3,18 mmHg, P = 0,002) ve siyanotik KKH olanlarda (P = 0,018) anlamlı olarak daha yüksekti. Kesim noktası %50 olan Caval indeksi ile kesim noktası 10 mmHg olan ortalama RAP arasında anlamlı bir korelasyon vardı (P-değeri = 0,024) ve sağ atriyal basıncın >10 mmHg olduğunu tahmin etmek için Caval indeksi<%50'nin özgüllüğü=%85,7 idi. Ek olarak, triküspit kapağın E/E´si 7 kesme noktası ile ortalama sağ atriyal basınç 5 mmHg kesme noktası arasında bir fark vardı (P-değeri =0,043) ve sağ atriyal basınç >5 mmHg tahmini için triküspit kapak E/E´>7 duyarlılığı=%70,2 idi. Sonuç: Bu çalışma, Caval indeksi ve triküspit kapak E/E´ gibi ekokardiyografik indekslerin sağ atriyal basıncı non-invaziv olarak tahmin etmede yararlı olabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte, bu indekslerin doğruluğunu artırmak için yaşa özgü referans değerlerini ve kesme noktalarını dikkate almak çok önemlidir. |
| 6. | Farklı Amatör Spor Dallarında Oynayan Çocuklarda Kardiyak Remodeling Nasıl Gerçekleşiyor? Türkiye'den Tek Merkezli Bir Çalışma How Does Cardiac Remodeling Occur in Children Playing Different Types of Amateur Sports? A Single-Center Study from Türkiye Meryem BeyazalPMID: 40152734 doi: 10.5543/tkda.2025.72523 Sayfalar 190 - 197 Amaç: Düzenli yoğun egzersiz, ekokardiyografik incelemelerde tanınabilen bazı kardiyak yeniden şekillenmelere neden olabilir. Bu çalışmada amaç, kalpteki değişikliklerin spor türüne ve süresine bağlı olarak nasıl farklılık gösterdiğine dikkat çekmektir. Yöntem: 8-18 yaş arası çocuklardan oluşan katılımcılar (n=241) 3 gruba ayrıldı: spora yeni başlayanlar, dinamik baskın sporcular ve statik baskın sporcular. Kardiyak yeniden şekillenme tipleri, sol ventrikül kütlesi ve relatif duvar kalınlığının artan değerlerine göre konsantrik hipertrofi, eksantrik hipertrofi ve konsantrik yeniden şekillenme olarak sınıflandırıldı. Bulgular: Sol ventrikül diyastolik sonu çaplarının z-skorları ve sol atriyum çaplarının ortalamaları statik grupta dinamik gruba göre anlamlı derecede düşüktü. Yeni başlayanlar hariç, en sık görülen ekokardiyografik değişiklikler sırayla, diyastolik interventriküler septum boyutu (%25,3), sol atriyum diyastolik çap, sol ventrikül arka duvar diyastolik kalınlık, sol ventrikül diyastol sonu çapı ve sol ventrikül sistol sonu çapı z skorlarında artış idi. Yeni başlayanlar hariç, en sık hipertrofi çeşidi, hem dinamik hem de statik gruplarda eksantrik hipertrofiydi. Dinamik baskın sporcuların %35'i ve statik baskın sporcuların %62'si bir tür remodeling gösterdi. Interventriküler septum boyutu ve sol ventrikül diyastol sonu çapı antrenman süresi ilişkilidir. Sonuç: Sonuçlarımıza göre, dinamik atletlerde sol ventrikül ve sol atriyum çaplarının genişlemesi belirginken, statik atletlerde ise sol ventrikül kütle değişiklikleri ön plandadır. Bizim görüşümüze göre, amatör çocuk atletleri bu değişiklikleri anlayarak izlemek önemlidir. |
| DERLEME | |
| 7. | Kardiyak Elektronik Cihaz İmplante Edilen Hastalarda Egzersiz ve Spor Exercise and Sports Participation in Patients with Cardiac Implantable Electronic Devices Remzi Karaoğuz, Mustafa ŞahingeriPMID: 40152730 doi: 10.5543/tkda.2024.24952 Sayfalar 198 - 205 Kardiyak implante edilebilen elektronik cihaz terimi, aritmilerin ve düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetmezliklerinin tedavisinde önemli bir yer tutan, kalp pili, implante edilebilen kardiyoverter defibrilatör ve kardiyak resenkronizasyon tedavisini kapsamaktadır. Cihaz tedavisindeki gelişmeler, bu yöntemle tedavi edilen hastaların sayısını arttırmıştır. Genel olarak, yetersiz fizik aktivite, bu hasta grubunda gerek total gerekse kardiyak mortalite riskini arttırmaktadır. Kardiyak implante edilebilen elektronik cihaz taşıyanlar, herhangi bir kontrendikasyon olmadığı sürece, altta yatan kardiyovasküler hastalığa bağlı prognozu düzeltmek, cihazla yaşamaya psikolojik olarak adapte olmayı kolaylaştırmak, cihaz fonksiyonlarını daha iyi değerlendirmek ve implante edilebilen kardiyoverter defibrilatör bulunan hasta grubunda şok sayısını azaltmak için, egzersiz programlarına yönlendirilmelidirler. Çalışmalar egzersiz uygulamalarının bu hastalarda ciddi yan etki riski oluşturmadan fonksiyonel kapasiteyi arttırdığını göstermiştir. Ayrıntılı klinik değerlendirme, kişiye özgü egzersiz planı, uygun cihaz programı ve düzenli takip yapılması, kardiyak implante edilen elektronik cihaz taşıyan kişilere, ihtiyaçlarını karşılayabilecek güvenli ve etkili bir egzersiz yapılabilmesinin temel unsurlardır. Spor aktivitelerine katılabilmek cihaz implantasyonu yapılanların çoğunu ilgilendiren bir diğer önemli konudur. Son kılavuzlar, altta yatan kalp hastalığına bağlı bir kontrendikasyon olmadığı sürece, cihaz taşıyan kişilerin spor aktivitelerine katılmalarının desteklenmesini önermektedir. Genel olarak serbest zamanı değerlendirmek için yapılan hafif ve orta şiddetli sporların, kardiyak implante edilebilen cihaz taşıyan birçok hasta tarafından güvenli bir şekilde yapılabileceği belirtilmektedir. Ancak, hastanın kardiyak fonksiyonları, yapılacak sporların altta yatan hastalığa etkisi, takılan cihazın tipi dikkate alınarak önerilerin bireyselleştirilmesi en uygun yaklaşım olacaktır. |
| OLGU BILDIRISI | |
| 8. | Obstrüktif ve Nonobstrüktif Hipertrofik Kardiyomiyopati Vakalarında Aksesuar Mitral Kapak Dokusu Accessory Mitral Valve Tissue in Both Obstructive and Nonobstructive Hypertrophic Cardiomyopathy Cases İrem Türkmen, Arda Güler, Sezgin Atmaca, İffet Doğan, Gamze Babur GülerPMID: 40152725 doi: 10.5543/tkda.2024.15691 Sayfalar 206 - 210 Aksesuar mitral kapak dokusu, sıklıkla diğer konjenital kalp defektleriyle birlikte görülen nadir bir konjenital kalp anomalisidir. Tipik olarak daha erken yaşlarda teşhis edilmesine rağmen, özellikle hipertrofik kardiyomiyopati hastalarında erişkin dönemde görülmesi son derece nadirdir. Bu iki durumun bir arada bulunması, özellikle sol ventriküler çıkış yolu gradyanı oluşumu olan hastalarda tanıyı zorlaştırabilir. Bu vaka serilerinde, aksesuar mitral kapak dokusunun doğru bir şekilde tanımlanmasında, diğer durumlardan ayırt edilmesinde ve bunun farklı morfolojilerinin tanımlanmasında farklı görüntüleme tekniklerinin kullanımının önemini vurguluyoruz. |
| 9. | Transfemoral Transkateter Aort Kapak Implantasyonu Sonrası Gelişen Sol Ventriküler Psödoanevrizmanın Konservatif Tedavisi Conservative Management of Left Ventricular Pseudoaneurysm After Transfemoral Transcatheter Aortic Valve Implantation Belma Kalaycı, Ezgi Polat Ocaklı, Özgür Enes Sözen, Murat TulmaçPMID: 40152727 doi: 10.5543/tkda.2024.45617 Sayfalar 211 - 214 Sol ventriküler psedoanevrizma oldukça nadir görülen ve sıklıkla miyokardiyal enfarkt ya da kardiyak cerrahi sonrası görülebilen bir komplikasyondur. Kendiliğinden ruptür olabileceği gibi ventiküler aritmilere, kalp yetersizliğine ve tromboemboliye yol açabilir. Transkateter aortik kapak implantasyonu (TAVI) sonrası çok nadiren sol ventriküler psedoanevrizma olgusu bildirilmiştir ve bunların bir çoğu da acil cerrahi gerektirmişlerdir. Biz transfemoral TAVI sonrası ventiküler aritmi ile başvuran bir hastayı sunduk. Bu hasta işlemden yaklaşık bir hafta sonra ventiküler taşikardi ile acil servise başvurmuş ve sonrasında amiodaron ile tedavi edilmiştir. Sol ventriküler psedoanevrizma tanısı konan hasta cerrahiyi kabul etmemesi üzerine implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör takılarak medikal takip ile izlenmiştir. Altı aylık takibi de olaysız bir şekilde sürmüştür. |
| OLGU GÖRÜNTÜSÜ | |
| 10. | Büyük Atriyal Septal Defektin Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi ile Birlikte Bulunması Coexistence of Large Atrial Septal Defect with Arrhythmogenic Right Ventricular Cardiomyopathy Samira Shirzad, Sahar Asl Fallah, Ali Mohammad Hajizeinali, Ali HosseinsabetPMID: 40152729 doi: 10.5543/tkda.2024.81889 Sayfalar 215 - 216 |
| 11. | Sıra Dışı Bir Elektrokardiyografik Bulgu: Himalaya P Dalgaları An Unusual Electrocardiographic Finding: Himalayan P Waves Yalçın Velibey, Erkan Kahraman, Kemal Emrecan Parsova, Özge Güzelburç, Göktürk İpek, Osman BolcaPMID: 40152728 doi: 10.5543/tkda.2024.46993 Sayfalar 217 - 218 |
| 12. | Büyük Sakküler İnen Torasik Aort Anevrizması: Kardiyovokal Sendromun Beklenmeyen Bir Nedeni Large Saccular Descending Thoracic Aortic Aneurysm: An Unexpected Cause of Cardiovocal Syndrome Aditya Doni Pradana, Muhamad Taufik Ismail, Hariadi Hariawan, Putrika Prastuti Ratna GhariniPMID: 40152737 doi: 10.5543/tkda.2025.52378 Sayfalar 219 - 220 Makale Özeti | |
| EDITÖRE MEKTUP | |
| 13. | Prediyabetli Bireylerde Açlık Kan Şekeri ve Hba1c Değerleri Arasındaki Uyumsuzluk Discordance Between Fasting Blood Glucose and Hemoglobin A1c (HbA1c) Values in Individuals with Prediabetes Abdulrahman Naser, Adnan BatmanPMID: 40152726 doi: 10.5543/tkda.2024.22517 Sayfalar 221 - 222 Makale Özeti | |
| EDITÖRE MEKTUP YANITI | |
| 14. | Editöre Mektup Yanıtı: “Prediyabetli Bireylerde Açlık Kan Şekeri ve Hba1c Değerleri Arasındaki Uyumsuzluk’’ Reply to the Letter to the Editor: “Discordance Between Fasting Blood Glucose and Hemoglobin A1c (HbA1c) Values in Individuals with Prediabetes” Sedat TaşPMID: 40152738 doi: 10.5543/tkda.2025.34506 Sayfa 223 Makale Özeti | |
| EDITÖRDEN | |
| 15. | Kardiyolojide Gündem ve Yorumlar Comments on Cardiology Ertan UralPMID: 40152739 Sayfa 224 Makale Özeti | |
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
