ISSN 1016-5169  |  E-ISSN 1308-4488
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ - Turk Kardiyol Dern Ars: 53 (1)
Cilt: 53  Sayı: 1 - Ocak 2025
ARAŞTIRMA
1. 
Üremik Kardiyomiyopati ile İlişkili Kalp Yetersizliğinde Böbrek Transplantasyonu Sonrası Miyokart İşlevlerinde İyileşme
Recovery of Myocardial Functions After Kidney Transplantation in Patients with Heart Failure Due to Uremic Cardiomyopathy
Yelda Saltan Özateş, Ahmet Yener Odabaşı, Ufuk Yıldız, Duygu Genç Albayrak, Duygu İnan, Serap Baş, Asiye Işın Doğan Ekici, Mehmet Emin Demir, Ahmet İlker Tekkeşin
PMID: 39797459  doi: 10.5543/tkda.2024.93263  Sayfalar 1 - 12
Amaç: Sol ventrikül hipertrofisi sıklıkla son dönem böbrek hastalığına eşlik etse de bir grup hastada azalmış ejeksiyon fraksiyonu (EF) ile birlikte kalp yetersizliği (KY) görülmektedir. Bu hastalarda KY’ye bağlı risklere ek olarak mortalite riskinde artma nedeniyle böbrek naklinden (KT) genellikle kaçınılmaktadır. Bu prospektif çalışma KT’ye hazırlanan KY’li hastaların takibi amacıyla planlandı.

Yöntem: Üremik kardiyomiyopati (ÜK) nedeniyle uygun donörü olan 25 KY hastası (grup 1), KY olan ancak böbrek donörü olmadığı için BN yapılamayan 22 hasta (grup 3) ve sol ventriküler fonksiyonu normal olan 25 BN adayı (grup 2) çalışmaya alındı. Nakil öncesinden nakil sonrası 6 ayın sonuna kadar dört seansta sol ventrikül EF, sol atriyum çapı (LAD), mitral anüler sistolik hız (Sm), sol ventriküler global uzunlamasına gerilim (GLS), sol ventriküler kitle indeksi (LVMI) değerleri kaydedildi. Grup 1 ve grup 3’teki hastalara miyokardın detaylı incelenmesi amacıyla endomiyokard biyopsi yapıldı; her üç gruba nakil öncesi kardiyak manyetik rezonans görüntüleme (MRG) yapıldı.

Bulgular: LVEF, Sm; ve LV-GLS Grup 1’de grup 3’e göre anlamlı derecede artarken, LAD, LVID ve LVMI azaldı ve hepsi normal seviyelere ulaştı. Buna karşılık, grup 3 ve grup 2’de herhangi bir değişiklik olmadı (LV-EF için P < 0,01; GLS için P < 0,01; LAD için P < 0,01, LVID için P < 0,01 ve LVMI için P < 0,01). Grup 1 ile grup 3 arasında kardiyak MR ve biyopsi bulguları açısından farklılık yoktu.

Sonuç: Kalp yetersizliği olan tüm hastalarda miyokard fonksiyonlarının anlamlı düzeyde düzelip normale dönmesi nedeniyle; BN ile tedavi edildiğinde ÜK’nin büyük ölçüde geri dönüşümlü olabileceği gösterilmiştir.

2. 
Sacubutril/Valsartan ve Dapagliflozin’in Sıçanların Kardiyak Fonksiyonları ve Egzersiz Kapasiteleri Üzerine Etkisi
Effect of Sacubitril/Valsartan and Dapagliflozin on Cardiac Functions and Exercise Capacity of Rats
Akın Torun, Şahhan Kılıç, Süha Asal, Mert Babaoğlu, Samet Yavuz, Cumaali Demirtaş, Serkan Dilmen, Ahmet Lutfullah Orhan, Mehmet Uzun
PMID: 39797455  doi: 10.5543/tkda.2024.74353  Sayfalar 13 - 21
Amaç: Son yıllarda yapılan çalışmalar sakubitril/valsartan ve dapagliflozinin kardiyak prognoz ve performans üzerine olumlu etkilerini ortaya koymuştur. Bu ilaçlar potansiyel olarak profesyonel sporcular tarafından doping maddesi olarak suistimal edilebilir. Çalışmamızda sakubitril/valsartan ve dapagliflozinin atletik performans üzerine etkilerini değerlendirdik.

Yöntem: Araştırmada üç grup sıçanın yüzme performansları kontrol, sakubitril/valsartan ve dapagliflozin gruplarına ayrılarak değerlendirildi. Ayrıca takip sırasında ekokardiyografi, ağırlık ve rotarod verileri değerlendirildi.

Bulgular: Sakubitril/valsartan ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasında 13., 19. ve 20. yüzme seanslarında istatistiksel olarak farklılık görülürken, toplam ve median yüzme süreleri karşılaştırıldığında P değerleri 0,115 ve 0,015 olarak belirlendi. Dapagliflozin ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasında 10. yüzme seansından itibaren istatistiksel olarak fark gözlenirken, toplam ve median yüzme süreleri karşılaştırıldığında P değerleri < 0,001 ve < 0,001 olarak belirlendi. Üçlü analizde 9. yüzme seansından deney sonuna kadar istatistiksel olarak farklılık görüldü. Ayrıca sakubitril/valsartan ve dapagliflozin için rotarod sonuçlarında başlangıca kıyasla istatistiksel bir fark gözlendi (sırasıyla P < 0,001 ve 0,011).

Sonuç: Çalışmamız sakubitril/valsartanın atletik performans üzerinde sınırlı olumlu etkisini gösterdi. Dapagliflozinin atletik performans üzerindeki etkisinin daha anlamlı düzeyde olduğu gözlemlenmiştir.

3. 
Düşük Ejeksiyon Fraksiyonlu Kalp Yetersizliği Hastalarında Üst Ekstremite Fonksiyonu, Günlük Yaşam Aktiviteleri ve Fonksiyonel Kapasite Arasındaki İlişkiler
Associations Between Upper Extremity Function, Activities of Daily Living, and Functional Capacity in Patients with Heart Failure with Reduced Ejection Fraction
Aylin Tanrıverdi Eyolcu, Buse Özcan Kahraman, Ebru Özpelit, Serap Acar, Bihter Şentürk, İsmail Özsoy, Bahri Akdeniz, Mehmet Birhan Yılmaz, Sema Savcı
PMID: 39797457  doi: 10.5543/tkda.2024.79916  Sayfalar 22 - 28
Amaç: Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (DEFKY) olan hastalarda üst ekstremite fonksiyonu, günlük yaşam aktiviteleri ve fonksiyonel kapasite arasındaki ilişkiler konusunda sınırlı bilgi vardır. Bu çalışmanın amacı DEFKY’li hastalarda üst ekstremite fonksiyonu, günlük yaşam aktiviteleri (GYA) ve fonksiyonel kapasite arasındaki ilişkileri araştırmaktı.

Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya toplam 31 DEFKY’li hasta katıldı. Demografik, antropometrik ve klinik veriler kaydedildi. Üst ekstremite fonksiyonu ve GYA sırasıyla 6 Dakika Pegboard ve Ring Testi (6PBRT) ve Glittre ADL Testi (TGlittre) ile değerlendirildi. 6 Dakika Yürüme Testi (6DYT) fonksiyonel kapasiteyi ölçmek için kullanıldı. Her testin başında ve sonunda kalp hızı (KH), sistolik kan basıncı (SKB), diyastolik kan basıncı (DKB), periferik oksijen satürasyonu (SpO2), dispne ve yorgunluk değerlendirildi.

Bulgular: 6PBRT, TGlittre (rho = -0,718, P < 0,001) ve 6 dakika yürüme mesafesi (6DYM) (r = 0,546, P = 0,001) ile anlamlı düzeyde korele idi. TGlittre ile 6DYM arasında anlamlı bir korelasyon bulundu (rho = -0,810, P < 0,001). KH, SKB ve dispnedeki değişiklikler 6PBRT, TGlittre ve 6DYT arasında anlamlı derecede farklıydı (P < 0,05).

Sonuç: Çalışmamız DEFKY’li hastalarda üst ekstremite fonksiyonunun günlük yaşam aktiviteleri ve fonksiyonel kapasite ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu hasta popülasyonunda 6PBRT, TGlittre ve 6DYT’ye göre daha düşük kardiyopulmoner talep gerektirir.

4. 
İskemik İnmede Toplam Mortaliteyi Tahmin Etmeye Yönelik Yeni Bir Elektrokardiyografik Belirteç: Frontal QRS-T Açısı
A Novel Electrocardiographic Marker for Predicting Total Mortality in Ischemic Stroke: Frontal QRS-T Angle
Songül Usalp, Bayram Bağırtan
PMID: 39797454  doi: 10.5543/tkda.2024.71138  Sayfalar 29 - 34
Amaç: Bu çalışmada, iskemik inme (İİ) tanısı almış hastalarda, elektrokardiyografi (EKG) ile QRS ve T dalgalarının mutlak farkı hesaplanarak elde edilen frontal QRS-T açısı (FQRS-TA) ile mortalite arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır.

Yöntem: Araştırma retrospektif ve kesitsel bir çalışmadır. İS tanısı beyin görüntüleri ve fizik muayene ile doğrulandı. Çalışmaya sinüs ritmi olan hastalar dahil edildi. Frontal QRS-T açısı (FQRS-TA), EKG’de otomatik olarak ölçülen QRS ekseni ile T ekseni arasındaki mutlak fark hesaplanarak ölçüldü. Hastalar 5 yıl içinde ölenler ve hayatta kalanlar olmak üzere iki gruba ayrılarak karşılaştırıldı.

Bulgular: Çalışmaya 290’ı hayatta kalan, 32’si ölen toplam 322 İS dahil edildi. Yaş, kreatinin düzeyi, PR aralığı, QRS süresi, cQT değeri ve FQRS-TA değeri ölüm grubunda daha yüksek bulundu. İnmeye bağlı mortalitenin öngördürücüleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Cox regresyon analizleri yapıldı. Yaş [HR: 1,091, %95 (1,045-1,140), P < 0,001], HDL [HR: 0,914, %95 (0,875-0,955), P < 0,001] ve FQRS-TA [OR: 1,011, %95 (1,003) ). -1,019) P = 0,007] mortalite ile ilişkiliydi. Kaplan-Meier hayatta kalma analizinde 68 derece veya üzeri bir FQRS-TA kümülatif mortalite ile ilişkilendirildi (log sıralaması [Mantel-Cox]: P = 0,001).

Sonuç: Çalışmamızda İS hastalarında FQRS-TA artışının mortalite ile ilişkili olduğunu bulduk. EKG parametreleri basit ve zaman almayan ölçümlerdir ve hastanın prognozu hakkında önemli bilgiler sağlayabilir. Şu ana kadarki bilgilerimize göre bu araştırma FQRS-TA ve İS hastalarında mortaliteyi araştıran ilk çalışmadır.

5. 
Koroner Arter Hastalığına İlişkin Chatbot Yanıtlarının Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi
Comparative Evaluation of Chatbot Responses on Coronary Artery Disease
Levent Pay, Ahmet Çağdaş Yumurtaş, Tuğba Çetin, Tufan Çınar, Mert İlker Hayıroğlu
PMID: 39797456  doi: 10.5543/tkda.2024.78131  Sayfalar 35 - 43
Amaç: Koroner arter hastalığı (KAH), dünya çapında morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenidir. Doğal dil işleyen sohbet robotlarına (NLPC) olan ilginin artması, bunların sağlık alanında kaçınılmaz olarak yaygın bir şekilde benimsenmesini sağlamıştır. Bu çalışmanın amacı ChatGPT, Gemini ve Bing gibi NLPC’lerin CAD ile ilgili sık sorulan sorulara verdiği yanıtların doğruluğunu ve tekrarlanabilirliğini kontrol etmektir.

Yöntem: KAH ile ilgili sık sorulan 50 soru ChatGPT, Gemini ve Bing üzerinden 1 hafta arayla 2 kez soruldu. İki kardiyolog bağımsız olarak cevapları 4 gruba ayırdı: kapsamlı/doğru (1), eksik/kısmen doğru (2), doğru ve yanlış/yanıltıcı karışımı (3) ve tamamen yanlış/ilgisiz (4). Her NLPC’nin yanıtlarının doğruluğu ve tekrarlanabilirliği değerlendirildi.

Bulgular: ChatGPT’nin puanlaması %14 eksik/kısmen doğru ve %86 kapsamlı/doğruydu. Öte yandan Gemini %68 kapsamlı/doğru yanıt, %30 eksik/kısmen doğru yanıt ve %2 karma doğru ve yanlış/yanıltıcı yanıt verdi. Son olarak Bing, %60 kapsamlı/doğru yanıtlar, %26 eksik/kısmen doğru yanıtlar ve %8 doğru ve yanlış/yanıltıcı bilgilerin bir karışımı olan yanıtlar verdi. Tekrarlanabilirlik değerleri ChatGPT için %88, Gemini için %84 ve Bing için %70 idi.

Sonuç: ChatGPT, Bing ve Gemini ile karşılaştırıldığında daha hassas ve doğru cevaplar sağlayarak koroner arter hastalığı hakkında hasta eğitimini artırmada önemli bir potansiyele sahiptir.

6. 
Türkiye’deki Aile Hekimlerinin Atriyal Fibrilasyon ve Oral Antikoagülanlar Hakkındaki Bilgi ve Tutumlarının Değerlendirilmesi; Anket Sonuçları Ne Söylüyor?
Assessment of Family Physicians’ Knowledge and Attitudes Toward Atrial Fibrillation and Oral Anticoagulants in Türkiye: What Do the Survey Results Reveal?
İmran Ceren, Celal Kuş, Fadime Bozduman Habip, Büşra Karabekiroğlu, Kübra Erdoğan, Demet Menekşe Gerede Uludağ
PMID: 39797449  doi: 10.5543/tkda.2024.38242  Sayfalar 44 - 52
Amaç: Atriyal Fibrilasyon (AF) yaygın bir kardiyak aritmi olup, inme riskinde 5 kat artış ile ilişkilidir. Aile hekimleri hastaların sağlık hizmetleriyle ilk temas noktasıdır. Birçok ülkede aile hekimlerini bu konuda değerlendirmek amacıyla anket çalışmaları yapılmış olmasına rağmen ülkemizde böyle bir çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle bizde anketimizde ülkemizdeki aile hekimlerinin AF açısından bilgi ve yaklaşımlarını ortaya koymayı amaçladık.

Yöntem: Onam veren 326 hekime hepsi çoktan seçmeli olmak üzere toplam 38 sorudan oluşan çevrimiçi bir anket uygulandı. Ankette demografik özellikler, AF tanısı, risk faktörleri ve tedavi yaklaşımı, hasta bilgilendirme, konsultasyon ve AF ile ilgili kaygı düzeyleri sorgulandı. Katılımcılardan alınan cevapların tanımlayıcı ozellikleri analiz edildi.

Bulgular: Aile Hekimlerinin 235’i (%72,1) orta ve daha düşük bilgi düzeyine sahipti. Yaş ile toplam bilgi puanı arasında negatif yönde anlamlı zayıf ilişki varken (rho=0,123, P < 0,026), çalışma durumu ve bilgi puanı arasında anlamlı fark saptandı (P < 0,001). İkili karşılaştırma sonrası anlamlı farkı oluşturan hekimler Aile Hekimi uzmanlarıydı. Aile hekimlerinin yalnızca %7,1’i konsültasyona ihtiyaç duyduklarında kardiyologlarla iletişim kurabildiklerini belirtti. Ek olarak, %81,9’unun periprosedürel yönetim ve %85,9’unun minör kanama için hastaları bir kardiyoloğa sevk etme eğiliminde olduğu tespit edildi. Yanıtlayanların %86,5 i AF ve oral antikoagulanlar konusunda eğitimlerin kesinlikle gerekli olduğunu belirtti.

Sonuç: Aile hekimlerinin AF ve antikoagulanlar hakkındaki bilgi ve becerilerinde önemli boşluklar tespit edilmiştir. Eğitimler, web sitesi tabanlı uygulamalar ve toplantılar ile aile hekimlerinin bilgi ve becerileri artırılabilir, Aile hekimleri teşvik edilebilir ve AF li hasta yönetiminde daha aktif hale getirilebilir. Bu sayede hasta sonuçları iyileştirilebilir, sağlık sistemi üzerindeki maliyet azaltılabilir ve kardiyologların iş yükü paylaşımı sağlanabilir.

DERLEME
7. 
Kardiyak İmplante Edilebilir Elektronik Cihazların Uzaktan Takibi ve Monitörizasyonu
Remote Follow-Up/Monitoring of Cardiac Implantable Electronic Devices
Serkan Çay, Duygu Koçyiğit Burunkaya, Serdar Bozyel
PMID: 39797448  doi: 10.5543/tkda.2024.34561  Sayfalar 53 - 61
Kardiyak implante edilebilir elektronik cihaz implantasyonu, dünya genelinde geniş uygulamalara sahip, giderek artan sayıda hastada kullanılan bir tanı ve tedavi yöntemidir. Bu cihazlar uzun süreli takip/izleme cihazları olup, implantasyon sonrasında belirli aralıklarla düzenli takip yapılmaktadır. Bu takipler hem cihaz hem de cihazı taşıyan hasta hakkında önemli bilgiler sağlayarak tanı ve tedaviyi yönlendirir. Genellikle klinik ortamında gerçekleştirilen bu takipler, sağlık sistemine ve personeline önemli bir yük getirmektedir. Bu makalede ele alınan uzaktan takip/izleme, birçok klinik takip/izleme prosedürünü etkili bir şekilde yerine getirme potansiyeline sahiptir ve bunu yaparken güvenliği tehlikeye atmadan cihazın ve hastanın izleme ihtiyaçlarına cevap verebilir. Böylece, sağlık sistemi ve personeli üzerindeki yükü maliyet etkin bir şekilde hafifletme potansiyeline sahiptir. Bu makale, kardiyak implante edilebilir elektronik cihazlar için uzaktan takip/izleme konusunu kapsamlı bir şekilde ele almaktadır.

OLGU BILDIRISI
8. 
Eozinofilik Miyokardit ile Komplike Olan Hipereozinofilik Sendrom: Embolik İnme mi Eozinofilik İnme mi? Bir Olgu Sunumu
Hypereosinophilic Syndrome Complicated by Eosinophilic Myocarditis: Embolic Stroke or Eosinophilic Stroke? A Case Report
Amirreza Sajjadieh Khajouei, Marzieh Tajmirriahi, Zahra Payandeh, Mahsa Amirhajlou Mashhadi, Nahid Shirani, Seyedeh Mahnaz Mirbod
PMID: 39797452  doi: 10.5543/tkda.2024.46487  Sayfalar 62 - 67
Hipereosinofil sendromu (HES), geleneksel olarak periferik eozinofili ve kalp, sinir sistemi gibi çeşitli organ ve sistemlerin tutulmasıyla karakterize bir hastalıktır. Bu raporda, idiopatik HES’li bir hastada kardiyak tutulum ve sınır bölgesi inme (border zone stroke) sunulmuştur. Otuz yedi yaşındaki kadın hasta, dört gün önce gelişen ani sağ taraf zayıflığı, konuşma bozukluğu ve yaklaşık iki aydır devam eden çarpıntı, eforda retrosternal göğüs ağrısı, kuru öksürük ve ilerleyici nefes darlığı yakınması ile başvurdu. Ön değerlendirmede, eozinofili ile birlikte beyaz kan hücrelerinin sayısında bir artış olduğu görüldü. İleri tanısal incelemede, kalbin her iki ventrikülünde apikal trombüs ve orta derecede sol ventrikül sistolik işlev bozukluğu görüldü. Beyin manyetik rezonans görüntülemede, anteriyor ve posteriyor sınır bölgelerinde ve sol tarafta daha belirgin olmak üzere her iki serebellar hemisferde çoklu enfarktlar saptandı. Sonuç olarak, hastaya idiopatik HES tanısı kondu ve kortikosteroid, siklofosfamid, antikoagulan ve kalp yetersizliği ilaçları başlandı. Hem klinik hem de hematolojik olarak olumlu yanıt alındı. Olgumuz, eozinofilik endokardit tanısında çoklu görüntüleme yöntemlerinin önemini ve hastalığın ilerlemesini önlemede zamanında tıbbi tedavinin etkisini vurgulamaktadır.

9. 
Esnek Halka ile Tamir Ameliyatı Yapılan Ciddi Mitral Yetersizliği Olgusunda Halka İçine Kapak Uygulaması ve İşlemin Basamak Basamak Tarifi
Percutaneous Mitral Valve-in-Ring Procedure in a Case of Severe Mitral Regurgitation Repaired with a Surgical Flexible Ring: A Step-by-Step Description
Hüseyin Bozbaş, Savaş Aksüyek Çelebi, Mohamed Asfour, Basri Amasyalı, Cem Barçın
PMID: 39797451  doi: 10.5543/tkda.2024.41877  Sayfalar 68 - 72
Mitral kapağın cerrahi tamiri sonrası gelişen ciddi yetmezlik önemli bir problemdir. Hasta cerrahi geçirmiş olduğundan ikinci kez ameliyat bu hastalarda genellikle yüksek risk taşır. 14 yıl önce aort kapak replasmanı ve mitral kapağı ring ile tamir edilmiş olan 54 yaş erkek hastanın ciddi mitral yetmezliği vardı. Sol ventrikül ileri derece dilate ve EF %20 idi. Mitral tamir için Sovering 34 ring kullanılmıştı. Bu ring oval, radio-opak ve fleksible özellikteydi. Anulusu tam olarak dairesel şekilde sarmaktaydı. Kardiyak bilgisayarlı tomografi (BT) çekildi. Bilgisayarlı tomografi bulguları ve kapak aplikasyonu kullanılarak 32mm balon ile genişleyen transkateter kalp kapağı konmasına karar verildi. Mevcut kapaklar içinde en büyük kapak olan Myval (Meril) 32 mm seçildi. Uygun şekilde hizalanarak (LA/LV oranı 20/80) ve hızlı pil uygulaması altında kapak açılarak ringin içerisine yerleştirildi. Çoklu açılardan TEE görüntüleri ve basınç kayıtları alındı. Sol ventrikülografi yapılarak kapakta paravalvüler kaçak olmadığı görüldü. Ring ile mitral kapak tamiri yapılan ve ciddi mitral yetmezliği olan hastalarda ring içine kapak uygulanması iyi bir tedavi seçeneği olabilir. Tecrübeli ekip tarafından yapısal kalp girişimlerinin yapıldığı ve cerrahi desteğin iyi olduğu merkezlerde bu işlem tercih edilebilir.

OLGU GÖRÜNTÜSÜ
10. 
Geçici Kalp Pili Elektrodunun Yerinden Çıkmasının Nadir Bir Komplikasyonu: Sol Alt Ekstremitenin İatrojenik Kasılmaları
A Rare Complication of Temporary Pacemaker Lead Dislodgment: Iatrogenic Twitching of the Left Lower Extremity
Abdulrahman Naser, Yücel Uzun, Oya Güven
PMID: 39797453  doi: 10.5543/tkda.2023.50774  Sayfalar 73 - 74
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

11. 
ST-Segment Yükselmeli Miyokard Enfarktüslü Bir Hastada İleri Derecede Kalsifiye ve Dirençli Proksimal Sol Ön İnen Koroner Arter Lezyonu için Başarılı İntravasküler Ultrason Kılavuzluğunda Şok Dalgası İntravasküler Litotripsi
Successful Intravascular Ultrasound-Guided Shockwave Intravascular Lithotripsy for a Severely Calcified and Resistant Proximal Left Anterior Descending Coronary Artery Lesion in a Patient with ST-Segment Elevation Myocardial Infarction
George Kassimis, Konstantinos C. Theodoropoulos, Matthaios Didagelos, Antonios Ziakas, Nikolaos Fragakis
PMID: 39797446  doi: 10.5543/tkda.2024.10248  Sayfalar 75 - 76
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

12. 
Ventriküler Septal Defektli Bir Hastada Sol Dal Bölgesi Uyarımı
Left Bundle Branch Area Pacing in a Patient with Ventricular Septal Defect
Serkan Çay, Özcan Özeke, Fırat Özcan, Meryem Kara, Elif Hande Özcan Çetin, Ahmet Korkmaz, Serkan Topaloğlu
PMID: 39797450  doi: 10.5543/tkda.2024.40558  Sayfalar 77 - 79
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

EDITÖRE MEKTUP
13. 
Türk Toplumunda Kardiyak Amiloidozda Kırmızı Bayrakların Yeni Bir Tanımına Olan İhtiyaç
The Need for a New Description of Red Flags in Cardiac Amyloidosis in Turkish Population
İrem Yılmaz, Mustafa Oğuz, Almina Erdem, Mert Babaoğlu, Mehmet Uzun
PMID: 39797447  doi: 10.5543/tkda.2024.14042  Sayfalar 80 - 81
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDITÖRE MEKTUP YANITI
14. 
Editöre Mektup Yanıtı: Türk Toplumunda Kardiyak Amiloidozda Kırmızı Bayrakların Yeni Bir Tanımına Olan İhtiyaç
Reply to the Letter to the Editor: ‘’The Need for a New Description of Red Flags in Cardiac Amyloidosis in Turkish Population’’
Selda Murat, Halit Emre Yalvaç, Yüksel Çavuşoğlu
PMID: 39797458  doi: 10.5543/tkda.2024.84415  Sayfalar 82 - 83
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDITÖRDEN
15. 
Kardiyolojide Gündem ve Yorumlar
News and Comments from Cardiology
Ertan Ural
PMID: 39797460  Sayfalar 84 - 85
Makale Özeti |Tam Metin PDF

DIĞER YAZILAR
16. 
Acknowledgement to Our Reviewers

Sayfa E1
Makale Özeti |Tam Metin PDF

LookUs & Online Makale