ISSN 1016-5169 | E-ISSN 1308-4488
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ - Turk Kardiyol Dern Ars: 40 (5)
Cilt: 40  Sayı: 5 - Temmuz 2012
EDITÖRDEN
1. 
2012 yılı Avrupa Kardiyoloji Derneği kalp yetersizliği kılavuzunun ardından
After the 2012 Guidelines on heart failure of the European Society of Cardiology
Mehmet Birhan Yılmaz
PMID: 23187430  doi: 10.5505/tkda.2012.69585  Sayfalar 397 - 399
Kalp yetersizliği (KY) kılavuzu, hem akut hem de kronik KY’yi içerecek şekilde yakın zamanda yenilendi. Burada, yenilikler gözden geçirildi.

ARAŞTIRMA
2. 
Psoriasisli hastalarda kalp hızı toparlanma indeksi
Heart rate recovery index in patients with psoriasis
Serkan Bulur, Hakan Turan, Yusuf Aslantaş, Zehra Gürlevik, Mustafa Özşahin, Handan Ankaralı, İsmail Ekinözü, Sabri Onur Çağlar, Hakan Özhan
PMID: 23187431  doi: 10.5505/tkda.2012.68542  Sayfalar 400 - 404
Amaç: Kardiyak otonomik işlevler klinik uygulamada kalp hızı toparlanma (KHT) indeksi ile dolaylı yoldan ölçülebilir. Bu çalışmada sistemik enflamatuvar bir hastalık olan psoriasisli bireylerde KHT indeksininin araştırılması amaçlandı.
Çalışma planı: Çalışmaya 39 psoriasis hastası (18 kadın, ort. yaş 48±15 yıl) ve 40 sağlıklı birey (18 kadın, ort. yaş 44±9 yıl) kontrol grubu olarak alındı. Psoriasisin ciddiyeti psoriasis bölge ve ciddiyet indeksine (PASİ) göre hesaplandı. Çalışmaya alınan hastaların hiçbirinin PASİ skoru >50 değildi. Tüm katılımcılara Bruce protokolü kullanılarak tredmil egzersiz testi uygulandı.
Bulgular: Temel klinik ve demografik özelliklerine göre, her iki grup yaş, beden kütle indeksi, açlık kan şekeri ve kolesterol düzeyleri benzerdi. İki grup arasında sistolik veya diyastolik kan basıncı veya istirahat kalp hızlarında anlamlı bir fark gözlenmedi. Tüm hastalar ve kontrol grubu katılımcıları sinüs ritmine ve dinlenmede normal 12 derivasyonlu EKG sonucuna sahipti. Tüm katılımcılar ritim anormallikleri, iskemik değişiklikler veya diğer komplikasyonlar olmadan yorgunluk ile egzersiz testini tamamladı. Egzersiz stres testi sırasında maksimal kalp hızı ve metabolik eşdeğere ulaşma psoriasis ve kontrol grubunda benzer bulundu (sırasıyla; 163±16 ve 170±16, p=0.07; 9.8±0.9 ve 10.1±1.0, p=0.24). Birinci, üçüncü ve beşinci dakikadaki KHT indeksleri psoriasisli hastalar ile kontrol grubunda benzerdi (sırasıyla, KHT1: 30±12, 32±18, p=0.71; KHT3: 57±13, 64±17, p=0.10; KHT5: 64±15, 68±16, p=0.46).
Sonuç: Otonomik sinir sisteminin bir göstergesi olan ve egzersiz testi ile ölçülen KHT indeksi hafif orta derece hastalığa sahip psoriasisli bireylerle etkilenmemiştir.

3. 
Elektrokardiyografik sağ ventrikül hipertrofisi mitral darlığı olan hastalarda pulmoner hipertansiyonun ciddiyetini belirler
Electrocardiographic right ventricular hypertrophy predicts the severity of pulmonary hypertension in patients with mitral stenosis
Ali Deniz, Mücahit Tüfenk, Esmeray Acartürk
PMID: 23187432  doi: 10.5505/tkda.2012.24306  Sayfalar 405 - 408
Amaç: Romatizmal kalp hastalığı gelişmekte olan ülkelerde hala yaygındır. Mitral darlığı sol atriyum doluşunu engelleyerek sol atriyum ve pulmoner venöz basıncı artırır ve pulmoner hipertansiyona yol açar. Pulmoner hipertansiyon ise hastalığın uzun süredir var olduğunu ve girişimsel veya cerrahi tedavi gerektiğini gösteren sağ ventrikül hipertrofisine (SVH) yol açar. Bu çalışmada, elektrokardiyografik (EKG) SVH değerlendirilerek mitral darlığın yol açtığı pulmoner hipertansiyonun ciddiyeti araştırıldı.
Çalışma planı: Hastanemize başvuran ve mitral darlığı tanısı alan hastalar çalışmaya alındı. Klinik, EKG ve ekokardiyografik veriler kaydedildi. Elektrokardiyografik olarak SVH tanısı şu bulgulardan en az ikisinin varlığı ile koyuldu: V1R+V5S veya V6S >10.5 mm, V1R >6 mm, V1’de R >S, V1 S <2 mm, V6 R/S <0.4, V5.6 R <3 mm, aVR R >4 mm ve sağ eksen sapması.
Bulgular: Altmış yedi hasta çalışmaya alındı (13 erkek, 54 kadın; ort. yaş: 44.9±14.5, dağlım 18-80 yaş). Bir erkek ve 14 kadın EKG ölçütlerine göre SVH tanısı aldı. Elektrokardiyografik SVH bulunan grupta pulmoner arter basıncı, sağ atriyal ve sağ ventriküler boyutlar, zirve ve ortalama transmitral basınç gradiyenti yüksek, mitral kapak alanı düşük olarak bulundu. Elektrokardiyografik SVH’nin %93 duyarlılık ve %92 özgüllük ile sistolik pulmoner arter basıncını 60 mmHg veya üzeri olarak öngördüğü saptandı.
Sonuç: Elektrokardiyografik SVH’nin, daha ciddi mitral darlığı daha yüksek pulmoner arter basıncı ve sağ kalp boşluklarında genişleme ile ilişkili olduğu bulundu. Bu nedenle elektrokardiyografik SVH klinik pratikte pulmoner hipertansiyon ciddiyetini belirlemede basit ve kullanışlı bir yöntem olarak değerlendirilebilir.

4. 
Türk erkeklerinde erken repolarizasyon prevalansı: Tek merkezli bir klinik çalışma
The prevalence of early repolarization variant in Turkish male subjects: A clinical single center study
Burak Hünük, Alper Kepez, Okan Erdoğan
PMID: 23187433  doi: 10.5505/tkda.2012.15246  Sayfalar 409 - 413
Amaç:
Yüzey EKG'de saptanan "erken repolarizasyon" (ER) bulgusu yakın zamana kadar masum bir bulgu olarak kabul edilmiştir. Son zamanlarda bu bulgunun ventriküler fibrilasyona duyarlılığı artırdığına dair birçok vaka-kontrol çalışması ve olgu sunumu yayınlanmıştır. ER'nin Türk toplumundaki sıklığı hakkında herhangi bir bilgi mevcut değildir. Bu çalışmanın amacı sağlıklı erkek bireylerden oluşan bir örneklem üzerinde ERV prevalansını araştırmaktır.
Yöntemler:
Beşyüzdört erkek bireyin ( yaş: 37.3±10.7) 12 derivasyonlu yüzey EKG'si ER prevalansı açısından değerlendirildi. EKG'ler 2 bağımsız kardiyolog tarafından inferior, lateral ve her iki bölgedeki derivasyonlada QRS çentiklenmesi ile birlikte j noktasının izoelektrik hattan ≥0.1 mV elevasyonu varlığı açısından değerlendirilerek kaydedildi.
Bulgular:
Otuzdört bireyde ER saptandı (%6.7). ER bulgusu 19 kişide (%3.8) lateral, 7 kişide (%1.4) inferior, 8 kişide ise (%1.6) inferior+lateral derivasyonlarda saptandı.
Sonuç:
Türk erişkin erkek toplumda ER sıklığı, diğer beyaz toplumlarda yürütülmüş çalışmaların sonuçları ile uyumlu saptanmıştır.

5. 
Türkiye “Stent for Life” projesinde son durum
The present situation in Turkey “Stent for Life” project
Gökhan Ertaş, Ömer Kozan, Muzaffer Değertekin, Ümit Kervan, Mehmet Aksoy, Orhan Koç, Ömer Göktekin
PMID: 23187434  doi: 10.5505/tkda.2012.02488  Sayfalar 414 - 418
Amaç: “Stent for Life” çalışmasının (SFL) temel amacı akut ST segment yükselmeli miyokart enfarktüsü (STYME) geçiren hastaların ≥%70’inde primer perkütan koroner girişimin (PKG) kullanımını sağlamaktır. Akut STYME geçiren hastaların primer PKG’ye erişme yüzdesinin ülkemizde düşük oranlarda olması nedeniyle trombolitik tedavi, SFL projesi öncesi dominant reperfüzyon tedavisi olarak uygulanmaktaydı. Bu yazıda, SFL projesine katılan merkezlerdeki hastaların primer PKG’ye erişmelerindeki temel engeller değerlendirildi.
Çalışma planı: 2009 ile 2011 yılları arasında SFL projesine katılan merkezlere akut STYME ile başvuran hastalar geriye dönük olarak incelendi.
Bulgular: SFL projesi kapsamında seçilen pilot illerde, proje sonrası primer PKG yapılma oranı ≥%90 olarak saptandı. Son beş yıl içerisinde ambulans ve acil istasyon merkezi sayısındaki artış ve 112 Acil Servis ile yapılan işbirliği sonrası birçok olgunun acil servis hizmetleri ile acil servise başvurduğu gözlendi. Pilot illerde ortalama kapı balon zamanı 54.72±43.66 dk idi.
Sonuç: Pilot illerde, SFL projesi uygulanmaya başlandıktan sonra primer PKG’nin STYME hastalarında tercih edilen tedavi yöntemi olduğu gözlenmiştir.

6. 
Kompanse ve dekompanse kalp yetersizliği olan hastaların sol ventrikül hacim ve işlevlerinin gerçek zamanlı üçboyutlu ekokardiyografi ile değerlendirilmesi
Assessment of left ventricular volume and functions by real-time three-dimensional echocardiography in patients with compensated and decompensated heart failure
Erdal Aktürk, Ertuğrul Kurtoğlu, Necip Ermiş, Jülide Yağmur, Nusret Açıkgöz, Yasin Karakuş, Hasan Pekdemir, Ramazan Özdemir
PMID: 23187435  doi: 10.5505/tkda.2012.65928  Sayfalar 419 - 426
Amaç: Çalışmamızda, ikiboyutlu ekokardiyografi (2BE) parametreleri benzer olmasına karşın, kompanse kalp yetersizlikli (KY) hastaların bir bölümünün akut dekompansasyon bulguları ile başvurmasının nedenlerini araştırmak amacıyla, bu hastalar gerçek zamanlı üçboyutlu ekokardiyografi (3BE) ile değerlendirildi.
Çalışma planı: Çalışmaya dekompanse KY ile izleme alınan 36 hasta (24 erkek, 12 kadın; ort. yaş 65.8±10.4 yıl) ve kompanse KY ile izlenen 30 hasta (21 erkek, 9 kadın; ort. yaş 63.2±11.5 yıl) alındı. Çalışmaya alınan tüm hastaların pro-beyin natriüretik peptid (proBNP) seviyeleri, böbrek fonksiyon testleri, elektrolitleri, tam kan sayımı için kanları alındı ve ayrıntılı 2BE incelemesi yapılıp 3BE kayıtları alındı.
Bulgular: Kalp hızı ve kan üre azotu dekompanse KY olan grupta daha fazla idi (sırasıyla, 95.8±21.4 ve 81.2±14.9, p=0.002; 28.3±15.7 mg/dl ve 18±6.8 mg/dl, p=0.001). ProBNP ve NYHA sınıfı dekompanse KY olan grupta anlamlı derecede yüksekti [sırasıyla, 4925 pg/ml (2199-8711) ve 330 pg/ml (197-756), p<0.0001; 2.3±0.6 ve 1.2±0.4, p<0.0001]. 2BE değişkenleri her iki grupta benzer olmasına karşın, 3BE ile değerlendirmede, ejeksiyon fraksiyonu dekompanse KY olan grupta daha düşük iken, sol ventrikül diyastol sonu ve sistol sonu volümleri aynı grupta anlamlı derecede daha yüksekti (sırasıyla, %26.3±3.8 ve %30.3±4.0; 205.6±55.5 ml ve 145.0±33.7 ml; 178.4±55.6 ml ve 115.7±32.5 ml, hepsinde p<0.0001), atım volüm ise kompanse KY olan grupta yüksekti (52.0±15.5 ml ve 62±12 ml, p=0.005).
Sonuç: KY olan hastaların 3BE yöntemi ile değerlendirilmesinde sol ventrikül hacim ve işlevleri hakkında daha güvenilir bilgiler alabileceğimizi düşünmekteyiz.

7. 
Akut romatizmal ateşli çocuklarda klinik ve laboratuvar bulguların geriye dönük olarak incelenmesi: Reaktivasyon ve koruyucu tedaviye uyumunun araştırılması
A retrospective investigation of clinical and laboratory findings in children with acute rheumatic fever, reactivation and compliance with prophylaxis
Ayfer Gözü Pirinççioğlu, Ömer Alyan, Murat Kanğın, Mustafa Taşkesen, Mücahit Fidan, Nihat Mermutoğlu, Velat Şen, Mehmet Ali Taş
PMID: 23187436  doi: 10.5505/tkda.2012.87405  Sayfalar 427 - 435
Amaç: Bu çalışmada, akut romatizmal ateşli (ARA) hastaların klinik ve laboratuvar özellikleri, ekokardiyografik bulguları geriye dönük olarak incelendi, reaktivasyon ve penisilin koruyucu tedavi uyumu araştırıldı.
Çalışma planı: ARA tanısı alan 255 hastanın (143 erkek, 112 kız; ort. yaş 10.1±2.7 yıl), cinsiyet, yaş, klinik ve laboratuvar özellikleri, ekokardiyografik bulguları yanı sıra reaktivasyonu ve penisilin koruyucu tedavisine uyumları incelendi.
Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların hastanede kalma süreleri 13.3±4.3 gün idi. ARA öyküsü olan hasta sayısı 94 idi. Majör bulgular, hastaların 233’ünde artrit, 166’sında kardit, 14’ünde Sydenham koresi ve 2’sinde subkütan nodüldü. Artrit ve kardit birlikteliği 151 hastada görüldü, hiçbir hastada eritema marjinatum görülmedi. Minör bulgular ateş (n=246) ve artralji idi (n=15). Hastaların 94’ünde boğaz kültürü pozitifti, antistreptolizin-O 124 hastada yüksek bulundu. İzole mitral kapak tutulumu 205 hastada saptandı, hem mitral hem de aort tutulumu 118 hastada görüldü.
Sonuç: ARA ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Kötü prognozun önlenmesi için erken tanı ve tedavinin yanı sıra uygun koruyucu tedavinin önemi de vurgulanmalıdır.

OLGU BILDIRISI
8. 
Mitral anülüs kaynaklı idiyopatik ventrikül taşikardisinde radyofrekans kateter ablasyonu
Radiofrequency catheter ablation of idiopathic ventricular tachycardia originating from the mitral annulus
Fethi Kılıcaslan, Ömer Uz, Alptuğ Tokatlı, Zafer Işılak
PMID: 23187437  doi: 10.5505/tkda.2012.36974  Sayfalar 436 - 439
İdiyopatik ventrikül taşikardisi (VT) en sık sağ ventrikül çıkış yolundan, nadiren de mitral anülüs bölgesinden kaynaklanır. Bu yazıda, mitral anülüs kaynaklı idiyopatik VT’de başarılı radyofrekans kateter ablasyonu yapılan yirmi yaşındaki bir hasta sunuldu. Hasta kliniğimize yaklaşık beş yıldır devam eden çarpıntı ve nefes darlığı atakları yakınmasıyla başvurdu. Yapılan değerlendirmede idiyopatik VT saptandı. Elektrofizyolojik çalışmada idiyopatik VT’nin mitral anülüs kaynaklı olduğu doğrulandı. Başarılı radyofrekans ablasyon sonrası hastanın yakınması yoktu, kontrol Holter incelemesi normal sınırlar içindeydi.

9. 
Sirolimus salınımlı stent implantasyonu sonrasında geç dönemde gelişen koroner arter anevrizmasının greft stent ile tedavisi
A late coronary aneurysm after sirolimus stent implantation which was treated with coronary graft stent
Kıvılcım Özden, Cihan Şengül, Hakan Fotbolcu, İsmet Dindar
PMID: 23187438  doi: 10.5505/tkda.2012.76390  Sayfalar 440 - 443
İlaç salınımlı stentler restenoz önleyici özelliklerinden dolayı sık olarak kullanılır. Ancak, damar içi hiperplaziyi önleyici etkisi nedeniyle koroner arter anevrizması (KAA) oluşumu gibi yan etkiye neden olabilir. Bu yazıda daha önce ilaç salınımlı stent uygulanan ve literatürde şimdiye kadar en uzun süre sonra KAA gelişen bir hasta sunuldu. Elli yedi yaşında erkek hasta eforla gelen nefes darlığı ve göğüs ağrısı yakınmasıyla hastaneye başvurdu. Yapılan koroner anjiyografide, 5.5 yıl önce sol ön inen artere uygulanan sirolimus salınımlı stent bölgesinde geniş bir KAA saptandı. Bu lezyon başarılı şekilde koroner stent greft ile onarıldı.

10. 
Kor triatriatumun alışılmadık bir varyantı: Kor poliatriatum
A very rare case: Cor polyatriatum, a variant of cor triatriatum
Zafer Işılak, Alptuğ Tokatlı, Ömer Uz, Mehmet Uzun
PMID: 23187439  doi: 10.5505/tkda.2012.82231  Sayfalar 444 - 446
Kor triatriatum sinister nadir bir doğuştan kalp anomalisidir. Bu yazıda ileri yaşta, kor triatriatumun bir varyantı olan kor poliatriatumlu olgu sunuldu. Hasta konjestif kalp yetersizliği semptomları ile başvurdu. Ekokardiyografik inceleme ile sol atriyumun tren yolu şeklinde, birbirine paralel fibromusküler zarlarla üç adet boşluğa bölündüğü saptandı. Tanı kardiyak manyetik rezonans görüntüleme ile doğrulandı. Cerrahi tedaviyi kabul etmeyen hasta tıbbi izleme alındı.

11. 
Yırtılmış sağ koroner Valsalva sinüsü anevrizmasının perkütan yolla kapatılması
Percutaneous closure of a ruptured right coronary sinus of Valsalva aneurysm
Ramazan Akdemir, Ekrem Yeter, Harun Kılıç, Ahmet Göktuğ Ertem
PMID: 23187440  doi: 10.5505/tkda.2012.67026  Sayfalar 447 - 450
Valsalva sinüsü anevrizması (VSA) nadir görülen bir kardiyak sorundur ve çoğunlukla doğuştandır. VSA yırtılabilir ve cerrahi tedavi uygulanmazsa ölümle sonuçlanabilir. Bu yazıda daha önce doğuştan kalp hastalığı nedeniyle iki kez düzeltici açık kalp ameliyatı geçirmiş bir olguda gelişen SVA yırtığı ve perkütan yolla tedavisi tartışıldı. On sekiz yaşında bir erkek hasta nefes darlığı ve yorgunluk yakınmalarıyla başvurdu. Hasta bir kez Fallot tetrolojisi ve bir kez de kalıntı ventriküler septal defekt (VSD) şantı nedeniyle üç yıl önce açık kalp ameliyatı olmuştu. Transtorasik ekokardiyografide ve aortografide yırtılmış VSA saptandı. Amplatzer musküler VSD tıkayıcı cihazıyla perkütan kapama işlemi başarılı oldu. Yırtılmış anevrizmanın perkütan yolla tedavisi, seçilmiş olgularda cerrahi tedaviye bir alternatif teknik olabilir.

12. 
Palmar psoriasis, beta bloker tedavisinin nadir ancak rahatsız edici bir yan etkisi: Olgu sunumu
Palmar psoriasis, a rare side effect of beta-blocker theraphy: a case report
Meltem Refiker Ege, Yesim Guray, Umit Guray, Burcu Demirkan
PMID: 23187441  doi: 10.5505/tkda.2012.77902  Sayfalar 451 - 453
Kırk beş yaşında kadın hasta her iki avuç içinde kırmızı döküntü yakınmasıyla polikliniğimize başvurdu. Hastanın öyküsünden yeni tanı hipertansiyon nedeni ile birbaşka merkezde metoprolol tedavisine başladığı öğrenildi. Fizik muayenede vücudunun başka bir bölgesinde benzer lezyonlar gözlenmedi. Diğer fizik muayene bulguları, biyokimya, idrar ve tam kan analizleri normaldi. Dermatoloji kliniği ile konsülte edilen hastaya metoprolol tedavisine bağlı palmar psoriazis tanısı kondu. Öyküsünden ailesinde ve kendisinde öncesinden psoriazis olmadığı öğrenildi. Hastanın metoprolol tedavisi kesildi ve topikal kortikosteroid başlandı. Hastanın izleminde lezyonlarda tekrarlama görülmedi. Psoriazis betabloker tedavisinin nadir bir yan etkisidir.

13. 
Hashimoto hastalığının ilk ve tek bulgusu: Perikart tamponadı
First and only manifestation of Hashimoto’s disease: pericardial tamponade
Yalçın Velibey, Ali Nazmi Çalık, Seçkin Satılmış, Hülya Ilıksu
PMID: 23187442  doi: 10.5505/tkda.2012.42078  Sayfalar 454 - 457
Perikart efüzyonu hipotiroidizmde sık görülmesine rağmen nadiren kalp tamponadına neden olmaktadır. Daha önceden sağlıklı olan 39 yaşındaki erkek hasta ilerleyici nefes darlığı yakınması ile başvurdu. Transtorasik ekokardiyografide tamponada neden olan masif perikart efüzyonu saptandı. Tiroit fonksiyon testlerinden tiroit stimüle edici hormonun düşük, serbest tiroksin ve triiyodotironin yüksek olduğu saptandı. Antitiroglobulin ve antiperoksidaz antikorları anlamlı derecede yüksekti. Ekokardiyografi kılavuzluğunda apikal yaklaşımla perikardiyosentez işlemi uygulanan hastaya Haşimato hastalığı tanısı konularak tiroit replasman tedavisine başlandı. Bu yazıda, Hashimoto hastalığında ilk ve tek bulgu veren perikart tamponatlı olgu sunuldu.

DERLEME
14. 
Prediyabet koroner arter hastalığı eşdeğeri olma yolunda
Prediabetes, becoming the equivalent of coronary artery disease
Köksal Ceyhan, Fatih Altunkaş
PMID: 23187443  doi: 10.5505/tkda.2012.40325  Sayfalar 458 - 465
Prediyabet kan şekerinin normalden daha yüksek ancak, diyabet tanısı koyduracak düzeyden daha düşük olması şeklinde tanımlanır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yapılan geniş çalışmalarda prediyabet prevalansının belirgin bir artış eğilimi içinde olduğu görülmüştür. “Centers for Disease Control and Prevention” verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde 79 milyon prediyabetli hasta bulunmaktadır. Bu durum, tüm dünyada geniş bir popülasyonun yakın bir gelecekte diyabet gelişme riski altında olduğunu göstermektedir. Diyabet gelişimi ile olan güçlü ilişkisinin yanında, prediyabet kardiyovasküler hastalıkların ve komplikasyonlarının gelişme riskini artırmaktadır. Bu yazıda, prediyabetin tanımı, tespiti, kardiyovasküler hastalıklarla ilişkisi ve tedavisi tartışıldı.

NASIL YAPALIM?
15. 
Persistan sol süperiyor vena kava tanısı
Suggestions on how to do / Diagnosis of persistent left superior vena cava
Tayfun Sahin, Umut Celikyurt
PMID: 23187444  doi: 10.5505/tkda.2012.72558  Sayfalar 466 - 468
Makale Özeti |Tam Metin PDF

OLGU GÖRÜNTÜSÜ
16. 
Yaygın hastalıklı daralmış sol ön inen artere stent endarterektomi
Stent endarterectomy on the diffusely diseased, restenosed left anterior descending artery
Hasan Ardal, Oğuz Yılmaz, Mehmet Susam, Bingür Sönmez
PMID: 23187445  doi: 10.5505/tkda.2012.65392  Sayfa 469
Makale Özeti |Tam Metin PDF

17. 
Anteriyor miyokart enfarktüsü sonrası sol ventriküler gerçek anevrizma içerisinde gelişen semptomsuz yalancı anevrizma
Asymptomatic giant left ventricular psuedoaneurysm in a true aneurysm following anterior myocardial infarction
Uğur Canpolat, Necla Özer, Serdar Aksöyek, Kenan Övünç
PMID: 23187446  doi: 10.5505/tkda.2012.67750  Sayfa 470
Makale Özeti |Tam Metin PDF

18. 
Aort kapak replasmanı sonrası edinsel Gerbode tipi ventriküler septal defekt
Acquired Gerbode type ventricular septal defect after aortic valve replacement
Selen Yurdakul, Saide Aytekin, Yelda Tayyareci, Metin Sezgiç
PMID: 23187447  doi: 10.5505/tkda.2012.57383  Sayfa 471
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

19. 
Sağ ventrikül çıkış yolunu oblitere eden tümör
A tumor obliterating the right ventricular outflow tract
Sait Demirkol, Uygar Cagdas Yuksel, Sevket Balta, Ugur Kucuk
PMID: 23187448  doi: 10.5505/tkda.2012.92155  Sayfa 472
Makale Özeti |Tam Metin PDF | Video

20. 
Elektrokardiyografik bozukluğun nadir bir nedeni: Soliter papiller kas hipertrofisi
An unusual cause of electrocardiographic abnormality: solitary papillary muscle hypertrophy
Zafer Işılak, Omer Uz, Mehmet Uzun, Bekir Sıtkı Cebeci
PMID: 23187449  doi: 10.5505/tkda.2012.95852  Sayfa 473
Makale Özeti |Tam Metin PDF

EDITÖRE MEKTUP
21. 
Clavis Panax kullanımı sonrası gelişen akut koroner sendrom
Two cases of acute coronary syndrome after intake of Clavis Panax
Ahmet Göktuğ Ertem, Aslı İnci Ata, Okan Er, Abdullah Güven, Beyhan Eryonucu
Sayfalar 474 - 475
Koroner arter hastalığına öyküsü olan hastalarda medikal tedaviye ek olarak alternatif tedavilere yönelme eğilimi mevcuttur.Son dönemlerde koroner arter hastalığına sahip hastalardan Clavis Panax kullanımı ile sık sık sorularla karşılaşmaktayız. Bu editöre mektupta Clavix Panax kullanımı sonrasında akut koroner sendrom olan hastalara yönelik değerlendirmeleri içermektedir.

22. 
Does Right ventricular involvement increase risk of thrombus formation in post-partum cardiomyopathy?
Nuri İlker Akkuş, Jai Varma, Kalgi Modi
Sayfa 476

DIĞER YAZILAR
23. 
Düzeltme
Erratum

Sayfa 477
Makale Özeti |Tam Metin PDF

24. 
Uzman Yanıtları
Answers of Specialist
Mustafa Cemri
Sayfa 478
Makale Özeti |Tam Metin PDF

25. 
Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlar
Comment on cardiology publications
Ertan Ural
Sayfa 479
Makale Özeti |Tam Metin PDF



Journal Metrics

Journal Citation Indicator: 0.18
CiteScore: 1.1
Source Normalized Impact
per Paper:
0.22
SCImago Journal Rank: 0.348

Hızlı Arama



Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi