| 1. | Yüksek serum ürik asit düzeyleri ile safen ven grefti hastalığı arasındaki ilişki Relationship between elevated levels of serum uric acid and saphenous vein graft disease Yusuf Tavil, Nihat Şen, Fatma Hızal, Sadık Kadri Açıkgöz, İrfan Taşoğlu, Salih Topal, Mehmet Rıdvan YalçınPMID: 18453781 Sayfalar 14 - 18 Amaç: Serum ürik asit (SÜA) yüksekliğinin koroner arter hastalığı ve kardiyovasküler ölümle ilişkisi birçok çalışmada gösterilmiştir. Bu çalışmada, koroner arter baypas ameliyatı geçiren hastalarda, uzun dönem safen ven grefti (SVG) açıklığının SÜA düzeyleri ile ilişkisi araştırıldı. Çalışma planı: Çalışmaya, en az bir adet SVG kullanılarak yapılan koroner arter baypas cerrahisinden ortalama 5.6 yıl sonra elektif koroner anjiyografi ile değerlendirilen 192 hasta (152 erkek, 40 kadın) alındı. Hastalar SVG açıklığının derecesine göre iki grupta değerlendirildi; ven greftinde %50 veya daha fazla darlık olması hemodinamik olarak önemli kabul edildi. Serum ürik asit düzeyleri enzimatik kolorimetrik yöntemle belirlendi. Bulgular: Safen ven greftleri 90 hastada (71 erkek, 19 kadın; ort. yaş 62±8) açık bulunurken, 102 hastada (81 erkek, 21 kadın; ort. yaş 62±10) darlık saptandı. Cerrahi ile anjiyografi arasındaki süre darlık saptanan grupta anlamlı derecede uzun bulundu (p<0.001). Greftin açık olduğu grupla karşılaştırıldığında, ortalama SÜA düzeyi darlık grubunda anlamlı derecede yüksek idi (4.9±1.2 mg/dl ve 5.8±1.4 mg/dl; p=0.02). Serum ürik asit düzeyleri, tek veya birden çok greftte darlık gelişen hastalar arasında anlamlı farklılık göstermedi (p=0.224). Çoklu regresyon analizinde, SVG hastalığının bağımsız belirleyicilerinin SÜA düzeyi (p<0.001), diyabetes mellitus (p=0.028) ve sigara içme (p=0.039) olduğu görüldü. Sonuç: Bulgularımız, koroner arter baypas ameliyatı geçiren hastalarda artmış SÜA düzeyi ile SVG hastalığı arasında anlamlı ilişki olduğunu göstermektedir. Bu durum hiperürisemi için erken tarama ve antiürisemik tedavi gerektiğini düşündürmektedir. |
| 2. | Marfan sendromlu bir ailede ağırlık kaldırmanın yıkıcı kardiyovasküler sonuçları Catastrophic cardiovascular consequences of weight lifting in a family with Marfan syndrome Uğur Önsel Türk, Emin Alioğlu, Sanem Nalbantgil, Deniz NartPMID: 18453784 Sayfalar 32 - 34 Marfan sendromu esas olarak kas-iskelet, kardiyovasküler ve oküler sistemleri etkilemektedir. Ağırlık kaldırmak gibi izometrik aktiviteler aort duvarı boyunca önemli hemodinamik strese yol açar ve aort diseksiyonu ve yırtılmasına zemin hazırlayabilir. Otuz yaşında bir erkek hasta sırt ağrısı yakınmasıyla başvurdu. Hastanın tekrarlayan inguinal herni nedeniyle iki kez ameliyat geçirdiği; babasının ve bir büyük erkek kardeşinin ağırlık kaldırmaya bağlı gelişen bilinç kaybı sonrasında öldüğü; bir başka erkek kardeşinin de, ağırlık kaldırma sonrası ortaya çıkan sırt ağrısı yakınması nedeniyle yapılan incelemelerde De Bakey tip I akut aort diseksiyonu saptanması üzerine ameliyat edildiği öğrenildi. Boyu 1.80 m olan hastada uzun ekstremiteler ve araknodaktili dikkat çekmekteydi. Oskültasyonda, aort bölgesi üzerinde 1-2/6 şiddetinde üfürüm duyuldu. Göğüs grafisinde hafif kardiyomegali ve mediastinal genişleme izlendi. Transtorasik ekokardiyografide orta derecede aort yetersizliği, aort kökü ve çıkan aortta genişleme saptandı. Marfan sendromu tanısı konan hastaya kompozit aort kapağı-çıkan aort konduiti ile tam replasman uygulandı. Çıkan aort duvarının histolojik kesitlerinde medial kistik ve miksoid dejenerasyon ve media tabakasında çekirdek kaybı; von Gieson boyamasında elastik fragmentasyon ve elastik lamellar kaybı izlendi. Diğer aile bireylerinin taramasında, hastanın kızkardeşinde ve bir erkek yeğeninde de Marfan sendromuna rastlandı; iki erkek kardeşinde ise sistemik tutulum olmaksızın Marfanoid habitus vardı. |
| OLGU BILDIRISI | |
| 3. | Esansiyel trombositemi veya polisitemi veralı üç olgudaakut koroner sendrom gelişimi Development of acute coronary syndrome in three patients with essential thrombocythemia or polycythemia vera Meltem Tekin, Serkan Gökaslan, Erdem Diker, Sinan AydoğduPMID: 18453785 Sayfalar 35 - 38 Miyeloproliferatif hastalıklarda görülen koroner tromboza yaklaşım ve tedavisi hakkında bilinenler çok azdır. Bu olgularda gelişen miyokard infarktüsünün nedeni olarak en çok tartışılan konu, hiperviskozite ve trombositoz nedeniyle oluşan koroner trombüstür. Bu yazıda, akut miyokard infarktüsü ile başvuran polisitemia veralı bir, esansiyel trombositemili iki hasta sunuldu. Olguların üçü de erkekti; yaşları sırasıyla 33, 36 ve 46 idi. Hiçbir hastada diyabetes mellitus, hipertansiyon, hiperlipidemi ya da aile öyküsü yoktu. Tedavi olarak, erken başvuran bir olguda trombolitik tedavi; tüm olgularda akut koroner sendroma yönelik olarak aspirin, beta-bloker, anjiyotensin 2 reseptör blokeri, statin, düşük molekül ağırlıklı heparin, parenteral nitrat ve klopidogrel tedavileri; esansiyel trombositemiye yönelik olarak da hidroksiüre tedavisi uygulandı. Tüm olguların kontrol anjiyografilerinde koroner arterlerin açık olduğu izlendi. |
| 4. | Sağ ventrikül çıkış yolu taşikardisinin yeni ve basitleştirilmiş üçboyutlu haritalama tekniği ile ablasyonu: Olgu sunumu Ablation of right ventricular outflow tract tachycardia using a new, simplified technique for three-dimensional mapping: a case report Erdem Diker, Alper Canbay, Özlem Özcan Çelebi, Sinan AydoğduPMID: 18453786 Sayfalar 39 - 43 Sağ ventrikül çıkış yolu taşikardileri, yapısal kalp hastalığı zemininde olmayan idiyopatik ventriküler taşikardilerin bir altgrubunu oluşturur. Taşikardi sırasında 12 kanallı yüzey elektrogramında sol dal bloku morfolojisi ve aşağı yönlenmiş frontal eksen vardır. Aritminin sürekli olmaması ve çıkış yolunun yapısı fokal aritmi kaynağının ablasyonunu güçleştirmektedir. Bu yazıda, Saleem ve ark. tarafından tanımlanan, yeni ve basitleştirilmiş bir üçboyutlu haritalama tekniği ile sağ ventrikül çıkış yolu taşikardi ablasyonu yapılan 32 yaşında bir erkek hasta sunuldu. Hasta, sol dal bloku inferior eksen morfolojisinde taşikardi atağı ile acil servise başvurmuştu. Uygulanan teknikte, bir spiral multipolar kateter sağ ventrikül çıkış yoluna yerleştirilmiş ve taşikardinin haritalanması - ablasyonu işlemine kılavuzluk etmiştir. Ablasyon sonrası birinci ve üçüncü ay kontrollerde hastanın semptomsuz olduğu görüldü. |
| DERLEME | |
| 5. | Obstrüktif uyku apnesi sendromu ve kardiyak aritmi Obstructive sleep apnea syndrome and cardiac arrhythmias Nihal Akar Bayram, Erdem DikerPMID: 18453787 Sayfalar 44 - 50 Obstrüktif uyku apnesi sendromu (OUAS), uyku sırasında tekrarlayan üst solunum yolu obstrüksiyonu epizodları ve sıklıkla arteryel oksijen satürasyonunda azalma ile tanımlanan bir durumdur; patofizyoloji uyku sırasında posterior farenksin tekrarlayıcı tıkanmasıdır. Erişkinlerde sıklığı erkeklerde %4, kadınlarda %2’dir. Etkilenen hastalarda morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni kardiyovasküler komplikasyonlar ve trafik kazalarıdır. Kardiyovasküler komplikasyonları, sistemik arteryel hipertansiyon, koroner arter hastalığı, konjestif kalp yetersizliği ve kardiyak aritmidir. Apnenin ilk dönemlerinde geçici parasempatik aktivite artışı ile bradiaritmiler; apne epizodu sonrası ortaya çıkan uyanma ve sempatik aktivite artışı ile taşikardi oluşmaktadır. En sık görülen aritmi kalp hızının siklik değişkenliğidir. Aritmilerin çoğu OUAS’ye bağlı ortaya çıkmakta ve OUAS tedavisi ile ortadan kalkmaktadır. Hastaların ileti sistemlerinde bu aritmileri açıklayabilecek bir elektrofizyolojik bozukluk saptanmamıştır. |
| 6. | Türk kardiyovasküler tıp makaleleri 2007 yılındagöreceli olarak yerinde sayıyor Turkey’s articles in cardiovascular medicine were stagnant in 2007 Altan OnatPMID: 18453788 Sayfalar 51 - 65 Kardiyovasküler tıp alanında 2007 yılında Türkiye kaynaklı uluslararası yayınlar, Web of Science’tan Science Citation Index’in CD edisyonuna kaynak dergiler ve yalnızca tam metinli makaleler dikkate alınarak değerlendirildi. Birden fazla kurumdan ya da bilim dalından çıkan ortak yayınlar için bir kesirsel kredi sistemi uygulandı. Geçen yıl CD edisyonunda taranan dergilerde kardiyovasküler tıp alanında, Türkiye’den çıkan tam metinli makale sayısı önceki yıla göre az farkla 187’ye yükselirken, dünyadaki payımız binde 10.0 düzeyinde kaldı. Yayın üretiminin 4/5’i erişkin kardiyolojisindendi. Makalelerin yayımlandığı dergilerin ortanca impakt faktörü 1.51 ile (dörttebir dilimler aralığı 0.99-2.23) geçen yıldakine çok benzerdi. Etki değeri 3.5 veya daha yüksek olan dergilerde yayımlanan makale sayısı 17’ye ulaştı. Dört yıllık 2004-07 döneminde erişkin kardiyolojisinde 501, kardiyovasküler cerrahide 111, çocuk kardiyolojisinde 32 makale üretildi. Üretkenlikte en önde giden dört kurumumuz Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi, Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Merkezi, Başkent Üniversitesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi idi. Köklü tıp fakültelerimiz bu yıl da bu alanda kendilerinden bekleneni vermemeyi sürdürdü. Yetkililerce bir reforma geçilmezse, alandaki yakın ve orta vadeli gelecek iç açıcı olmayacaktır. |
| 7. | Görüntülü olgu örnekleri: Olağandışı görünümlü trombüsün eşlik ettiği kalsifiye sol ventrikül anevrizması Unusual thrombus associated with calcific left ventricular aneurysm Gamze Kaynar, Haldun Müderrisoğlu, Ali OtoPMID: 18453789 Sayfa 66 |
| EDITÖRE MEKTUP | |
| 8. | Editöre Mektup Letter to Editor Murat Biteker, Nilüfer Eksi Duran, Mehmet ÖzkanPMID: 18453790 Sayfalar 67 - 68 Ekim 2007 tarihli 7.sayıda yayınlanan İntrakardiyak tümörü andıran mitral anülüs kalsifikasyonu başlıklı yazı için değerlendirme yazısıdır |
| OLGU GÖRÜNTÜSÜ | |
| 9. | Uzman Yanıtları Answers of specialist Cemil Gürgün, Giray M. Kabakcı, Ata Kırılmaz, Okan Erdoğan, Meral KayıkçıoğluSayfalar 69 - 72 Makale Özeti | |
| EDITÖRE MEKTUP | |
| 10. | Kardiyoloji yayınlarında gündem ve yorumlar Comment on cardiology publications Ertan UralSayfa 73 Makale Özeti | |
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
