ISSN 1016-5169  |  E-ISSN 1308-4488
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ ARŞİVİ - Turk Kardiyol Dern Ars: 31 (11)
Cilt: 31  Sayı: 11 - Kasım 2003
1. 
Ağır Kalp Krizi Hastalarında Aynı Soydan Olanlar Qt Dispersiyonunu Etkiler Mi?
Do Collaterals Affect Qt Dispersion in Patients Wıth Acute Myocardial Infarction?
Bilal GEYİK, Özcan ÖZDEMİR, Mustafa SOYLU, Ahmet Duran DEMİR, Ömer ALYAN, Serkan TOPALOĞLU, Dursun ARAS, Göksel ÇAĞIRCI, Hatice ŞAŞMAZ, Şule KORKMAZ
Sayfalar 663 - 670
Akut Miyokard Enfarktüslü Hastalarda Kollateral Gelişiminin QT Dispersiyonu Üzerine Etkisi QT dispersiyonu kalpteki reentran dispersiyonu öngüleri non-invazif olarak belirleme yöntemidir. Akut miyokard enfarktüslü hastalarda QT dispersiyonu artar ve enfarkt ile ilişkili arterdeki akımın hızlı bir biçimde düzeltilmesi QT dispersiyonunu azaltır. Ancak, kollateral kan akımının QT dispersiyonu ve ventriküler aritmi oluşumuna etkisi tartışmalıdır. Bu çalışmada kollateral kan akımı, QT dispersiyonu ve ventriküler aritmiler arasındaki ilişki araştırılmıştır. Çalışmaya akut miyokard enfarktüsü ilk 6 saati içinde kliniğimize kabul edilen ve trombolitik tedavi uygulanan hastalar alınmıştır. Kollaterali olan 25 hasta, yaş ve cinsiyet açısından benzer kollaterali olmayan 57 hasta ile karşılaştırılmıştır. Hem başvuruda, hem de enfarktüs sonrası 5. günde düzeltilmiş maksimum QT aralığı (QTc max) ve düzeltilmiş QT dispersiyonu (QTc disp) kollaterali olmayan hastalarda kollaterali olanlardan daha yüksek bulunmuştur. Kollaterali olmayan hastalarda hastanede kalış süresince ventriküler aritmiler daha sık bulunmuştur. Enfarktüs sonrası 5. gündeki QTc max yaşla, QTc dispersyonu ise yaş ve sol ön inen damardaki darlığın derecesi ile ilişkili bulunmuştur. Yine anjina öyküsü olan hastalarda QTc dispersiyonu ve ventriküler aritmiler daha düşük olarak bulunmuştur. Akut miyokard enfraktüslü hastalarda enfarkt ile ilişkili artere kollateral gelişimi QTc max ve QTc dispersiyonuda belirgin azalmaya neden olmaktadır. Ayrıca bu hastalarda çok daha az aritmik olay görülmüştür. Tüm bu bulgular kollateralizasyonun QTc dispersiyonunu ve aritmi riskini azalttığını desteklemektedir. Sonuç olarak, kollateral oluşumunun miyokardiyal elektrofizyolojide koruyucu etkisinin olduğu düşünülmektedir.

2. 
Dilate Kardiyomiyopatili Hastalarda Desandan Aortada Spontan Eko Kontrastın Klinik ve Ekokardiyografik Belirleyicileri ve Embolik Olaylarla İlişkisi
Clinical and Echocardiographic Determinants of Spontaneous Echocardiographic Contrast in the Descending Aorta Association with Embolic Events in Patients with Dilated Cardiomyopathy
Güliz KOZDAĞ, Tayfun ŞAHİN, Ahmet VURAL, Göksel KAHRAMAN, Dilek URAL, Ayşen AĞAÇDİKEN, Ertan URAL, Baki KOMSUOĞLU
Sayfalar 671 - 678
Spontan eko kontrast (SEK) dilate kardiyomiyopatili hastalarda (DKMP) sık rastlanan bir bulgudur ve sol atriyumda oluştuğunda embolik olaylarla ilişkilidir. Bununla birlikte desandan aortada SEK (DA-SEK) bulunması ve bu durumun embolik olaylarla ilişkisi çok az bilinmektedir. Bu çalışmada, DA-SEK?in sıklığı, klinik belirleyicileri ve 16 aylık takip sonrasında periferik embolik olaylarla ilişkisi incelendi. DKMP'li 67 ardışık hastaya (47 erkek, 20 kadın, ortalama yaş 60±11 yıl) transtorasik ve transözofajiyal ekokardiyografi yapıldı. Desendan aortada SEK 26 (%38) hastada mevcuttu ve düşük kardiyak indeks (p<0.001), sol atriyal SEK (p<0.001), sol ventriküler SEK (p<0.007), geniş aort kökü (p<0.009) ve kompleks aortik aterom plakları (p<0.001) ile ilişkiliydi. Çalışma grubunda DA-SEK ile yaş, cinsiyet, koroner arter hastalığı, diyabetes mellitus ve hipertansiyon arasında bir ilişki saptanmadı. Çok değişkenli analizde, DA-SEK oluşumu ile ilgili faktörler aortada aterosklerotik plak varlığı (p=0.04) ve kardiyak indeks düşüklüğü (p=0.009) idi. İzlem süresinde hastaların 8'i (%12) ani kardiyak ölüm veya terminal kalp yetersizliğinden dolayı öldü ve 5'i (%7) ölümcül olmayan serebrovasküler olay geçirdi. Embolik olay geçiren hastaların 4'ünde DA-SEK olmakla birlikte, aortada kompleks veya kalsifik aterom plağı hepsinde bulunmaktaydı. Çalışma grubunda başka tipte periferik embolik olay görülmedi. Dilate kardiyomiyopatili hastalarda transözofajiyal ekokardiyografi ile DA-SEK sık olarak saptanmakta olup, aortik aterom plakları, diğer kalp boşluklarında yüksek sıklıkta SEK bulunması ve düşük kardiyak indeks ile ilişkilidir. Embolik olayların toplam sayısı yüksek olmamakla birlikte, DA-SEK'den çok aortada kompleks veya kalsifik aterom plağı bulunması ile ilişkili oldukları görünmektedir.

3. 
Sol Ventrikül Diyastolik Fonksiyon Bozukluğu İle P Dalga Dispersiyonu Arasındaki İlişki
Relation Ship Between P Wave Dispersion and Diastolic Dyssfunction
Hüseyin GÜNDÜZ, Emrah BİNAK, Ramazan AKDEMİR, Ali TAMER, Yasemin AYARCAN, Mehmet ÖZKEKELİ, Cihangir UYAN
Sayfalar 679 - 686
Hipertrofiye veya iskemik ventrikülde görülen diyastolik fonksiyon bozukluğu sol ventrikül diyastol sonu basıncında ve sol atriyum boyutunda artışa yol açmakta, sinüs ritminin idamesi ve atriyal kontraksiyonların varlığı kardiyak debinin devamı için büyük önem taşımaktadır. Çalışmamızın amacı yüzey elektrokardiyogramından kolayca elde edilen ve atriyal fibrilasyon gelişme riskini belirlemede kullanılan P dalga dispersiyonunun sol ventrikül diyastolik fonksiyonu ile olan ilişkini araştırmaktır. Çalışmaya kardiyoloji kliniğimizde trantorasik ekokardiyografi ile diyastolik fonksiyon bozukluğu belirlenen 73 olgu ( 39 erkek, 34 kadın, ortalama yaş 60±6 ) ve belirlenmeyen 60 olgu (27 erkek, 33 kadın, ortalama yaş 55±8 ) olmak üzere toplam 133 olgu alındı. Yüzey elektro kardiyogramlarından P maksimum ve P minimum değerleri ölçülerek P dalga dispersiyonları hesaplandı. P dispersiyonunun diyastolik fonksiyon bozukluğunun varlığı, etyolojisi, şiddeti ve ekokardiyografık ölçümlerle olan ilişkisi araştırıldı. Diyastolik fonksiyon bozukluğu olan hastalarda P dispersiyonu 53±9 ms, kontrol grubunda ise 43±9 ms idi ve iki grup arasında anlamlı fark mevcuttu (p<0.01). Diyastolik fonksiyon bozukluğu olan hastalar evrelendirildiğinde; P dispersiyonu evre 1?de 48±7 ms, evre 2?de 54±8 ms, evre 3?te 58±9 ms idi. Diyastolik disfonksiyonunun şiddeti arttıkça P dispersiyonunun arttığı görüldü ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0.05). Diyastolik fonksiyon bozukluğu yapan etyoloji gözönüne alındığında P dispersiyonu iskemik kalp hastalığı olanlarda 53±8 ms, sol ventrikül hipertrofisi olanlarda 52±9 ms idi ve iki grup arasında anlamlı fark tespit edilmedi (p>0.05). Sonuç olarak diyastolik fonksiyon bozukluğu olan hastalarda P dıspersiyonun arttığı, bu artışın diyastolik fonksiyon bozukluğunun şiddeti ve etyolojisi ile ilişkili olmadığı, P dispersiyonu ile klinik ve ekokardiyografik parametrelerden sadece sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu arasında zayıf ancak anlamlı ilişki olduğu tespit edildi.

4. 
Doğumsal Kalp Hastalıklarının Tanısında ve Postoperatif Değerlendirmesinde Manyetik Rezonans Görüntüleme
Magnetic Resonance Imaging in the Evaluation of Congenital Heart Diseases and Postoperative Follow-up
H.Barış DİREN, Ümit BELET
Sayfalar 687 - 699
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) tetkik yöntemi; teknolojik gelişimini sürdürürken özellikle kalp ve damar hastalıklarının tanısında non-invaziv bir görüntüleme yöntemi olarak giderek artan oranlarda geniş bir kullanım alanı bulmaya başlamıştır. Bu inceleme tekniğinin özellikleri ve kalp-damar hastalıklarının değerlendirilmesinde sağladığı kolaylıklara yönelik son yıllarda son derece önemli çalışmalar yayınlanmaktadır. Bu derlemede MRG tetkik yönteminin doğumsal kalp hastalıklarının değerlendirilmesindeki yeri ve uygulama özellikleri yanında, cerrahi girişim uygulanan hastaların yaşam boyu takiplerindeki yeri ve katkıları son literatür bilgileri ışığında irdelenmiştir.

5. 
Perkütan Koroner Girişim Sırasında Gelişen İntrakoroner Trombüsün Kılavuz Kateterden Aspirasyon Yoluyla Tedavisi
Aspiration of Intracoronary Thrombus via Guiding Catheter During Percutaneous Coronary Intervention
Göksel KAHRAMAN, Ertan URAL, Baki KOMSUOĞLU
Sayfalar 700 - 704
Öncesinde kardiyak yakınması bulunmayan ve istirahat anginası ile acil polikliniğine başvuran 44 yaşında erkek hasta kararsız angina pektoris tanısıyla koroner yoğun bakım ünitesine yatırıldı. Erken invazif girişim planlanarak yapılan koroner anjiyografide sağ koroner arter proksimalinde kritik darlık görülmesi üzerine aynı seansta koroner anjiyoplasti işlemine geçildi. Lezyona stent implantasyonundan sonra koroner anjiyografide inrakoroner dolum defekti görüldü. Kılavuz kateter yoluyla aspirasyon yapıldıktan sonra dışarıya çıkarılan kateterin içinden trombüs çıktı. Kontrol koroner anjiyografisinde koroner arter içindeki dolum defektinin de kaybolduğu görüldü. Hasta işlemden üç gün sonra taburcu edildi.

6. 
Travma Geçiren Kalp Hastalarında Geç Prezentasyonlu Karmaşık Kalp Anomailisi
Late Presentation of Complex Cardiac Defect Following Penetrating Cardiac Trauma: Case Report
Aytül BELGİ, Atalay METE, Özgür AVŞAR, Fatma S. TOPUZOĞLU
Sayfalar 705 - 709
Penetran Kalp Travmasına Bağlı İzlenen Kompleks Kardiyak Defektin Geç Dönem Başvurusu Altı ay önce memenin sol tarafından, göğüse kesici alet darbesi almış 23 yaşındaki erkek olgu, 2 aylık nefes darlığı yakınması ile başvurdu. Transtorasik ekokardiyografi ve renkli Doppler incelemede, masif perikardiyal effüzyon, aorto-sol atriyal fistül ve interventriküler septumun üst tarafında, soldan sağa şanta neden olan defekt izlendi. Perikardiyal drenaj ve "Dacron greft" ile tamirden oluşan başarılı cerrahi tedavi gerçekleştirildi. Postoperatif dönemde, kalıcı total atriyoventriküler blok gelişmesi nedeniyle, pacemaker implante edildi. Bu olgu ile, penetran kalp travmasına bağlı izlenen kompleks kardiyak defektin, geç dönem başvurusu, uygun tanı ve cerrahi tedavisi sunulmaktadır.

DIĞER YAZILAR
7. 
Türk Kardiyoloji Derneği Kalp Dışı Cerrahide Kalp Hastalarına Yaklaşım Kılavuzu
TSC Guideines to Approach to Patients Underoing Extracardiac Surgery

Sayfalar 710 - 730
Makale Özeti

8. 
Türk Kardiyoloji Derneği Tüzüğü Çalışma Grupları Yönetmenliği
Henüz tamamlanmamış! (İngilizce)

Sayfalar 731 - 733
Makale Özeti |Tam Metin PDF

9. 
Türk Kardiyoloji Derneği 2004 Genç Araştırmacı Teşvik Ödülü
Henüz tamamlanmamış! (İngilizce)

Sayfa 734
Makale Özeti |Tam Metin PDF

LookUs & Online Makale