| 1. | Makale Özetleri Summaries of Articles Sayfalar 196 - 200 Makale Özeti | İngilizce Tam Metin |
| 2. | Erkekte Total Kolesterol, Kadında Kolesterol Oranı Koroner Hastalığın En İyi Göstergeleri: Lipid Düzeylerinin 8-yıllık Seyri Erkeklerimizde Trigliseridde Yükselme Gösteriyor Investigations Total Cholesterol in Men, Cholesterol Ratio in Women Best Markers of Coronary Disease in Turkish Adults: 8-year Trends of Lipids Show Hypertriglyceridemia Rising Among Men Altan ONAT, Ömer UYSAL, Vedat SANSOY, Beytullah YILDIRIM, Ali ÇETİNKAYA, Hüseyin AKSU, Nevzat USLU, Necmettin GÜRBÜZ, İbrahim KELEŞSayfalar 201 - 208 ################ |
| 3. | Erişkinlerimizde Obezite ve Santral Obezite Göstergeleri ve İlişkileri: 1990-98'de Düşündürücü Obezite Artışı Erkeklerde Daha Belirgin Indices of Obesity and Central Obesity in Turkish Adults: Distinet Rise in Obesity in 1990-98 More Pronounced Among Men Altan ONAT, Beytullah YILDIRIM, Ali ÇETİNKAYA, Hüseyin AKSU, İbrahim KELEŞ, Nevzat USLU, Necmettin GÜRBÜZ, Vedat SANSOYSayfalar 209 - 217 ################ |
| 4. | Protez Kapaklı Olgulardaki Kapak Trombüslerinin Embolik Olaylarla İlişkili Morfolojik Özellikleri Morphologic Characteristics of Valve Thrombus in Patients with Prosthetic Valve Associated with Embolic Events Cihangir KAYMAZ, Cevat KIRMA, Nihal ÖZDEMİR, Kenan SÖNMEZ, Hakan DİNÇKAL, Mehmet ÖZKANSayfalar 218 - 223 ################ |
| 5. | Farklı Geometrideki Sol Ventrikül Hipertrofilerinde Diyastolik Fonksiyonların "Midventriküler Akım" Profili ile Değerlendirilmesi Evaluation of Diastolic Functions by Midventricular Flow Pattern in Left Ventricular Hypertrophies with Different Shape Osman BOLCA, Bahadır DAĞDEVİREN, Mehmet EREN, Mustafa POLAT, Tuğrul NORGAZ, Tuna TEZELSayfalar 224 - 228 Midventriküler diyostolik fonksiyonların değerlendirilmesinde kullanılan yeni yöntemlerdendir. Bu çalışma diyastolik disfonksiyonu olan simetrik ve asimetrik sol ventrikül hipertrofilerinde (SVH ), midventriküler diyastolik akım profilindeki değişiklikleri değerlendirmek amacı ile planlandı Çalışma grubu,simetrik (n=17 ve asimetrik SVH'si (n=13); kontrol grubu (n=10) olmak üzere üç grup olarak oluşturuldu.Ekokardiyografik kayıtlardan,sol ventrikül sistol ve diyastol sonu çapları.interventriküler septum ve arka duvar diyastolik kalınlıkları,sol ventrikül kütle indeksi;PW Doppler ile alınan mitral kapak ve midventrikül kayıtlardan E ve A dalga hızları E dalgası iniş yapma,başlama (RD).zirve yapma (RE). A dalgasının zirve hızı zirve yapma (RA) ve RA sonlanma aralıkları ölçüldü. Her iki grup ile kontrol grubu arasında mitral kapak ve midventriküler seviyeden alınan E dalga hızı,RE ve RD aralıkları arasındaki fark anlamlı bulunurken (p<0,05); simetrik ve asimetrik SVH grupları arasındaki fark anlamlı bulunmadı (p>0,05).Hasta gruplarında mitral kapak seviyesine göre midventriküler seviyede RA zirve ve sonlanma aralıkları artmış olarak bulundu (p<0,05).Her iki seviyedeki DE ve DT süresi A dalga zirve hızında gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Sonuç olarak normal bireylerde mitral kapak ve midventrikülden alından diyastolik akım örnekleri anlamlı fark göstermedi.Hipertrofik ventriküllerde olduğu gibi atrial kontraksiyonun arttığı diyastolik dısfonksiyon durumlarında ise mitral kapak seviyesinden alınan örneklere göre midventrikül seviyeden alınan örneklerde özellikle geç diyastolik akım hızı ve aralıklarda anlamlı farklılık saptandı |
| 6. | Sol Dal Bloklularda Koroner Arter Hastalığı Tanısında Dobutamin Stres Ekokardiyografi ile Egzersiz Miyokard Perfüzyon Sintigrafîsinin Karşılaştırılması Comparison of Dobutamine Stress Echocardio-graphy with Myocardial Perfusion Scintigraphy for Detecting Coronary Artery Disease in Patients with Left Bundle-Branch Block İlham TOKATLI, Serdar KÜÇÜKOĞLU, Zerrin YİĞİT, Tevfik GÜRMEN, Vedat SANSOY, Haşim MUTLU, Sinan ÜNER, Deniz GÜZELSOYSayfalar 229 - 235 Çalışnıamızm anıacı sol dal blok/u (LBBB) olgularda koroner arter hastalığı (KAH) tanısmda dobutamin stres ekokardiyografi (DSE) ile diğer noninvaziv bir metod olan nıiyokard pelfiizyon sintigrafisini (MPS) karşılaştırnıaktl. 1995-1997 y1llan arasmda değişik nedenlerle kliniğimize başvuran, geçirilmiş miyokard infarktüsü, bilinen kapak hastalıği veya kardiyonıiyopatisi olmayan ve isıirahat elektrokardiyografilerinde ( EKG) konıp/et LBBB saptanan 31 ard1ş1k hasta (19 erkek, 12 kadın, yaş ortalaması : 59 ± 9) çalışmaya alındı. Tüm olgu/ara 6 ay içinde planar veya SPECT yöntemle egzersiz MPS (20 olgu ya Tc-99nı tetrofosnıin, ll olguya Tl-201 ), DSE ve koroner anjiyografi yapıldı. DSE'de istirahatte normal veya hipakinetik olan segmentlerde stres sonrası segnıenter duvar hareketlerinde veya kalın/aşmasında azalma, egzersiz MPS'de ise islirahatteki tutu/uma göre %15'den daha fazla olan geçici pe1füzyon defektieri iskemik olarak değerlendirildi. Koroner anjiyografide majör koroner arterlerde veya dallarında tümen çapına göre %50'den fazla darlık bulunan hastalar KAH'lı olarak kabul edildi. Duyarlılık, özgüllük ve tanı doğruluğu hesaplandı. Koroner anjiyografide 8 olguda KAH saptandi. Koroner arterleri normal bulunan olgulardan ikisinde yaygm sol ventrikül di~fonksiyonu ve bir olguda segmenter duvar hareket bozukluğu tespit edildi. DSE'nin KAH tanısındaki duyarlılığı %88, özgüllüğü %91 ve tam doğruluğu %90, egzersiz MPS' nin ise Sirasıyla %75, %96 ve %90 idi. Sonuç olarak LBBB olgularm KAH tanısmda DSE ile egzersiz MPS arasındafark bulunmamıştır. |
| 7. | Aksesuar Yolların Radyofrekans Kateter Ablasyon Tekniği ile Tedavisi: 131 Ardışık Hastadaki Sonuçlar Radiofrequency Catheter Ablation of Accessory Pathways: Results of 131 consecutive patients Uğur Kemal TEZCAN, Hakan TIKIZ, Ahmet Duran DEMİR, Mustafa SOYLU, Sedat KÖSE, Siber GÖKSELSayfalar 236 - 243 Aksesuar yolların (AY) neden olduğu ilaç/ara dirençli supraventriküler takikardiler günümüzde radyofrekans (RF) kateter abiasyon tekniği ile etkin bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Bu teknik etkili ve güvenilir olması nedeniyle, eskiden kullanılan cerrahi girişim ve direkt akım şok tedavilerinin yerini almıştır. Bu çalışmada kliniğimizde aksesuar yol nedeniyle RF kateter ablasyonu uygulanatı 131 ardışık hastanın sonuçları verilmiştir. Hastaların 67'si erkek ve 64'ü kadındı ve yaşları 12 ile 66 arasmda değişmekteydi (ortalama 37.1±12.6). Hastaların tümünde yaşam kalitesini bozan, antiarifmik ilaç/ara iyi yanıt vermeyen paroksismal çarpıntı atakları vardı. Yüzon hastada ortodromik takikardi, 5 hastada antidromik takikm ·di, 1 hastada atriyal fıbrilasyon, 12 hastada ortodromik ve antidromik takikardi, 4 hastada ortodromik takikardi ve atriyal fıbrilasyon, 1 hastada ortodromik takikardi, antidromik takikm·di ve atriyal fıbrilasyon ve 1 hastada ise sadece atriyal fıbrilasyon klinik tabioyu oluşturmaktaydı. Aksesuar yolların 109'unda (%82) iletim aşikar ("manifest" WPW Sendromu), 24'ünde (%18) ise gizliydi ("concea/ed"). Yüzyirmidokuz hastada bir AY, 2 hastada ise iki AY bulunmaktaydı . Aksesuar yolların 73'ii (%55) sol serbest duvar, 48'i (%36) posteroseptal, Tsi (%5) sağ serbest duvar ve 5'i (%4) midseptal yerleşimliydi. Yüzotuzbir hastanın 114'ünde (%87), 133 aksesuar yolun 11 6'sında (%87) RF kateter ablasyonu başarılı oldu. İkinci bir seans uygulanan 21 hastanın dışında abiasyon işlemi tek seansta yapıldı. Ortalama RF saytsı 5±4 (1-15), RF süresi 67±43 saniye (10-240), işlem süresi 122±56 (30-240) dakika, floroskopi süresi 37±23 (10- 90) dakikaydı. İşleme bağlı olarak 3 hastada (%2.3) minimal perikardiyal effüzyon, 72 saat süren ateş ve alt ekstremile ırombofilebiti gibi minör ve girişim gerektirmeyecek .komplikasyonlar ortaya çıktı. Hastalar ortalama 22.5±12.7 ay boyunca takip edildi. Bu süre içinde 3 hastada (%2 .3) klinik nüks ortaya çıktı. Bu hastalardan birine ikinci kez başarılı abiasyon yapıldı. Diğer iki hasta ise abiasyanun tekrar edilmesini istemedi. Bu sonuçlar ile AY'lara bağli oluşan ve ilaç/ara dirençli supraventiküler takikardisi olan hastalarda RF kateter abiasyon tedavi yönteminin, ülkemizde de etkili ve güveni- tir olarak uygulanabildiği kanaatine vardık. Bu konudaki deneyimin artması ile daha yüksek başarı oranlarına erişilecektir. |
| 8. | Çocuklarda Sisaprid'in Ventriküler Repolarizasyon Üzerine Etkileri The Effects of Cisapride on Ventricular Repolarization in Children H.Ercan TUTAR, Aydan KANSU, Ayhan Gazi KALAYCI, Semra ATALAY, Nurten GİRGİN, Ayten İMAMOĞLUSayfalar 244 - 247 Gastrointestinal motiliteyi kolaylaştıran bir ilaç olan sisaprid kullanan erişkin ve çocuklarda başlıca QTc uzamasma bağlı olduğu düşünülen ciddi ventriküler disritmiler bildirilmiştir. Son yıllardaki olgu bildirilerinde bu disritmilerin sisaprid ile birlikte alınan ve sisapridin silokrom P-450 metabolizmasını inhibe eden ilaçların varlığında ortaya çıktığı vurgulanmıştır. Bu çalışmada yalnrz sisaprid tedavisi alan çocuk/arda, sisapridin ventriküler repolarizasyon üzerine olan etkileri prospektif olarak incelendi. Sisaprid tedavisi (0.8-1.2 mg/kg/gün) öncesi ve tedavinin 3., 7., günlerinde ve l. ayında 20 hastada (ortalama yaş: 6.1±4.1 yıl) 12-derivasyonlu dinienim EKG'si çekildi. EKG'lerden düzeltilmiş QT aralığı (QTc), QT ve QTc dispersiyonu (QTD, QTcD) hesaplandı. Sonuçlar 372 sağlıklı çocuğun değerleriyle karşılaştırıldı. Çalışma döneminde hiçbir hastada çarpıntı, presenkop, senkopu da içine alan herhangibir yan etki gözlenmedi. Sisaprid tedavisi öncesi ölçülen QTc, QTD ve QTcD değerleri kontrol grubundan farklı değildi. Tedavinin 7. günü ve l. ayındaki ortalama QTc kontrol grubuna göre anlamlı yüksekti (sırasıyla p<0.01 ve <0.001). Tedavinin 7. günü ve 1. ayındaki ortalama QTc, tedavi öncesi değere göre de anlamlı yüksek bulundu (sırasıyla p<0.05 ve <0.01 ). Tedavi sırasındaki ortalama QTD ve QTcD değerleri kontrol grubuna ve tedavi öncesi değerlere göre farklılık göstermiyordu. Bu çalışmanın sonuçları sisaprid tedavisinin çocuklarda ventrikül repolarizasyonunun uzamasma yol açabileceğini, ancak repolarizasyonda heterojeniteye neden olmadığını gösterdi. Hastaların tümü asemptomatik olduğundan bu uzamanın klinik öneminin olup olmadığı hakkında bir sonuca varılamadı. |
| OLGU | |
| 9. | Olgu Bildirisi Nadir Bir Doğuştan Anomali Ve Dilate Kardiyomiyopatili Bir Erişkinde Kalıcı Pacemaker Yerleştirilmesi Case Report Permanent Pacemaker Implantation in an Adult Patient With a Rare Congenital Anomaly and Dilated Cardiomyopathy Nurgül KESER, Suat ALTINMAKAS, Muhsin TÜRKMEN, Oral PEKTAŞSayfalar 248 - 250 66 yaşında dekstrokardili erkek hasta, dilate kardiomiyopatiye bağlı kanjestif kalp yetersizliği ve eşlik eden sernptomatik bradiaritmi nedeni ile kalıcı kalp pili uygulanmak üzere yatırıldı. Kalıcı kalp pili takı/ması sırasında karşılaşılan güçlük üzerine pek çok kez verilen kontrası madde enjeksiyonları ile sol taraftan seyir/i inferior vena cavanın karaciğer düzeyinde kesintiye uğradığı ve azygos devamlılığı göstererek anormal şekilli sağ atriuma girmeden önce kangal oluşturduğu, sağ tarafta persistan vena cava superiorun bulunduğu ve hepatik venlerin sağ atriuma alttan bağlandığı gösterildi. Kalıcı kalp pili daha sonra başarı ile yerleştirildi. Nadir konjenital anamalili hastalarda transvenöz kalıcı kalp pili uygulaması öncesi konIrast madde enjeksiyonu ile sağ ventrikül apeks yerinin tam olarak belirlenmesi oldukça önemlidir. |
| EDITORYAL YORUM | |
| 10. | Editoryal Sol Dal Bloklu Olgularda Dobutamin Stres Ekokardiyografi ve Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi Yüksel ÇAVUŞOĞLU, Bilgin TİMURALPSayfalar 251 - 253 Makale Özeti | |
| 11. | Editoryal Sol Dal Bloklu Olgularda Dobutamin Stres Ekokardiyografi ve Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi Letter To The Editor Yüksel ÇAVUŞOĞLU, Bilgin TİMURALPSayfa 256 Makale Özeti |
Copyright © 2026 Türk Kardiyoloji Derneği Arşivi
